Yeni CHP ve Öneriler...

Yayınlanma tarihi: 27 Kasım 2010 Cumartesi, 07:50

Yeni CHP başlığının kimi kesimlerde sıkıntı yarattığını bilerek kullanıyorum. Zaten CHP’nin referandum kampanyasında sergilediği olumlu durumu ve Sayın Genel Başkan’ın yeni politikalarını analiz etmek amacıyla “CHP’nin Yeni Çalışma Sistemi” başlığını taşıyan bir yazı yazmıştım. (13 Ekim 2010)

Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu’nun yeni CHP söylemi doğrudur.

Karşınızda yeni bir yönetim vardır, yeni bir anlayış vardır, dolayısıyla, yeni bir CHP vardır.

Bunu dile getirmekten neden çekiniliyor?

Ecevit 1973 seçimlerine giderken halkla bütünleşen CHP’den söz etmiyor muydu?

Evet, Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde yeni bir CHP vardır ve bunu açıkça dile getirmek doğrudur…

• Yeni Genel Başkan milletvekilleriyle toplantı yapıyor, önerilerini alıyor, CHP’de böyle toplantılar unutulmuştu.

• Milletvekilleriyle kurulan diyalog her salı günü yapılan Meclis Grubu toplantılarında Genel Başkan’ın yaptığı sunuş konuşması ve sonrasında Grubun dağılması biçimde yürütülüyordu. Bu, bir diyalog değil monologdu.

• İl başkanlarının katıldığı küçük kurultay, belediye başkanlarının katıldığı yerel yönetimler toplantılarına hasret kalınmıştı.

Ama böylesi toplantıları AKP 2002 yılından beri düzenli olarak yapmaktaydı. İşte yeni Genel Başkan’ın açılımında bu önemli toplantılar yapılıyorsa, Genel Başkan Türkiye’nin her bir yanına gidiyorsa, referandumda 71 ilde miting yapılıyorsa, yeni bir CHP vardır. CHP kendi niteliklerine dönmüştür. Aslında kendi çalışma yöntemlerine, halkçı niteliklerine, özlenen çalışma düzenine dönmüştür. Bu durum özellikle son 10 yıldır özlenen bir anlayıştır, onun için ‘Yeni CHP’ demekten korkmayalım, yüksünmeyelim.

Eksen Kayması

Yeni CHP denildiği için CHP’nin eksen kayması yaptığını düşünmek en azından “insafsızlık”tır.

Zaten bu konudaki duyarlılığı çok iyi kavrayan Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu son Güneydoğu gezisinde CHP’nin “Kuvayı Milliye köklerini” anımsattı. Bu ilkelerden asla ödün verilmeyeceğini söyledi böylelikle bu gereksiz tartışma bitmiş olmalıdır.

CHP önüne bakmalıdır. Gereksiz soyut tartışmalardan kaçmalıdır. Temel hedef 2011 Haziran seçimleri ve ekonomik sorunlar olmalıdır.

Ancak elli yıllık CHP’li olarak burada kimi önerilerimi kısaca belirtmek istiyorum:

1. Kurultaydan kaçınılamayacağı anlaşılıyor. En kısa sürede yapılıp bitirilmelidir.

2. Kurultayda genel başkanlık dahil yeniden parti meclisi seçimi yapılmalı, Sayın Kılıçdaroğlu kamuoyu önünde tartışmasız gücünü yineleyip güven tazelemeli ve partinin önü 2011 Haziran seçimleri için açılmalıdır.

3. Yeni tüzükteki demokrasi ile bağdaşmayan hükümlerin tümünün değiştirileceği açıkça bir kez daha kamuoyuna duyurulmalıdır.

4. Önümüzdeki genel seçimde olanakların el verdiği ölçüde birçok ilde bütün üyelerin katılacağı, geniş katılımlı ön seçimlerin yapılacağı kamuoyuna duyurulmalıdır.

5. İl ve ilçelerin partiye yeni üye yazılımlarına hız vermeleri gerektiğine ilişkin yapılan açıklamalar çok yerindedir ve kararlılıkla sürdürülmelidir.

6. Parti üyelerinin kredi kartlarından kesilmek üzere partiye ödeyecekleri aidat konusu heyecan vericidir. Pratik esaslara bağlanarak sözde kalmadan acele uygulamaya geçilmelidir. Bu yeni model, üyelerle partinin bağını güçlendirecek ve hiç de küçümsenmeyecek derecede maddi olanak yaratacaktır. Bu uygulama parti ile tabandaki üyeler arasındaki katılımı ve manevi bağı sağlayacaktır.

7. Her ilçede muhakkak gençlik ve kadın kolu faal olarak çalışır hale getirilmelidir. Kadın ve gençlik kolları olmayan ve çalışmayan il ve ilçe örgütlerinin, koşulsuz olarak görevden alınacakları bir genelge ile bildirilmeli ve kamuoyuna açıklanmalıdır.

8. Seçim sandıkta kazanılır bütün Türkiye’de ilçeler seçim örgütlenmesine hemen başlamalıdırlar. Her ilçede, mahalle bazında seçim konusunda eğitilmiş bilinçli ve “sadık” bir yapılanma yaratılmalıdır.

Öneriler

Kamuoyuna dönük çalışmalara gelince:

• CHP, özellikle ekonomi ile ilgili programını kısa sürede kamuoyunun bilgisine sunmak zorundadır. Benzetme yapacak olursak, Ecevit’in 1973 seçimlerinde kamuoyuna sunduğu AK GÜNLER BİLDİRGESİ gibi…

• Genel Başkan Kılıçdaroğlu, özellikle ekonomik konular, işsizlik, aş ve iş olanakları üzerinde duruyor. İşte Türkiye’nin temel konusu budur. CHP dolduruş ve tuzaklara gelmeden sadece bu konular üzerindeki açıklamalarını sürdürmelidir.

• AKP iktidarının söylemlerinin tersine Türk ekonomisi, zor durumdadır. Türkiye bugün yüksek faiz getirisi nedeniyle bütün dünyadaki sıcak paranın çekim merkezindedir. Sıcak para gelmezse Türk ekonomisi çöker, oysa sıcak para Türk halkının ve emekçinin yarattığı artı değeri alıp götürüyor. Türkiye sıcak paranın cenneti oldu. Bu durum açıkça kamuoyuna bıkmadan usanmadan duyurulmalıdır.

• Baskı altında tutulan döviz kurları ve yüksek değerli TL Türk sanayicisini ve ihracatçıyı zor durumda bırakıyor. İhracat azalıyor, ithalat büyüyor. Cari açık çok büyük boyutlara yükseliyor. AKP türban gibi, sıfır sorunlu dış politika gibi soyut ve parlak sözlerle bu ekonomik durumu halkın gözünden kaçırıyor. CHP işte bunların üzerine eğilmeli halka cesur açıklamalar yapmalıdır.

• CHP, sol bir parti olarak her zaman toplumsal konulara eğildiğini göstermelidir. Gelir dağılımındaki adaletsizlik, işsizlik, tarım kesiminin zor durumu, hukuk düzenindeki çarpıklık, gençlerin ve kadınların sosyal ve işsizlik sorunları üzerine önemle eğilmelidir.

• CHP dokunulmazlıkların kaldırılmasına, seçim barajının düşürülmesine, yolsuzluklara, hırsızlık ve soygunlara yoğunlaşmalıdır.

Güneydoğu ve KİT’ler

Kürt sorunu olarak tanımlanan sorunun içinde “aidiyet” konusu kuşkusuz vardır, ancak temelinde ekonomi yatmaktadır. Kürt asıllı vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu ayrılıkçı görüşleri benimsemiyorlar. Asıl konu ekonomiktir. Güneydoğuda iş imkânları çok zayıftır. CHP bölgeler arası çarpıklığı gelir dağılımındaki dengesizliği, bölgedeki feodal yapıyı açıkça ve korkusuzca ortaya koymalıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da işsizliğin azalması ekonomik gelişmenin gerçekleşmesi için devletin ekonomik yatırıma girmesi kesin zorunluluktur. CHP kamu ekonomisine önem verdiğini korkmadan belirtmelidir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu da Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ni yeniden kuracağını, o bölgede Süt Endüstrisi Kurumu’nu, Et Sanayi Kurumu’nu, yeniden açacağını, devlet eliyle emek yoğun fabrikalar kuracağını açıkça ortaya koymalıdır.

Bunlar ekonomik bir paket olarak, Güneydoğu Paketi olarak açıklanmalıdır.

CHP o bölgede ve bütün Türkiye de oylarını ancak böyle yükseltir, yapay sol “ittifaklarla” birleşmelerle değil…

Kimi liberal döneklerin önerdiği gibi CHP, AKP’nin yörüngesine girerse, o zaman hiçbir şansı olamaz.

Devrimci Parti

CHP devrimcidir. Ekonomik önlemlerde de devrimci olmak zorundadır.

İşte o zaman oylarını yükseltebilir.

CHP Cumhuriyet ilkelerini içselleştirmiş en samimi partidir. Bu ilkelerden ödün vermesi düşünülemez. Zaten böyle bir durum olsa kendi tabanının güvenini yitirir. Bu nedenle, Sayın Genel Başkan’ın “Kuvayı Milliye” vurgusu tam zamanında ve yerinde olmuştur.

Bir kez daha yineliyoruz Yeni CHP olgusu ve vurgusu yanlış değildir. Yeni CHP vardır ve Anadolu’ya yayılmaktadır. Devrimci CHP, Cumhuriyetin en zor döneminde başını kaldırdı, ilerliyor. Bu yeni bir anlayıştır, bu yeni bir CHP’dir. Bu Kuvayı Milliye ruhundan güç alan devrimci CHP’dir. Böylesi zor bir dönemde halka inen, halkla iletişim kuran ve çok çalışan genel başkana herkes yardımcı olmak zorundadır.

CHP yavaş yavaş halkla arasındaki duvarları yıkmaya başlamıştır.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.