Yetimhanenin tapusu veriliyor

Büyükada'daki Yetimhane'nin, Fener Rum Patrikhanesine teslim edilmesi için işlemlerin tamamlandığı, pazartesi günü tapunun alınacağı, daha sonra da Patrik Bartholomeos'a verileceği belirtildi.
Yayınlanma tarihi: 26 Kasım 2010 Cuma, 14:50

Adalet Bakanlığı’nın yazısında yer alan “Yetimhane Fener Rum Patrikhanesi adına yeniden tapu siciline kaydettirilmesi haricinde bir alternatif bulunmamaktadır” ifadesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “Yetimhanenin Patrikhane’ye iadesi” kararının sonuçlanmasını sağladı. Avukat Sofuoğlu, “Belki kimse farkında değil ama bu müthiş bir şey. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez böyle bir şeye tanık oluyoruz. Ancak hemen ifade etmek isterim ki, siyasi irade olmasa herhangi bir sonuç alınamazdı. Çünkü, bu dava Yargıtay’a giderdi ve oradan da azınlıklar lehine bir şey çıkması maalesef mümkün değildi” dedi.

Sofuoğlu, pazartesi günü Büyükada’daki Tapu Dairesi’ne gidip 150 liralık bir harç yatıracaklarını, böylece yetimhanenin tapusunu alacaklarını, ardından Fener’deki Patrikhane’ye giderek Patrik Bartholomeos’a teslim edeceğini söyledi. Sofuoğlu, özetle şu değerlendirmeleri yaptı: “Dışişleri ve Adalet bakanlıklarının yaptığı yazışmalar bu doğrultuda bir kararın alınmasında son derece etkili oldu. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne attığı imzaya bağlı kalmış ve AİHM’nin aldığı kararı, 3 aylık süre içinde yerine getirmiştir. Yanlış bilmiyorsam bu durum Avrupa Konseyi bünyesinde de ilk defa olan bir şeydir. Söz konusu kararın alınmasında iki önemli bakanlığın görüşünün ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kararının etkisinin olduğu tartışmasızdır. Temennimiz bundan sonra benzer uygulamaların ‘ancak, ama, fakat’ ve benzeri gerekçelerin hışmına uğramadan devam etmesi ve mahkemelerimizin de bu kararı örnek almasıdır.”

Patrikhane’nin avukatlarından Kezban Hatemi ise yetimhanenin mülk hanesi altında zaten “Patrikhane” yazdığını, Patrikhane’nin elinde başka mülkler de olduğunu belirterek,“Patrikhane’nin tüzel kişiliğinin olmadığı iddiası yıllardır derin devletin zihinlerimize yerleştirmeye çalıştığı bir şey. Tüzel kişiliği olmayan bir yerle nasıl yazışırsınız, nasıl resmi muhatap olarak alırsınız? Yetimhanenin iadesi kararı var olan ama görmezlikten gelinen tüzel kişiliğinin bir kez daha tasdiki anlamına gelir” dedi.

‘Vahim bir hukuk hatası’

Hukukun Egemenliği Derneği(HED) Başkanı Av. Erdem Akyüz “Tapuda kayıtlı bir mülkün tescili için mahkeme kararı olmaksızın, idari bir işlemle tescilinin yapılarak tapusunun verilmesi mümkün değildir ve bu durumun vahim bir hukuk hatasıdır” değerlendirmesini yaptı. İç hukuk yollarına başvurulmadan ve iç hukuk yolları tüketilmeden AİHM’ne gidilemeyeceğini anımsatan Akyüz, özetle şunları söyledi:

“Tapu tescilinin yapılması ve buna ilişkin kararın alınmasında Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının tesir ve talimatının olduğu açık bir şekilde ifade edilmektedir. Bu bakanlıklar, bir mülkün şu veya bu kişi adına kayıt yapılması için yetkili makamlar değildirler. Bu itibarla alınan karar ve yapılan işlem hukuken geçersizdir. Bu kararın uygulanması, kanuna aykırı bir emrin yerine getirilmesi anlamına gelmektedir. Bu bakımdan kararı veren bakanlılar yanında tescil işlemini yapacak görevlilerde sorumlu olacaklardır. Bir takım kişi ve kuruluşlar, bu kaydın iptali için dava açması halinde, yapılan tescil işlemini de iptal edebilir Satılan öz varlıklarımız, fabrikalarımız, bankalarımız, barajlarımız yanında, topraklarımız da devredilmektedir. Ayrıca alınan bu karar ve yapılan işlem Lozan Anlaşmasına da tamamen aykırıdır ve bu anlaşmanın derece derece rafa kaldırılması sonucunu getirmektedir.

Gecekondu mahallelerinde evinin bulunduğu 50 metrekarelik arazinin vergisini senelerce ödemesine rağmen tapusunu alamayan vatandaşlar yanında böyle bir işlem yapılması hukuk kuralları yanında, vicdan ve din kurallarına da aykırıdır. Yunanistan’da bulunan Türk ve müslümanların eğitim ve ibadetlerine baskı uygulandığını, mevcut camilerin yıkılarak çöküntü haline getirildiğini, başkent Atina'da cami yapılmasına izin verilemeyerek bayram namazlarının dahi terkedilmiş araziler üzerinde kılınması zorunda bırakıldığı. Türkiye’de yapılan bu uygulamanın uluslararası mütekabiliyet ilkesine de aykırıdır. ”

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.