Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Dokunulmazlığımız kaldırılmazsa tepkimiz çok sert olur"

İzmir Milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Ahmet Ersin hakkında düzenlenen ve Meclis'e gönderilen Ergenekon fezlekesine sert tepki gösterdi.
Yayınlanma tarihi: 9 Haziran 2010 Çarşamba, 12:14

CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe ile kendisi hakkında dün Meclis Başkanlığı'na gönderilen Ergenekon fezlekelerini değerlendirdi. Haklarında düzenlenen fezlekeyi hukukçu gözüyle incelediğini belirten Ersin, fezlekede yer alan iddiaların tümüyle "deli saçması" olduğunu ve "dedikodu"lara dayandığını savundu.

"Erzurum'da tuzak hukukunun geçerli olduğu anlaşılıyor"

Kendisi hakkında bir süredir sürdürülen kampanya çerçevesinde yer alan "deli saçması" iddialar ve dedikoduların fezlekeye konulduğunu ifade eden Ersin şunları söyledi:
"Deli saçması iddialardan ve dedikodulardan böyle bir fezleke ortaya çıkaranları kutlamak lazım. Hiçbir hukuki değeri yoktur. Hiçbir önemi olmayan, yazılı kağıttan ibaret bir fezleke olarak görüyorum. Tabi ki bizleri sindirmeye dönük bir girişim olduğu çok açık. Anlaşılan o ki gizli tanıkları 'onunla görüş, bununla görüş' diye yönlendirerek görüntü almaya dönük bir tuzak hukukunun Erzurum'da geçerli olduğu anlaşılıyor. Benimle 19 Şubat sabahı otel restoranında kahvaltı yaparken görüşmeye gelen 7-8 kişiden birisinin gizli tanık olduğu iddia ediliyor. Benimle kimse gizli tanık sıfatıyla bir görüşme yapmadı. Kaldı ki benimle görüşen yedi sekiz kişiden birisi 'ben gizli tanığım sizinle görüşmek istiyorum' deseydi yine görüşürdüm. Ben hem milletvekiliyim, hem İnsan Hakları Komisyonu üyesiyim."


"Birileri James Bond'luğa özeniyor"

Fezlekede elinde bir bond çantası olduğu ve 'duvarın dibine bıraktığı'nın yazıldığını hatırlatan Ahmet Ersin "Benim bond çantam yok ama James Bond'luğa özenen bazı kişilerin olduğu anlaşılıyor" dedi.

Dokunulmazlıklarının kaldırılması için Meclis Başkanlığı'na ve Karma Komisyona başvuracaklarını söyleyen Ersin, "Çünkü bu tür deli saçması iddialarla, tuzak hukukuyla bizi sindirmeye çalışanlarla hukuk önünde hesaplaşmak istiyoruz. Dokunulmazlığımız kaldırılmazsa tepkimiz çok sert olur. Kalpazanlık yaptığı, çete kurduğu yolsuzluk yaptığı nedeniyle haklarında fezleke düzenlenenlerin bizim arkamıza saklanmalarına izin vermeyiz" diye konuştu.

Ersin, önümüzdeki günlerde bu konuyu Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu gündemine de getireceğini söyledi.

"Rahatsız oldukları için fezleke hazırladılar"

CHP Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'le birlikte haklarında düzenlenen ve TBMM Başkanlığı'na gönderilen "Ergenekon" fezlekesine tepki göstererek, "Bu olayı başından beri takip ediyoruz, rahatsız oldukları için fezleke hazırladılar" dedi.

Tınastepe fezlekesiyle ilgili TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erzincan'dan tanıdığı bir arkadaşının kendisini 1,5 ay önce aradığını ve Ankara'ya geldiğini ifade eden Tınastepe, yanında bir kişi bulunan arkadaşının "İki arkadaş daha var, otelden onları da alalım" dediğini ifade etti. Daha sonra hep birlikte yemeğe gittiklerini, arkadaşının yanındaki 3 kişinin gizli tanık olduğunu söyleyerek yardım talep ettiklerini kaydettiğini ifade eden Tınastepe "'Biz tamamıyla baskı altında ifade verdik. Şimdi bu ifadeleri değiştirmek istiyoruz' dediler. Ben de neden Erzurum'da veya Erzincan'da gidip ifadelerini değiştirmediklerini sordum. 'Biz Erzincan'da, Erzurum'da nereye gittiysek ifademizi almadılar, mecbur kaldık, Ankara'ya gelelim dedik' dediler. Ben de kendilerine hukukçu olmadığımı, hukukçu arkadaşlarla görüşüp kendilerine bilgi vereceğimi söyledim. İsimlerini falan hiç sormadım. Otele bıraktım, Meclis'e geldim ve hukukçu arkadaşlarla konuştum. Dediler ki 'Mahkeme günü belli. Gitsinler mahkemede kendi ifadelerini versinler'. Ben de, beni arayan arkadaşı arayıp bunu söyledim. Tümüyle görüşmemiz bu kadar oldu. Ama her nedense o anda bazı televizyon kanalları, 'Gizli tanıklar Ankara'da kapı kapı dolaşıyor' diye altyazı geçmeye başladı" diye konuştu.


"Olayı başından beri takip ediyoruz birilerini rahatsız etti"

Yemek sırasında gizli tanıklardan birinin telefonunun sürekli çaldığını ve tedirgin bir şekilde "sürekli arıyorlar, beni rahat bırakmıyorlar" dediğini kaydeden Tınastepe, bunun üzerine kuşkuyu kapıldığını söyledi. Gizli tanıkların bir sonraki gün Ankara otobüs terminalinde görüntülendiklerini belirten Tınastepe, bu kişilerin daha sonra İstanbul'a gittiklerini bildirdi 3-4 Nisan'da Ankara'da, 5 Nisan'da İstanbul'da olan gizli tanıkların, 6 Nisan'da Erzurum'da savcıya ifade verdiklerini belirten Tınastepe, 3 gizli tanıktan 2'sinin ifadelerinde, "Biz gönderildik" dediğini kaydetti. Tınastepe fezlekeye konu olan olaylarla ilgili şunları söyledi:
"Kim göndermiş onu da bilmiyorum. Beni kimse arayıp da, 'Biz sana böyle böyle birilerini gönderdik, bu konuda yardımcı ol' demedi. Güya ben bunlara, 'Televizyon kanallarına çıkarsanız karşılığında size 100'er bin vereceğiz' demişim. Acaba bu olayı kim tezgahladı? Bu ifadeyi veren 'Munzur' kod adlı kişi her nedense her hafta bir ifade değiştiriyor. Dengesi yerinde mi değil mi araştırmak lazım. Buna dayanarak savcı da bizim hakkımızda fezleke hazırlıyor. Biz bu olayı başından beri takip ediyoruz. Bu birilerini rahatsız etmeye başladı. Bu rahatsızlık neticesinde de hakkımızda böyle bir fezleke hazırlandı. Hayırlısı olsun diyorum."


"Dokunulmazlığımızın kaldırılmasını talep edeceğiz"

Fezlekelerin henüz kendilerine tebliğ edilmediğini, edildiği takdirde dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep edeceklerini kaydeden Tınastepe, "Yargı önüne çıkacağız. Bildiğimiz doğruların tümünü anlatacağız. Hiç değilse halkımız da, insanlarımız da ne olduğunu daha açık ve net öğrenmiş olsun" dedi.


"11 tanıktan 10'u gizli, gizli tanıkların 10'u da sabıkalı"

Dokunulmazlıklarının kaldırılmaması halinde bunun davayı nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine de Tınastepe, davada 11 tanık bulunduğunu, bunlardan 10'unun gizli tanık olduğunu kaydederek gizli tanıklardan 10'unun sabıkalı olduğuna dikkat çekti. Bu gizli tanıkların ifadeleriyle Erzincan'da ordu komutanı, başsavcı, MİT Bölge Başkanı, alay komutanı ve bir sürü üst düzey memurun yargılandığına işaret eden Tınastepe, dosyanın tamamen düzmece olduğunu öne sürdü.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler