Sırlara Sığınanlar...

Yayınlanma tarihi: 30 Ekim 2010 Cumartesi, 05:56

İnsan yaşamını anlamlı kılan, açıklığın, yalınlığın sıcaklığıdır. Yalınlık, doğallığın ilk adımıdır. Oysa bazılarına bakıyorsunuz sırlara sarılmış, sır küpü olmuş!Aslında, sırlara sarılma bir tür savunmadır. Sırla sis sözcükleri birbirine ne çok benziyor; ikisi de bir şeyleri gizliyor.

Tarihin bilgisizlik dönemlerinde insanlara sırlar, gizler, cinler, periler egemen olurmuş. O görünmezlerin arkasına saklanılırmış. Giz perdesiyle gerçekleri örtme, bazılarına çekici geliyor. Üstelik yarar da getiriyor. Şeyh uçmaz, mürit uçurursözü eskilerden kalmadır. Günümüzde ise bazı şeyhlerin yere inmeye hiç niyetleri yok! Sırlar sayesinde...

Bir zamanlar, öğretmenliğin Tanrı mesleği olduğu söylenir, sır verircesine, Tanrı yere inse öğretmenliği seçerdenirdi. Ya şimdi? Günümüz gerçeğiyle yüzleşince, bu sözün sırları döküldü! Bir an, Tanrının öğretmenlik için yere indiğini düşünelim. Atama bekleyen üç yüz bin öğretmenin arasına katılacaktı. Bu koşullarda Tanrı yere iner, öğretmenlik ister mi? Sırlı söz çöpe atıldı mı? Basından son bir haber (15.10.10): Ataması yapılmayan öğretmen platformu üyesi 51 kişi hakkında üç yıla kadar hapis isteniyor!Bu da şansa...

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.