Kapat

Son Haberler

A+ A-

Süt ürünlerinde risk devam ediyor

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Başkanı Atakan Günay, Çin'den mama ve süt tozu ithalatının yapılmamış olmasının, Türkiye'de melamin kullanımı ile ilgili bir riskin olmadığı anlamına gelmediğini söyledi.
Yayınlanma tarihi: 14 Ekim 2008 Salı, 10:42

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Başkanı Atakan Günay, Türkiye'de gıda sektöründe kayıtdışı üretimin çok yaygın olduğunu bu yüzden gıdalarda melamin kullanılıp kullanılmadığının bilinemediğini söyledi. Bunu denetleyecek mekanizmanın olmadığını belirten Günay, gıda sektöründe kullanımı kesinlikle yasak olan melaminin, genellikle gıdalarda protein seviyesini yükseltmek amacıyla yasa dışı olarak kullanılabildiğini belirtti.

Süt tozu, bebek maması gibi ürünlerde bazı protein limitleri bulunduğuna işaret eden Günay, şu bilgiyi verdi:
''Melaminin gıda sektöründe kullanımı kesinlikle yasak. Ama, yüksek protein olması gereken ürünlerde, yaygın bir biçimde süt tozunda, süt tozunun kullanıldığı bebek mamalarında ve çikolatada, protein gerektiren tüm ürünlerde kullanılabilir. Protein analizleri de proteinin temel maddesi olan azot üzerinden yapılıyor. Analizlerde azot miktarı yüksekse, dolayısıyla yüksek proteinli görünüyor. Aslında bu protein doğal sütten gelen protein değil, sonradan melamin katılarak protein yükseltiliyor. Protein sınırına ulaşmak için melamin katıyorlar. Bu da böbreklerde, metabolizmada birikintiye yol açıyor. Birikintinin olumsuz etkileri bugün olmasa bile ilerleyen zamanlarda çıkıyor. Çocuklardaki olumsuz etkisi ise çok daha kısa sürelerde görülüyor.''

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın, haberler üzerine Çin'den mama, süt tozu ve ürünleri ithalatını 1,5 ay önce yasakladığını, ancak ithalatın yasaklanmasının, Türkiye'de melamin kullanımı ile ilgili risk olmadığı anlamına gelmediğini vurgulayan Günay, kayıt dışı üretimin yüksekliği nedeniyle kaçak kullanım olabileceğine işaret etti.

Türkiye'de üretim yapan işletmelerin hemen hemen yarısına yakınının kayıt dışı olduğunu hatırlatan GMO Başkanı Günay, şöyle devam etti:
''Gıdalarda melamin kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz. Kaçak kullanım olabilir, ama bunu denetleyecek mekanizma yok. Denetimler yeterince yapılamıyor. Personel yetersiz, 81 ilin sadece 39'unda laboratuvar var. Denetim yapılsa bile analizler uzun sürüyor. Bir ilde laboratuvar yoksa, örnekler diğer ile gönderiliyor. Taşımada soğuk zincirine, taşıma koşullarına uyulup uyulmadığı önemli. Mikrobiyolojik analizleri 48 saat, kimyasal analizleri 1 gün sürer. Melamin ve birçok kimyasal maddeyi analiz edecek laboratuvarlar da yok. ağlıklı bir analiz imkanı bulunmuyor.''

Gıdalarda, boyalar, katkı maddelerinin çok az miktarlarda, mg, mikrogram düzeylerinde kullanıldığını anlatan Günay, şunları söyledi:
''Bunlar çok pahalı ürünler. Küçük ambalajlar halinde, kiloluk, 5 kiloluk ambalajlarda, kutularda piyasaya sunuluyor. Yurt dışından 1 kg boya alıp getirebilirsiniz. Dolayısıyla kaçak getirme olabilir. Denetim olmadığı, kaçak üretim çok fazla olduğu için ürünler analiz edilemiyor. Personel yok, laboratuvarlar bunları analiz edecek donanıma da sahip değil. Bildiğim kadarı ile bunu tespit edecek bir laboratuvar yok. Azot üzerinden proteini yüksek bulursunuz, ama melamini saptayamazsınız. Melamini saptayacak bir laboratuvar olmadığını söyleyebilirim.''

Bakanlığın gıda sektörüne yönelik denetim rakamlarını da ''inandırıcı bulmadığını'' ifade eden GMO Başkanı Atakan Günay, şu bilgiyi verdi:
''Toplam 5 bin 500 tane denetim elemanı var. 2004'de 4 bin elemanı vardı 39-40 bin denetim yapılmıştı. 2007'de 5 bin 500 eleman ile 260 bin denetim yapıldı deniyor. Bu yılın ilk 6 ayında da 180 bin denetim yapılmış. Yani bu yıl 300 binden fazla denetim yapılacak. Personel artırılmadan nasıl bu kadar denetim yapılıyor. Bu rakamlar inandırıcı olmaktan uzak. Türkiye'de 550 bine yakın üretim ve satış yeri var. Bu 5 bin 500 personelin yaklaşık 3 bini kırsal kalkınma projelerinde çalışıyor. Geriye kalan 2 bin 500 personelin bir kısmı bürokraside, bir kısmı laboratuvarlarda çalışıyor, denetime çıkmıyor. Kalıyor bin kişi.. Bir denetim ekibi iki kişiden oluşuyor. 500 ekip ile bu kadar denetim nasıl mümkün oluyor. Personel alımı ve laboratuvar altyapısının güçlendirilmesi gerekiyor. Bazı yerlerde laboratuvarla göstermelik. Bu laboratuvarlar, personel, araç gereç açısından akredite olmamış.''

Gıda denetimi konusunda kanun açısından da sıkıntı bulunduğunu anlatan Atakan Günay, önceden üretim, satış ve tüketim yerlerinin denetiminde tek yetkili Tarım ve Köyişleri Bakanlığı iken şimdi Tarım ve Köyişleri, Sağlık bakanlıkları ile belediyelerin birlikte yetkili kılındığını, kaotik bir yapının söz konusu olduğunu söyledi.

Gıda üretimi ve denetimine ilişkin 5179 sayılı yasanın Türkiye gerçeklerine uymadığını, AB'nin de uygun bulmadığı yasa konusunda 2 yıldır değişiklik çalışması yapıldığını hatırlatan Günay, Ulusal Program'a göre bu yılın son çeyreğinde çıkartılması gereken yasa taslağının hala askıda bulunduğunu, henüz görüşe açılmadığını kaydetti.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler