Kapat

Son Haberler

A+ A-

3 ülkeyle daha vize kalkıyor

Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Suriye arasında serbest ticaret, serbest vize bölgesi oluşturulması ve ortak işbirliği konseyi çalışması yapılmasına ilişkin ortak deklarasyon imzalandı.
Yayınlanma tarihi: 10 Haziran 2010 Perşembe, 12:04

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye, Türkiye, Ürdün ve Lübnan'ın serbest ticaret ve serbest vize ülkeleri olarak ilan edileceğini açıkladı. Four Season Otel'de düzenlenen 5. Türk - Arap Forumu'nda konuşan Davutoğlu, İstanbul'un bugün tarihi bir toplantılar silsilesine ev sahipliği yaptığını, 17 Dışişleri Bakanı ve 5 Arap ülkesinden farklı temsilcilerle görüşeceklerini açıkladı. 22 ülkeden gelen bakanlara izlettirmek üzere özel bir sanatsal faaliyet düzenlemek istediklerini de belirten Davutoğlu, ancak bu sanat faaliyetinin İsrail askerlerinin saldırısında ölen 9 Türk vatandaşın anısına hürmeten iptal edildiğini söyledi. Türk ve Arap dünyası arasında zihniyetlerde oluşan, inşa edilen duvarların birer birer yıkıldığını dile getiren Davutoğlu, oluşan yeni zihniyetin gelecek kuşaklarda önemli etkiler oluşturacağını kaydederek, "Sinop'tan Ekvator'a, İstanbul Boğazı'ndan Aden Körfezi'ne kadar dünyanın en önemli kuşağına sahibiz. Biz bu kuşağın güvenlik ve ekonomik alan haline dönüştürülmesi konusunda kararlıyız. Başbakan, bütün bu havzayı tek bir havzaya dönüştürme hedefindedir" dedi.

"Kim ne derse desin, bu bölgedeki sorunlarla ilgilenmeye devam edeceğiz"

Bu bölgeyi güvenlik bölgesine dönüşürken en büyük tehdidi Filistin'e yapılan baskı politikalarının oluşturduğu kanaati taşıdıklarını dile getiren Davutoğlu, bu bölgenin son derece kırılgan bir yapıya sahip olduğunu, küçük bir kıvılcımın, büyük bir yangına dönüşme potansiyeli taşıdığını söyledi. Bu bölgedeki sorunlara Türkiye'nin kayıtsız kalmayacağına dikkat çeken Davutoğlu, şunları söyledi:

"Kim ne derse desin, bu bölgedeki sorunlarla ilgilenmeye devam edeceğiz. Türkiye'nin sorunu değil demeyeceğiz. Tam bir ekonomik liberalleşme olmasını istiyoruz. Kars'tan kalkan bir arabanın, Moritanya kadar gitmesini ümit ediyoruz. Hem Arap, hem de Körfez İşbirliği Konseyi ile serbest ticaret anlaşmaları geliştirdik. Suriye - Türkiye - Ürdün ve Lübnan arasında serbest ticaret ve serbest vize ülkeleri olarak ilan edilecek. Bu ülkeler arasında hiçbir engelle karşılaşmadan insanlar ve mallar seyrüsefer halinde olacak. Sınır kapılarında başka bir ülkeye gittiklerini daha anlamayacaklar. Bölgemiz artık krizler ve geri kalmışlıklar bölgesi değil, yükselen bir bölge. Bu bölge barış ve güvenlik haline dönüşecektir. Önümüzdeki 5-10 yıl içinde en radikal değişiklikleri gerçekleşecektir. Türkiye ile Arap dünyası arasında en kapsamlı diyalogu gerçekleştireceğimiz inancındayız."

"Türk ekonomisi çok güçlü toparlanma yoluna girdi"

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin krizi mali disiplin, makro ekonomik politikalar sayesinde en az hasarla atlatmayı başardığını belirterek, "Türk ekonomisi çok güçlü toparlanma yoluna girdi" dedi. "Şimdi ilişkileri güçlendirme zamanı" diyen Bakan Şimşek, Türkiye ve Arap dünyası ticari ilişkilerin 2002 - 20009 yılları arasında 4 kat arttığına dikkat çekti. Türk ve Arap ekonomisinin, birbirini tamamlayıcı nitelik taşıdığını ve Türkiye'nin son derece büyük bir pazarı olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi:

"Türkiye, AB ülkelerinin ekonomileri ile yarışır hale geldi. Enerji ve yatırım konusunda Türkiye iştahı yüksek bir ekonomi. Yatırım ve ortaklıklar açısında çok cazip. Türkiye, gerçekten gelişmekte olan bir pazar. Ekonomide ciddi reformlar gerçekleştirdi. Kriz nedeni ile geçen yıl ciddi bir belirsizlik vardı. Bu krizi, mali disiplin, makro ekonomik politika sayesinde en az hasarla atlatmayı başardık. Türk ekonomisi çok güçlü bir toparlanma yoluna girdi. OECD ile kıyaslandığında GSYH büyümesinin yüzde 6 olduğunu görürsünüz. Büyümekte olan ülkeler arasında yerimizi almaya devam ediyoruz. Müslüman dünya geçmişte çok büyük medeniyetler kurdu. Yenilikçiliğin ve aydınlanmanın kaynağıydı. Neden köklerimize geri dönüp, güçlerimizi yeniden keşfetmeyelim ki. Türk ve Arap ülkeleri arasında serbest ticaret anlaşmaları elbette faydalı olacaktır. insanlarımızı eğitmeye daha fazla kaynak ayıralım. Alt yapıya yatırım yapalım. Uzun süreli istikrarar kavuşmamızın anahtarı buradadır."

İsrail'in Türk konvoyuna saldırısını da sert bir dille eleştiren Bakan Şimşek, "Bölgemizde Gazze'deki insanların acılarına kayıtsız kalamayız. Uluslararası sularda gerçekleşen terör faaliyetleri konusunda dehşete kapılıyoruz ve görmezden gelemeyiz. Forum'un buna katkıda bulunacağına inanıyorum" dedi.

"Ortak takas bankası kuralım"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı(TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iki ülke arasında güçlü bir bankacılık ağı tesis edilmesi gerektiğini belirterek, "Ortak bir takas bankası kurmalıyız. Böylece yabancı bankalara bağımlılığı azaltabiliriz" çağrısında bulundu.

5. Türk - Arap Ekonomi Forumu'nda konuşan Hisarcıklıoğlu, Atlantik Okyanusu'ndan, Basra Körfezi'ne kadar 350 milyonluk Arap iş dünyasının Türk iş aleminin kalbinde özel bir yeri olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Nu mutlu ki mühendislerimiz, inşaatçılarımız, iş adamlarımız, Arap dünyasının her yerinde varlık gösteriyor. Dünyadaki güç dengesi yeniden kurulurken, bölge içi sorunlarını çözmüş, refah ve istikrara ulaşmış güçlü bir Arap Dünyası, türk iş camiasının ortak arzusudur" dedi.

Küresel düzen içinde enerji, gıda, su iş güvenliği gibi konularda meydan okumalara karşı işbirliği yapılması gerektiğinin altını çizen Hisarcıkloğlu, Arap iş dünyasına ortak bir takas bankası kurulması için çağrıda bulundu. Hisarcıklıoğlu, "Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkiler son yıllarda çok hızlı gelişmiştir. Bunu devam ettirmek için ülkelerimizi birbirine bağlayan, ulaştırma ağlarını modernize etmeliyiz. Basra'dan Doğu Akdeniz'e, Kızıldeniz'den, Karadeniz'e modern bir şekilde birbirine bağlanmalıdır. İkinci olarak da ülkelerimiz arasında güçlü bir bankacılık ağı tesis etmeliyiz. Ortak bir takas bankası kurmalıyız. Böylece Türk ve Arap iş aleminin, yabancı bankalara bağımlılığını azaltabiliriz" dedi. Hisarcıklıoğlu, Türkiye - Lübnan, Türkiye - Körfez İşbirliği Konseyi serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin de tamamlamak gerektiğini vurgulayarak, "Bu iki anlaşma imzalandığı zaman, Doğu Akdeniz ile Basra Körfezi arasında geniş bir serbest ticaret alanı meydana getirmiş olacağız" dedi. Al İktissad Wal Aamal Group Raouf Alou Zaki, Türk - Arap Forumu'nun 6'ncısının 2011'de Türkiye'de düzenleneceğini söyledi.

TAF Dışişleri Bakannları Toplantısı sonuç bildirisi

Türk-Arap İşbirliği Forumu (TAF) 3. Dışişleri Bakanları Toplantısı sonunda yayımlanan bildiride, yardım gemisine saldırısı nedeniyle İsrail güçlü bir şekilde kınanarak, bu olayın soruşturulması için bir ''uluslararası bağımsız komisyonun kurulması'' ve ''Gazze Şeridi'ne uygulanan ambargonun kaldırılması'' çağrısında bulunuldu. Sonuç bildirisinde, dışişleri bakanlarının işbirliği ve şeffaflık içinde yaptıkları toplantıda, ortak sorun ve konuları ele aldıkları belirtildi. Bildirinin 3. maddesinde İsrail'in saldırısına değinilerek, ''katılımcı bakanların bu olaydan derin bir endişe duydukları ve saldırıyı kınadıkları'' kaydedildi. Saldırının uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiği belirtilen bildiride, bu olayın soruşturulması ve tekrarının önlenmesi amacıyla BM'nin de çağrısı doğrultusunda bir ''uluslararası bağımsız komisyonun kurulması'' gereğine işaret edildi. Cenevre'deki BM İnsan Hakları Konseyi kararına da destek verilen bildiride, katılımcılar, ''Gazze Şeridi'ne uygulanan ambargonun bölge barış ve istikrarını olumsuz etkilediği için kaldırılması'' çağrısında bulundular. Arap ülkeleri bakanları, gemide yakınlarını kaybedenlere baş sağlığı dileyerek, İsrail ambargoyu kaldırıncaya kadar birlikte çalışacaklarını bildirdiler.

İran'ın nükleer programı, Irak ve Kıbrıs sorununa da yer verildi

Bildiride, İsrail'in kınanmasının yanı sıra İran'ın nükleer programı, Irak ve Kıbrıs sorunu gibi konulara da yer verildi. İsrail'in gemi saldırısına geniş yer verilen bildiride, 4. maddede Katar'ın, İsrail'in suçluluğunun uluslararası kamuoyunun gündemine getirilmesi için medya ve yasal alanda yapılacak masrafları karşılama taahhüdü memnuniyetle karşılandı.

Türkiye ile Arap Birliği ülkeleri arasında Gazze Şeridi'ne uygulanan ambargonun kaldırılmasına yönelik işbirliğine gidileceğinin belirtildiği bildiride, Orta Doğu sorununun çözüm sürecine de değinildi. Bildirinin 8. maddesinde, katılımcıların Türkiye ve Arap ülkelerinin Orta Doğu'da güven ve istikrarın temini, sürdürülmesi konusunda ortak görüşte oldukları belirtilerek, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletine atıfta bulunuldu. Bildirinin 12. maddesinde de Filistin'de uzlaşmanın önemine değinilerek, bu çerçevede Filistindeki grupların olumlu katkı yapması ve Mısır'ın uzlaşı çabalarına destek olunması çağrısında bulunuldu.

Irak'taki duruma da yer verilen bildiride, Irak'ın toprak bütünlüğü, bağımsızlığı ve siyasi birliğinin önemi vurgulanarak, Irak halkını hedef alan terör eylemleri kınandı. Irak ve ABD arasında imzalanan ve ABD birliklerinin çekilmesini öngören anlaşmanın memnuniyetle karşılandığı bildiride, Irak'taki siyasi sürece de destek verildi.

Sonuç bildirisinin 16. ve 17. maddelerinde de İran'ın nükleer enerji programı konusuna yer verilerek, bütün ülkelerin barışçıl amaçlarla nükleer enerji sahibi olabileceği, İran ile P5 ülkeleri arasındaki görüşmelerin sürmesi gerektiği bildirildi. Türkiye, İran ve Brezilya'nın ortak uranyum takası bildirisinden duyulan memnuniyet de dile getirilerek, uluslararası topluma bu bildiriyi desteklemeleri çağrısında bulunuldu.

Bildiride ayrıca Darfur sorunu, Yemen ve Somali'deki duruma değinildi, 23. maddede de Kıbrıs sorunu hakkında BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde adil ve kalıcı bir çözümden yana olunduğu belirtildi. Sonuç bildirisinde, bir sonraki toplantının 2011 yılında Fas'ta yapılmasının kararlaştırıldığı da kaydedildi.

HAŞİMİ'DEN HİSARCIKLIOĞLU'NA TEKLİF

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler