Kapat

Son Haberler

A+ A-

'Kriz henüz gündemimizden düşmedi'

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, küresel ekonomik krizin henüz gündemden düşmediğini vurgulayarak, Yunanistan kriziyle birlikte yeni bir safhaya girildiğini söyledi.
Yayınlanma tarihi: 8 Aralık 2010 Çarşamba, 12:43

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Çünkü o devletin attığı imzaların değeri artık eskisi kadar yüksek değil. Devletlerin imzası sorgulanmaya başladığında ne olacak, onun altına kim imza atacak sorusunun cevabı bugün henüz yok'' dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından 5. Türkiye Sektörel Ekonomi Şurası düzenlendi. Şurada, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz yer aldı.

Babacan, açılışta yaptığı konuşmada dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya ekonomisinin zor zamanlardan geçtiğini ifade eden Babacan, gelişmiş ekonomilerde kamu açıklarının, kamu borç stoklarının tarihi yüksek seviyelere ulaştığını kaydetti. Babacan, ''Bu kadar yüksek kamu borcu ancak dünya savaşlarının çıktığı dönemlerde görüldü. Böyle bir ortamda artık krizin yeni safhaya girdiğini, henüz gündemimizden düşmediğini ben vurgulamak istiyorum'' dedi.

Krizin ilk safhasında bankalarla ilgili sorunların yaşandığını, devletlerin bankaların toparlanması için destek sağladığını, bir bakıma devlet desteğiyle finans kuruluşlarının tutunmaya, ayağa kalkmaya çalıştığını anlatan Babacan, şöyle konuştu: ''Bir bakıma bankaların imzasının altına bir de devlet kendi imzasını atmış oldu. Şimdiye kadar bu iş yürüdü fakat bu yıl Mart'tan itibaren Yunanistan kriziyle beraber artık krizin yeni bir safhasındayız, çünkü o devletin attığı imzaların değeri artık eskisi kadar yüksek değil. O imzaların da artık sorgulanmaya başladığı bir döneme girmiş durumdayız. Devletlerin imzası sorgulanmaya başladığında ne olacak, onun altına kim imza atacak sorusunun cevabı bugün henüz yok. AB'de destek mekanizması kuruldu ancak bu destek mekanizması sınırlı sayıda ülkeye ancak yetecek bir destek mekanizması. Belki şu ana kadar 3. ülke için belki kaynak var ama asıl 4., 5. olabilecek büyük Avrupa ekonomileri ile ilgili sorun çıktığında onun sorunlarının nasıl çözülebileceği ile ilgili mekanizma,karar yok.''

Babacan, bu noktada kararları alacak siyasi iradenin bulunup-bulunmadığından da emin olmadıklarını belirterek, pek çok gelişmiş ülkede ciddi yönetim zaafiyetleri bulunduğunu, koalisyon hükümetleri, azınlık hükümetlerinin iş başında olduğunu ve böyle yapılarla büyük kararlar almanın, tedbirleri hayata geçirmenin zor olduğunu anlattı.

'Krizin maliyeti 2. Dünya Savaşı'ndan çok büyük'

Babacan, bankacılıkla ilgili sorunların henüz çözülmediğini, bilançoların normale dönmesinin yıllar alabileceğini, hasarın gerçekten çok büyük olduğunu belirterek, ''Hep dünya savaşlarıyla mukayese ediyoruz, Bu krizin dünyaya maliyeti 2. dünya savaşından çok daha büyük. Modern ekonomi tarihinin en büyük krizi bu ve etkileri henüz geçmiş değil. Üstelik önümüzdeki dönemde tekrar bir sıkıntılı döneme girme riski her zaman için var'' dedi.

Babacan, bu noktada ülkelerin, merkez bankalarının korkmadan atılması gereken adımları atmaları halinde bir şey olmayacağını, tedbirlerde gecikilirse ''göz göre göre dünyanın ciddi sıkıntılara tekrar girebileceğini'' söyledi. Hükümet olarak dünyadaki gelişmeleri yakından izlediklerini ifade eden Babacan, bir yandan bakışlarını G20 kararlarına yansıttıklarını, bir yandan da dünyada olabilecek her türlü gelişmeye karşı tedbirleri aldıklarını kaydetti. Pek çok gelişmiş ülkede işsizliğin çok yüksek rakamlara ulaştığını, yüksek işsizliğin büyümede de baskı oluşturduğunu ifade eden Babacan, işsizliğin sosyal boyutları da bulunduğunu, bunların ülkeleri kısa vadeli çözümlere yönelttiğini anlattı. G20'de alınan kararlara da değinen Babacan, her türlü korumacılığa karşı birlikte karşı koyulması ve döviz kuru konusunu ülkelerin piyasaya bırakması gibi konularda çağrılar yapıldığını, bankacılık alanında önemli kararlar alındığını dile getirdi.

'Sanayi üretim endeksi ekim ayında yüzde 9,8 arttı'

Bunun beklentinin çok çok üzerinde olduğunu ifade eden Babacan, şunları söyledi:
''Önceki aya göre de mevsimsel düzeltilmiş rakam yüzde 3,1, geçen senenin ekim ayına göre yüzde 9,8 artış. Geçen senenin Ekim ayında zaten toparlanmanın başladığını dikkate alacak olursak, bu toparlanmanın üzerine bu sene yüzde 9,8 artış görüyoruz ekim ayında. Bu tabii bizim bu senenin toplam büyüme oranlarıyla ilgili tahminlerimizin artık bundan sonra biraz daha yukarı doğru revize etmesini gerektirecek kadar önemli bir fark. Yani yüzde 6'lar mertebesinde beklenirken Ekim ayında yüzde 10'a yakın bir rakam çıkması, demek ki biz bu sene inşallah büyüme noktasında daha önce açıkladığımız rakamlardan daha iyi bir noktaya doğru gideceğiz. Bu da bunun en önemli göstergesi oldu.''

Babacan, Türkiye ekonomisinin ilk 6 ayda yüzde 11 büyüdüğünü ifade ederek, ''(Peki önümüzdeki dönemde büyüme nasıl olacak, nereye doğru gideceğiz?) diye baktığımızda tahminler var. Bu seneyle alakalı tahminler biliyorsunuz revize edildi. Bu yılla ilgili Dünya Bankası, IMF, OECD'nin Türkiye büyüme rakamları açıklandı. OECD bu sene yüzde 8,2 bekliyor, IMF 7,8 bekliyor, AB yüzde 7,5 bekliyor. Nereden bakacak olursak olalım Türkiye hem bu hem gelecek sene Avrupa'nın en hızlı büyüyecek ekonomisi olacak. 2010 yılında AB'de ve Avrupa bölgesinde kamu borç stoğu milli gelirine oran olarak düşen tek ülke biziz'' diye konuştu.

Bakan Babacan, bu yılın ilk 6 ayının özel sektörün yatırım rakamının 79 milyar liraya ulaştığını belirterek, aynı dönemde kamu yatırımının ise toplam 16 milyar lira olduğunu kaydetti. Babacan, 79 milyar özel sektör yatırım harcaması yapmış. Bu inşaat, makine, teçhizat gibi yatırım harcaması rakamı'' dedi. Bu dönemde 4 bin 747 tane yeni proje teşvik belgesi düzenlendiğini (Temmuz 2009-Ekim 2010), bunlardan 4 bin 495'inin yerli, 252 tanesinin de uluslararası firma olduğunu bildiren Babacan, toplam teşvik belgesi düzenlenen rakama bakıldığında da bunun 65 milyar liraya ulaştığının görüldüğünü belirtti. Bakan Babacan, şöyle devam etti: ''Geçen senenin aynı dönemiyle mukayese ettiğimizde, burada 12 aylık dönemi alıyoruz. '2008 Ağustos-2009 Temmuz dönemi ile 2009 Ağustos-2010 Temmuz' aynı 12 aylık dönemleri mukayese ettiğimizde bir önceki seneye göre, proje sayısı yüzde 43 artmış. Kriz yılından bahsediyoruz. Sabit yatırım tutarında yüzde 94 artış var. Düzenlenmiş teşvik belgelerinden bakıyoruz bunlara. İstihdamda da yüzde 53 artış var. Yani bu yeni yatırımlarla olacak yeni istihdam bir önceki seneye göre yüzde 53 artmış. Biz bir kriz yılında eğer bunu sağladıysak demekki teşviklerle ilgili fena bir noktada değiliz. Tabii ki iyileştirebiliriz, daha güzel şeyler yapılabilir, daha farklı uygulamalar olabilir ama 'bu uygulamamız iyi sonuçlar vermiş' diyebilecek bir noktada olduğumuzu görüyoruz.''

'Uluslararası yatırmların Anadolu'ya yayıldığını görüyoruz'

Sonuçlara göre, eskiden hep birinci bölgeye yatırım yapan uluslararası yatırımcıların şimdi artık ikinci bölgede de yatırım yaptıklarını ve burada da ciddi uluslararası yatırımcı görmeye başladıklarını bildiren Babacan, ''Artık Anadolu'ya daha yayıldığını görüyoruz uluslararası firmaların yatırım noktasında ve bir önceki yıla göre 5 misli artmış. Uluslararası yatırımcıların ikinci bölgedeki aldığı teşvik belgesi miktarı bir önceki senenin 5 misli. Yine 3. ve 4. bölgede de ciddi artışlar olduğunu görüyoruz. Mesela 3. bölgede bir önceki döneme göre proje sayımız yüzde 112, 4. bölgede yüzde 179 artmış. Uluslararası yatırımcıların 4. bölgeye ilgisinin başladığını görüyoruz ve bir önceki döneme göre 2 misli. Bunun istihdama katkısında yine 4 misli artışlar olduğunu görüyoruz'' diye konuştu.

Büyük proje kapsamında 25 tane teşvik belgesi düzenlendiğini, bunların her birinin ciddi büyük yatırımlar olduğunu kaydeden Babacan, 26 proje kapsamında 21 milyar liralık yatırım yapılacağını ifade etti. Proje başına bakıldığında 700-800 milyon liralık yatırımlardan bahsettiklerini söyleyen Babacan, ''Bunlar henüz gerçekleşmemiş ileriye doğru yatırım hazırlıklarının sinyalleri. Bu yatırımlar inşallah gerçekleştiğinde önümüzdeki dönemde de Türkiye'nin büyüme hızlarının inşallah yüksek bir şekilde seyredeceğini bu rakamlardan anlıyor, görüyoruz'' dedi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler