Asırlık aşure geleneği

Hicri takvime göre yılın ilk ayı ''Muharrem''in 10'ncu günü olan ''Aşure günü''nde her yöre kendine özgü gelenekleriyle bütünleştirdiği bereketin sembolü aşureyi, eş, dost ve akrabalarının yanı sıra yoksulundan zenginine toplumun tüm kesimlerine dağıtıyor.
Yayınlanma tarihi: 16 Aralık 2010 Perşembe, 13:53

İslam dininde yemeklere ilişkin en belirgin örneklerden birisi olan aşure, Muharrem ayının 10. gününden ay sonuna kadar yapılıyor. Yurdun dört bir yanında pişirilen dağıtılmaya başlandı.

Ana malzemelerini su, buğday, şeker, su, nohut ve fasulyenin oluşturduğu aşurenin içine konan bazı malzemeleri ilden ile, yöreden yöreye değişebiliyor.

Bazı yörelerde kurbanın kuyruk yağından, Zonguldak Devrek ilçesinde ise etinden bir parça saklanıyor ve aşure pişirilirken içine atılıyor. Denizli'de ise aşure pişirildiğinde, yanında keşkek de pişirilip dağıtılıyor.

Muharrem ayının 10. günü olan ve Arapça ''Aşara'' diye ifade edilen bugünde, ''Hz. Adem'in günahından dolayı ettiği tövbenin kabul olunduğu, Hz. İbrahim'in doğduğu ve ateşten kurtulduğu, Hz. Yakup'un oğlu Yusuf'a kavuştuğu, Hz. Eyüp'ün şifaya kavuştuğu, Hz. İsa'nın göğe çekildiği, Hz. Nuh'un bindiği geminin tufan bitip sular çekilince Cudi Dağı'na oturduğu'' belirtiliyor.

''Aşure'nin yapılışı ise şöyle rivayet ediliyor:
''Tufandan kurtulan Hz. Nuh, gemide kalan çeşitli erzaktan tatlı bir çorba pişirilmesini söylemiş. Tufandan kurtulanlar o günü kutlayarak bayram etmişler ve çorbadan yemişler. Ayrıca Hz. Muhammed'in torunlarından Hüseyin, Kerbela'da yine Muharrem ayının 10. günü şehit edildi. Zamanla aşure, onun ve onunla birlikte Kerbela'da ölenlerin ruhu için pişirilip dağıtılmaya başlandı.''

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.