Kapat

Son Haberler

A+ A-

Kılıçdaroğlu'ndan yeni rüşvet belgesi

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli'nin ortağı Mehmet Karasu'nun AKP'li Silivri Belediye Başkan Yardımcısı Namık Öndeş'e 80 bin YTL gönderdiğine ilişkin banka dekontunu basına dağıttı. Kılıçdaroğlu, "AKP'nin adına yakışan 'Ak' Parti değil, 'Ye' Parti'dir" dedi.
Yayınlanma tarihi: 15 Ekim 2008 Çarşamba, 16:14

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, dün düzenlediği basın toplatısında "Silivri'de satılan bir arsa dolayısıyla gözü doymaz işadamına, siyasetçi ve bürokratın desteğiyle sağlanan 11 trilyonluk ranta ilişkin rüşvet protokolünü daha önce açıkladığını" vurgularken, "48 saat içinde, bir işadamına 11 trilyonluk rantı sağlayan bir belediye başkanı, hangi çağdaş demokratik ülkede sorgulanmaz?" diye sordu.

Çankaya Belediyesi'ne ilişkin savlar nedeniyle soruşturma açıldığını, İçişleri Bakanlığı'nın müfettiş görevlendirdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Silivri Belediyesi ekseninde ortaya çıkan bu olayda ise savcıların harekete geçmediğini, bakanlığın müfettiş görevlendirmediğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, AKP'nin bu yolsuzluk savlarını sorgulamak ya da araştırmak için bir komisyon kurmadığına dikkat çekerken, "Kardeşim madem ki yolsuzluklar karşısında bunları yapmayacaktın o zaman partinin adına niçin 'Ak' diyorsun? Bence AKP'nin adına yakışan kısa sözcük 'Ak Parti' değil, 'Ye Parti'dir. AKP'nin ikinci adamı, AKP'nin bir Genel Başkan Yardımcısı, hayali ihracatçıdır. Hayali ihracat, devleti tokatlamak ve dolayısıyla fakir fukaranın rızkını cebe indirmek için yapılır. Bunu yapan bir kişi ortada kapı gibi bir mahkeme kararına rağmen AKP'nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini hala sürdürürse artık o parti kendine 'Ak' Parti diyemez. O parti artık bir yiyenler partisidir" açıklamasını yaptı.

Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Silivri Belediyesi'ndeki yetkililerin AKP'nin özel koruması altında olduğunu vurgularken, "O kadar ciddi bir koruma var ki artık rüşvet belgelerine imza atmaktan milletvekilleri bile çekinmemektedir" dedi. Kılıçdaroğlu, 15 Şubat 2008 tarihli bir banka dekontu göstererek, "gözü doymaz işadamı, Şaban Dişli olayının baş aktörü, rüşvet belgesinde imzası olan kişi olan Mehmet Karasu'nun, Silivri Belediye Başkan Yardımcısı Namık Öndeş'e banka havalesiyle 80 bin YTL gönderdiğini" bildirdi. "Bu 80 bin YTL'lik dekont ne anlama geliyor? Bir belediye başkan yardımcısı, Karasu'dan 80 bin YTL'yi niçin alır?" diye soran Kılıçdaroğlu, Silivri Belediyesi yolsuzluk ayağının bir kısmının ortaya çıktığını ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ayağının hala karanlıkta olduğunu kaydetti. Kılıçdaroğlu, Topbaş ve imar komisyonu üyelerinin bir an önce mal varlıklarını açıklamasını istedi.

Kılıçdaroğlu, "Rüşvetin adeta yasallaştığı bir süreci yaşıyoruz. Sözleşmeler imzalanıyor, banka dekontlarıyla paralar alınıyor. Çünkü yolsuzluklar AKP'nin koruması altında. AKP, yolsuzlukların hamisi konumunda. Bu kadar yolsuzluk batağına saplanan bir ülkede haydi kuldan utanmıyorsunuz diyelim, Allah'tan da mı korkmuyorsunuz" dedi.

Kılıçdaroğlu, ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'e, "17 Aralık 2007'de İstanbul WOW Otelde İsrail Enerji Bakanı ile bir araya geldiniz mi? Geldinizse hangi konuyu konuştunuz? Oteldeki yemek masraflarını hangi şirket karşıladı?" sorularını yöneltti.

Silivri Belediye Başkan Yardımcısı Namık Öndeş, ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada Karasu'dan 80 bin YTL aldığını kabul ederken, bu paranın rüşvet parası değil, fakirlere dağıtılmak üzere verilen bir yardım parası olduğunu öne sürdü.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler