Adalet Bakanları konferansı sona erdi

Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukuki İlişkiler Genel Müdürü Philippe Boillat, ''Adalet, hiçbir şekilde elektronik ortamlar tarafından geliştirilemez, dolayısıyla yargıçların, savcıların, sorumluluklarının bilincinde olmaları gerekmektedir. Onların bağımsızlığı ve tarafsızlığı asıl adalete yol gösterecek olan unsurlardır'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 26 Kasım 2010 Cuma, 12:06

Conrad Otel’de yapılan üç günlük konferansın kapanışında konuşan Boillat, bağımsız, tarafsız, şeffaf, etkin ve politikadan arındırılmış bir yargı sisteminin tüm toplumlar için gerçekleştirilmesi gereken yargı sistemi olduğunu belirtti. Teknolojik ilerlemelerinin büyük ölçüde yargı sistemlerinde yerleştirilmiş durumda olduğunu anlatan Boillat, şöyle devam etti: “Şunu da unutmayalım ki adalet, hiçbir şekilde elektronik ortamlar tarafından geliştirilemez, dolayısıyla yargıçların, savcıların sorumluluğunun bilincinde olmaları gerekmektedir. Onların bağımsızlığı ve tarafsızlığı asıl adalete yol gösterecek olan unsurlardır. Bu şekilde yargı bağımsızlığını, adaletin bağımsızlığını bir bütün olarak görmemiz gerekir. Herbir hakimin kendi başına bağımsız olması her türlü etkiden uzak olması her şeyden evvel korumayı görev olarak üstlendiği topluma yardım açısından önemli. Yargı etkinliği açısından, kaliteli kararların makul bir süre içinde verilebilmesi ve bunların adil bir şekilde, verilerin değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekir. AİHM, bazı duruşma süreçlerinin çok uzaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yolunda kararlar vermiştir. İşte burada AİHM'in yükünü hafifletmek amacıyla ve onun da etkinliğini muhafaza edebilmek amacıyla bu konuyu dikkate almamız gerekiyor.” Konferansta, alternatif cezaların, özellikle denetimli serbestlik konusunun yaygınlaştırılması konularının da ele alındığını söyleyerek, cezaevleri konusunu çok önemsediklerini, Avrupa Konseyi üyesi 47 devletin her birinde cezaevlerinde kronik kalabalıklaşma sorunu yaşandığını, bu sorunu yine devletlerin el birliğiyle getirecekleri çözüm önerileriyle aşacağını kaydetti. Boillat, yargı bağımsızlığı açısından konsey üyesi ülkelerin hiçbirinin mükemmel olduğunu söyleyemeyeceğini kaydederek, her birinin hukuk veya adalet sistemlerinde sorunlar bulunduğunu belirtti. Adalet ve yargının bağımsızlığının hem demokrasilerin, hem de hukuk devletlerinin olmazsa olmaz şartı olduğunu ifade ederek, “Yolsuzluk ve siyasetin aşırı ölçüde müdahalesi, yargı bağımsızlığını en çok etkileyen unsurlardır” dedi.

Bakan Ergin soruları yanıtladı

Adalet Bakanı Sadullah Ergin ise konferanstaki tartışmalar sonucunda verilerin korunması, etkin bir cezaevi politikası, modern, şeffaf, bağımsız ve adil bir adaletin gelişmesi hususlarına katkı sağlayacak üç ayrı nihai karar bildirisinin kabul edildiğini belirtti. Konferansta bilgi güvenliği ihlallerinden ve kişisel verilerin korunmasından kaynaklanan insan hakları ihlallerinin önlenmesi konusunda gerekli çalışmaların yapılmasının önemine işaret edildiğini vurguladı. Ergin, 31. Avrupa Konseyi Adalet Bakanları Konferansı’nın Avusturya’da düzenlenmesine karar verildiğini de söyledi. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ergin, Balyoz davası sanığı iki general ve bir amiralin görevden alınmasıyla ilgili sorulara “Yargı süreci devam ediyor. Bu konuda öngörülerimi belirtmem, yargıyı etkileme anlamına gelebilir. Doğru olmaz. Bu konuda söylenecek her söz mahkemeye telkindir. Yargılamayı etkileme potansiyeli içerir. Fikir yürütmek istemiyorum” karşılığını verdi. Gazetecilerin yargılanmaları konusuna ilişkin de “Bir çok gazeteci hakkında soruşturma ve kovuşturma var. Bu sorun gündemimizde. Değişik gazetecilerden sitemler geliyor. Basın özgürlüğü önündeki engelleri giderecek tedbirler üzerinde çalışıyoruz. Az sabır. Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik” dedi. Konferansta, katılımcı ülkelerin tümüden cezaevlerinde ciddi bir yoğunluk olduğuna dair şikayetlerin geldiğini belirten Ergin, Türkiye’nin uyguladığı Ulusal Yargı Ağı Projesi’nin (UYAP) katılımcı ülkelerin takdirini kazandığını söyledi. Ergin, 12 Eylül darbecilerinin yargılanma süreciyle ilgili bir soru üzerine de şunları söyledi: “Biz geçici 15. maddeyi kaldırdığımız için bunları konuşabiliyoruz. Toplumda bir sorgulama süreci başladı. Biz soruşturulamaz hükmünü kaldırdık. Bundan sonra gereğini soruşturma makamları değerlendirecek. Süreç işliyor. Suç duyurularına bakacak yargı organı konusunda bir yetkisizlik kararı verildi. Yetkili makam bulunduktan sonra zaman aşımı itirazları değerlendirilecek. Biz engelleri kaldırdık şimdi söz sözleyecek olan soruşturma ve kovuşturma makamlarıdır.”

(Fotoğraf:AA)

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.