Kapat

Son Haberler

A+ A-

2. İstanbul Edebiyat Festivali

Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Doğan, İstiklal Marşı'nın bestesinin telif haklarının bir Alman firma tarafından satın alındığını hatırlatarak, ''İstiklal Marşı'nın metniyle uyuşmayan bu besteden kurtulmak için bu fırsatı değerlendirebiliriz. Büyük bir 'İstiklal Marşı Besteleme Yarışması' açabiliriz'' dedi.
Yayınlanma tarihi: 6 Aralık 2010 Pazartesi, 14:38

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi işbirliği ile İstanbul'un kültürel zenginliğini ve sanatsal verimliliğini ortaya koymak, İstanbullu'yu edebiyatla buluşturmak, Türk Edebiyatı'nda İstanbul'un yerini yeniden keşfetmek ve edebiyat sevenlerle edebiyatçıların bir süreklilik içinde etkileşim kurmalarını sağlamak amacıyla düzenlenen, ''2. İstanbul Edebiyat Festivali'' başladı.

Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Doğan, Mimar Sinan'ın eserlerinden biri olan Sultanahmet'deki Kızlarağası Medresesi'ndeki Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi'nde düzenlenen festivalin açılışında, Edebiyat Mevsimi'nin ikincisini yaşamaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi.

İstiklal Marşı'nın bestesinin telif haklarının bir Alman firma tarafından satın alındığını hatırlatarak, sözlerine başlamak istediğini belirten Doğan, ''İstiklal Marşı'nın bestesini okumakta hepimiz güçlük çekiyoruz. Elbette büyük bir şair tarafından yazılmış metne tabi ki bir itirazımız yok. Her şeyiyle güzel. Zaten İstiklal Marşı'nın bu metni Anayasa ve kanunla korunmuştur'' dedi.

İstiklal Marşı'nın bestesinin ise böyle bir koruması olmadığına dikkati çeken Doğan, şöyle devam etti: ''Asla İstiklal Marşı'nın metniyle uyuşmayan bu besteden kurtulmak için bu fırsatı değerlendirebiliriz. Büyük bir 'İstiklal Marşı Besteleme Yarışması' açabiliriz. Mehmet Akif'in eseri, şanına layık yeni bir İstiklal Marşı bestesine kavuşabilir. Edebiyat Mevsimi'ni böyle bir başlangıçla açmak istiyorum. Edebiyat Mevsimi bütün mevsimleri kuşattığı gibi bütün erbabı kalemi de biraraya getiriyor.

Türkiye'de birbirini tanımayan iki edebiyat türü vardı. Bunlar birbirinden habersizdi. Bu iki kampın edebiyatçıları da birbirini tanımazdı. Ben 1975 yılında bir yayın evinin hazırladığı Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisinin yayın yönetmenliğini yaparken, ilk defa bu kitapta bütün edebiyatçılarımızı, sağcı solcu demeden bir araya getirmeye çalıştım. Bunun ne kadar zor bir şey olduğunu o zaman pratikte uygularken anladım.

Yani o zamanın edebiyat ortamında insanlar, yapacakları işleri ne ölçüde yapacaklarını ancak kendi kamplarının cevaz verdiği şekilde ortaya koyabiliyorlardı. Edebiyat Mevsiminin ikincisinde bunları konuşmalıyız. Sadece Behçet Necatigil böyle bir baskıya aldırmadan ansiklopedide bazı maddeleri yazmayı kabul etti ve bu görevi yerine getirdi.''

Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz da, ''2. İstanbul Edebiyat Festivali''ni başlatmaktan onur duyduğunu belirterek, bu vesile ile birliğin çalışmalarını anlatmak istediğini söyledi. Yavuz, Türkiye Yazarlar Birliği'nin en önemli faaliyetlerini sıralamak isteğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Kültür ve Sanat Yıllığımız 25. cildine ulaştı. İnşallah bu yıl 26. cildine ulaşacak. Yazar okulumuz var. Bu sene 17. dönemini devam ettiriyoruz. Temel metin okumaları yani Mesnevi dersleri 11 yıldır devam ediyor. Şiir şölenlerini yurt içine yönelik olarak 25 yıldır sürdürüyoruz. Türkçe'nin Uluslararası Şiir Şöleni ise 1992 yılında Bursa'da başladı.

Ardından 2'şer yıl ara ile Almata, Aşkabat, Girne, Strasburg, Kırım, Üsküp ve son olarak da geçen sene Bakü'de yaptık. Büyük yazarlarımızı 33 yıldır rahmetle anıyoruz. Mehmet Akif'i anmalar ise 33. yılına ulaştı. Yeni gelenekler başlatıyoruz. Bu sene en son Türkiye Ahlak Şurası'nı yaptık. Geçen ay içerisinde de Milletlerarası Şehir Tarihi Yazarları'nın kongresini gerçekleştirdik. İnşallah bu faaliyetlerimiz böylece devam edecektir. Ben bu etkinlikleri hazırlayan İstanbul Şubesine teşekkür ediyorum.''

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Başkanı Ali Ural ise, festivalde, şiir, hikaye, roman ve deneme dallarındaki ödüllerin bir kitaba değil, edebiyatçının kendi alanında ömür boyu yaptığı çalışmalara verildiğini belirterek, ''Popüler kültürün sis perdesinin gözlerden kaçırdığı bu değerleri işaret etmesi açısından Edebiyat Mevsimi Büyük Ödülleri'nin dikkatle izlenmesi, duyurulması ve tartışılmasının büyük önem taşıdığını düşünüyoruz. Festivalde, şiir, hikaye, roman, deneme, çocuk edebiyatı ve çizgi roman atölye çalışmaları, sergiler, şiir akşamı, sinema gösterimi, İstanbul okumaları, konser, 2010'daki Türk Edebiyatı'nın durumunun değerlendirileceği açık oturum, paneller, söyleşiler ve ödül takdimleri yapılacak'' dedi.

İstanbul Vali Yardımcısı Kazım Tekin, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Yürütme Kurulu Üyesi İsrafil Kurulay, Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Genel Sekreteri Yılmaz Kurt, Şair Atilla İlhan'ın kardeşi oyuncu Çolpan İlhan gibi isimlerin de katıldığı açılış töreni, Faruk Nafiz Çamlıbel, Attila İlhan, Cahit Zarifoğlu sergilerinin gezilmesiyle sona erdi.

Sergi ve atölye çalışmaları, panel ve açık oturumlar, okur-yazar buluşmaları, şiir akşamı, deneme, şiir ve hikaye dalında ödüller, konser, sinema, tiyatro gösterimleri gibi kültürel ve sosyal aktivitelerle zenginleştirilen festival, 11 Aralık Cumartesi günü sona erecek.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler