Kapat

Son Haberler

A+ A-

Duruşma yarına ertelendi

Ergenekon soruşturması kapsamında haklarında dava açılan 46'sı tutuklu 86 sanıklı davanın 7'nci duruşması sona erdi. Mahkeme, duruşmayı yarın saat 09.30'a erteledi. Mahkeme Heyeti ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, Tuncay Güney'in konumunun sorulmasına karar verdi.
Yayınlanma tarihi: 3 Kasım 2008 Pazartesi, 07:49

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen Ergenekon davasının duruşmasına, aralarında Emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de bulunduğu 45 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada, Ali Yasak ve Güler Kömürcü Öztürk'ün de aralarında yer aldığı 13 tutuksuz sanık da hazır bulundu. Duruşmanın öğleden sonraki bölümüne, hastaneden geldiği belirtilen tutuklu sanık Hayrettin Ertekin de katıldı.

Mahkeme, duruşmayı yarın saat 09.30'a erteledi. Mahkeme Heyeti ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, Tuncay Güney'in konumunun sorulmasına karar verdi.

İddianame okunmasına devam edildi

Duruşmada, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, 443'üncü sayfadan itibaren iddianameyi okumaya devam etti. İddianameyi okuma işlemine Savcı Nihat Taşkın da dönüşümlü olarak katıldı. Duruşmanın sabahki bölümünde, iddianamenin 39 sayfası okundu. Öğleden sonraki oturumu başlayan duruşmada iddianamenin okunmasına devam edildi.

İddianamenin okunması sırasında söz alan avukat Kadir Kartal, iddianamenin 516. sayfasına kadar okunmasının yeterli olduğunu söyledi.

Tutuklu sanık Oktay Yıldırım'ın avukatı Murat İnan da iddianame okunurken müvekkiliyle ilgili 530. sayfanın atlandığını dile getirerek, bu bölümün okunmasını talep etti. Bunun üzerine bu sayfa Cumhuriyet Savcısı tarafından okundu.

Duruşmada söz alan, Veli Küçük'ün avukatı ve kızı Zeynep Küçük, bugüne kadar, daha önceden yazılı yaptıkları talepleri duruşmalarda sözlü dile getirmediğini söyledi.

Zeynep Küçük, geçen duruşmadaki bir taleplerinin bazı medya kuruluşlarında yanlış ve çarpıtılarak yer aldığını savunarak, müvekkili hakkında yıllardır sistemli bir şekilde dezenformasyon yapıldığını, soruşturmayı yürütenlerin de bunun etkisi altında kaldığını ileri sürdü.

Avukat Küçük, ''70 ayrı dedikodu ürünü ithamın iddianamenin içine taşındığını tespit ettik. Tahliye istemememiz bile yanlış yorumlanmıştır. Yazılı tahliye talebini sözlü olarak yenileme gereği duymamıştık. İddiaların tamamı asılsızdır. İddianamede somut, inandırıcı, hukuki hiçbir delil bulunmamaktadır. Bu durumda müvekkilimin, değil aylarca, günlerce, bir saat bile tutuklu kalmasını sağlayacak haklı bir gerekçe yoktur'' diye konuştu.

Duruşmanın sabahki bölümünde, kimlik tespiti yapılan tutuksuz sanıklardan Hayrullah Mahmud Özgür, herhangi bir ikametgah adresi olmadığını belirterek, elindeki kağıttan anne ve babasının oturduğu evin adresini mahkeme heyetine bildirdi.

Gazeteci ve dul olduğunu belirten Özgür, sabıkası olup olmadığı sorulunca da ''hakaret'' suçundan 10 gün hapis yattığını bildirdi.

Geliri sorulan Özgür, ''AKP iktidarı çalışmamı engelliyor. Sizin gibi devlet bana maaş ödemiyor. Devlete sahip çıktığım için buradayım'' diye konuştu.

Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, Özgür'ü, ''Konuşmalarınıza dikkat edin. Sorularıma cevap verin'' şeklinde uyardı. Bunun üzerine Özgür, ''Sorunuzun tam karşılığı budur'' dedi.

Heyet Başkanı Şengün'ün, ''Geliriniz yok mu?'' sorusunu ''4 yıldır yok'' şeklinde yanıtlayan Özgür, sosyal güvenliğinin de bulunmadığını söyledi.

Tutuklu sanıklardan Hayrettin Ertekin'in rahatsızlandığı için Silivri Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığı, bu nedenle duruşmaya gelmediği öğrenildi.

Öte yandan, tutuklu sanıklardan Emin Gürses'in, duruşma sırasında avukatı Filiz Esen'e 31 Ekim 2008 tarihli bir gazetede yayımlanan ''Ergenekon sanığı İmralı'da Öcalan'la görüşmüş'' başlıklı kendisiyle ilgili haberin kupürünü verdiği görüldü.

Avukat Esen, duruşmaya verilen arada, haberin doğru olmadığını savunarak, yasal işlem başlatacaklarını söyledi.

Perinçek Tuncay Güney'in dinlenilmesini talep etti

davanın bugün görülen 7. duruşmasında Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından iddianamenin 141 sayfası okunarak, 584. sayfaya gelindi. Duruşmada iddianamenin okunmasına ara verildikten sonra sanıkların ve avukatların talepleri alındı.

Söz alan Doğu Perinçek, iddianamede ''şüpheli'' olarak anılan Tuncay Güney'in Kanada'dan getirtilerek mahkemede dinlenilmesini talep ettiğini bildirdi. Perinçek, ''Tuncay Güney, örgüt iddiasının tek kanıtıdır. Bu davanın temelini oluşturmaktadır. 3 genelkurmay başkanı, 2 jandarma komutanını, 'Ergenekon Terör Örgütü' üyesi olmakla suçlamaktadır. Çok büyük iddiaları bulunmakta. Dolayısıyla da mahkemede dinlenmesi gereklidir'' şeklinde konuştu.

Mahkemenin daha önceki duruşmada Tuncay Güney'in katıldığı programların yayın kasetlerinin istediğini hatırlatan Perinçek, ''Güney'in buraya getirtilmesi konusunda savcılığın işlem yapması gerek. 'Mülakat' diye bir delil olmaz. Mülakatı gazeteciler yapar. Benim bildiğim savcılar ifade alırlar. Savcıların yerine gazeteciler, gazetecilerin yerine savcılar geçmiştir. Hukuken son derece acayip bir durum içerisindeyiz'' dedi.

Perinçek, Güney'in geçtiğimiz Aralık Ocak ve Şubat aylarında Türkiye'ye getirildiğini öne sürerek, ''Güney arkadaşı olan gazeteci Nevzat Yılmaz tarafından görülmüştür. Güney, soruşturma aşamasında kendi ismi ile olmayan bir pasaport ile yasa dışı yollardan getirilmiş ve polisle ortak çalışmıştır. Bu bana ifademi alan polisler tarafından da emniyette söylenmişti'' açıklamasında bulundu.

Doğu Perinçek, o sırada bu durumun gizleneceğini bilmediğinden, son derece normal karşıladığını, ancak çalışmaların hukuki bir tutanağa geçirilmediğini de söyledi. Tuncay Güney ile yapılan mülakatın bazı bölümlerinin soruşturma dosyasından çıkartıldığını, Güney'in de kendisine sorulması üzerine ifadelerinin eksik olduğunu anlattığını öne süren Perinçek ''Türkiye makaraya sarılıyor. CIA ile çalışan Güney'in beyanları deli saçmaları değil. Bunların amaçları var. Bu davanın gerçek savcısı Erdoğan'dır. Arkasında Amerika olduğunun ortaya çıkması için Tuncay Güney getirilsin'' dedi. Tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz de Perinçek'in Güney konusundaki beyanlarına katıldığını belirtti.

Güney'in dosyadaki konumunun ya da aranıp aranmadığının belli olmadığına işaret eden Kerinçsiz, savcılıktan Tuncay Güney hakkında ne işlem yapıldığının, şüphelilik durumunun sürüp sürmediğinin, neden dava açılmadığının sorulmasını istedi. Kerinçsiz, iddianamenin kendisi ile ilgili bir bölümünde de maddi hata bulunduğunu savunarak, bu bölümün düzeltilmesi için savcılığa gönderilmesini talep etti.

Ümraniye'de el konulan el bombalarına ilişkin Cumhuriyet Savcılığı'ndan ya da kolluk amirinden alınmış el konulma kararının da sorulmasını isteyen Kerinçsiz, bombaların kime ait olduğunun da belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

''Hüseyin Üzmez gibi 3 günde rapor getiremiyoruz"

Davanın tutuklu sanıklarından Hayrettin Ertekin de geçen hafta bir travma geçirerek düştüğünü, bu nedenle o günden beri zaman zaman hastaneye gittiğini ifade ederek, ancak asıl sorunun kalbinde olduğunu, kardiyolog bulunmadığı için de tedavisinin yapılamadığını söyledi. Bu sırada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Ertekin'in rahatsızlığının tespiti amacıyla geçen hafta Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini hatırlattı.

Ertekin de ''Adli Tıp'tan rapor 60 gün sonra gelecekmiş. Biz Hüseyin Üzmez gibi 3 günde rapor getirtemiyoruz. Avukatım bugün o işlerle uğraşıyor. 3. Daire çok yoğunmuş. 120 kişi bekliyormuş sırada. 60 gün bekleyemem efendim. Kalp rahatsızlığım ile ilgili kullandığım ilacımdan 8 adet kaldı. Bir kardiyolog tarafından muayene edilmeliyim. Buradaki hastanelerde kardiyolog yok. Kendi doktorum tarafından muayene edilmem için izin verilmesini istiyorum'' dedi.

Pekgüzel ayrıca Tuncay Güney hakkında da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca devam eden bir soruşturma olduğunu, Güney'in bu soruşturmada ''firari şüpheli'' olarak yer aldığını belirterek, Güney'in dinlenilmesi yönündeki taleplerin değerlendirilmesini mahkemeye bıraktıklarını söyledi.

''Ergenekon'' davasının bugün görülen 7. duruşmasında Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından iddianamenin 141 sayfası okunarak, 584. sayfaya gelindi. Mahkeme, duruşmayı yarın saat 09.30'a erteledi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler