Kapat

Son Haberler

A+ A-

"İmam hatipli olmanın gururunu taşıdım"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Allah'ın izniyle, son nefesimi verinceye kadar da imam hatipli olmanın gururunu, onurunu, şerefini üzerimde taşımaya devam edeceğim'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 5 Aralık 2010 Pazar, 10:54

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneğince (ÖNDER) Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde düzenlenen 6. İmam-Hatipliler Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, İmam Hatip liselerinin kuruluşuna katkı veren, bütün varlığını bu yönde feda eden başta dönemin Başbakanı Adnan Menderes olmak üzere tüm emek verenleri rahmet ve şükranla yad ettiklerini söyledi.

''İmam Hatip Lisesi mezunu olmayı hayatım boyunca büyük bir gurur vesilesi olarak yüreğimde taşıdım'' diyen Erdoğan, çocuklarının tamamının da İmam Hatip Lisesi mezunu olmasından iftihar ettiğini dile getirdi.

Erdoğan, ''Allah'ın izniyle, son nefesimi verinceye kadar da imam hatipli olmanın gururunu, onurunu, şerefini üzerimde taşımaya devam edeceğim'' dedi. Bunu bir ayrımcılık olarak ifade etmediğini dile getiren Erdoğan, ''Bir tek tuğla koyanlara, bir tek harf öğretenlere, bu camianın başarısı için, Anadolu'nun her köşesinde dualar okuyan herkese, buradan, şahsım adına, milletim adına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum'' diye konuştu.

Erdoğan, merhum Mahmut Celalettin Öktem hocanın, İstanbul İmam Hatip Okulunda Arapça öğretmenliği yaptığını, Nurettin Topçu'nun Celalettin Hocayı ''O, geç kalmış bir Ebussuud Efendi veya bir İbn-i Kemal'dir'' diye tanımladığını anımsattı.

1950'lerin başında, Mahmut Celalettin Hocanın dönemin bakanı Tevfik İleri'yle yaptığı görüşmeler neticesinde, 1951 yılında 7 yıllık imam hatip liseleri açıldığını da hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Merhum Nurettin Topçu'nun, Celalettin Hoca ile ilgili anlattığı şu anekdot gerçekten ibret vericidir; 'Bir tatil günü okula gittim. Celalettin Hocayı, 70 yaşına gelmiş haliyle okulun tuvaletlerini temizlerken buldum... 'Hocam, bu genç işidir, bırak gençler yapsın' dedim. Bana şu cevabı verdi: 'Gençler, yaptıkları işlerle şahsiyetleri arasında irtibat kurarlar. Yarın tuvalet temizleyip okudum diyerek kompleks sahibi olurlar. Onları, gürbüz bir fidan gibi yetiştirmek bizim vazifemizdir...'. Evet 1920'lerde, ardından 1950'lerde atılan o tohum, Celalettin Hocanın, onun gibi nice değerli şahsiyetin fedakarlıkları neticesinde bugün ulu bir çınara dönüştü.
Ezanların Türkçe okunduğu bir dönemdi, kitapların yasaklandığı, yakıldığı bir süreçti; maddenin ruhtan tecrit edilmek istendiği, Anadolu'nun köklerinden koparılmaya çalışıldığı günlerdi. Yılgınlığa kapılmayan, umutsuzluğa düşmeyen, bu millete inanan, gençliğe inanan fedakar insanlar, karanlığa bir mum yakmak, bir umut alevlendirmek için yüreklerini ortaya koymuşlardı.''


"Mahçup olmadık"

Erdoğan, o dönemde yola çıkanların Türkiye'nin bugününe ve geleceğine ruh veren bir gençliği inşa etmeyi başardıklarını belirterek, Necip Fazıl'dan bazı mısraları okuyarak, şöyle devam etti:

''O büyük insanların talebesi olarak, bu yapıyı öksüz bırakmadık, Anadolu'ya mahcup olmadık, bizim için dişinden tırnağından artıranlara mahcup olmadık, bize dua edenlere mahcup olmadık. Allah'ın izniyle Celalettin Hoca gibi bu işe öncülük eden büyüklerimize mahcup olmadık ve inşallah da olmayacağız.
İmam Hatip Lisesinin sıralarında okuduğumuz anlarda da sonrasında da her türlü aşağılamaya, hakarete, baskıya, engellemeye maruz kaldık. Aralarda öyle hocalarımız çıktı ki içeride, dışarıda, bize 'cenaze yıkayıcısı' dediler, bize 'taşralı' dediler, 'köylü' dediler, zenci dediler; bize 'siz doktor olamazsınız, mühendis olamazsınız, kaymakam, vali, siyasetçi olamazsınız' dediler; bize 'muhtar bile olamazsınız' dediler.
Allah'ın izniyle millete güvendik, ülkeye inandık, umutsuzluğu yanımıza yaklaştırmadık, yılgınlığa kapılmadık ve her kademede milletin teveccühüne mazhar olduk.''

Başbakan Erdoğan Sivas'ta

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sivas'ta ziyaretlerde bulundu. Başbakan Erdoğan, Sivas Nuri Demirağ Havaalanı terminal binası ve bazı tesislerin toplu açılış töreninin ardından Başbakanlık otobüsüyle Sivas Valiliği'ne geçerek Vali Ali Kolat'ı ziyaret etti. Ziyarette, Erdoğan'ın Vali Kolat'tan kentle ilgili bilgiler aldığı öğrenildi.

Sivas Belediye Başkanı Doğan Ürgüp'ü de makamında ziyaret eden Başbakan Erdoğan, buradan AKP İl Başkanlığı'na geçti. İl başkanı Burhanettin Kuru ve partililerle bir süre görüşen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Rektörü Prof. Dr. İlyas Dökmetaş'ı da makamında ziyaret etti.

Daha sonra CÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne geçen Başbakan Erdoğan, toplu açılış töreninin gerçekleştiği saatlerde hava alanı yolu üzerindeki polis lojmanları mevkisinde bisikletiyle giderken bir yolcu otobüsünün çarpması sonucu yaralandığı öğrenilen 14 yaşındaki Cevahir Toprak'ı ziyaret etti. Başbakan Erdoğan'ın, beyin cerrahisi servisinde tedavi altına alınan Toprak'ın durumu hakkında hastane başhekimi Prof. Dr. Gökhan Köylüoğlu ve hastane yetkililerinden bilgi aldığı belirtildi.

Başbakan Erdoğan daha sonra Kahramanmaraş'taki helikopter kazasında yaşamını yitiren Muhsin Yazıcıoğlu'nun annesi Fidan Yazıcıoğlu ve ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu'nu da evlerinde ziyaret etti.

Cumhuriyet İMECESİ