Ata'nın ricası 77 yıl sonra

Anadolu Selçuklu Devleti'nin mirası Konya Karatay Medresesi'nin teşhir ve tanzim çalışmaları, Atatürk'ün "tamirinin temin buyrulmasını rica ederim" sözlerinden tam 77 yıl sonra tamamlanabildi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, Ulu Önder Atatürk'ün bu talimatının, "gecikmeli olsa da" yerine getirildiğini söyledi.
Yayınlanma tarihi: 29 Kasım 2008 Cumartesi, 08:27

Sultan II. Keykavus döneminde Emir Celaleddin Karatay tarafından 1251-1252 yıllarında yaptırılan Medrese, Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından basit onarımlar geçirse de tarihi medresenin restorasyonu ancak 2008 yılında tamamlanabildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, yapının Cumhuriyet döneminde geçirdiği onarımların bir kısmı hakkında sağlıklı bilgi bulunmuyor. Elde olan verilere göre ise medrese, 1935, 1952, 1953 ve 1952 yıllarında onarıldı, bu onarımlar sırasında medresenin güneyindeki kapalı bölüm tamamlandı. 1993 yılında da basit bir onarım geçiren medrese, yine de müze olarak ziyarete açılır hale getirilemedi.


Atatürk'ün sözlerini geç de olsa yerine getirdik

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Orhan Düzgün, yaptığı açıklamada, Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olan Konya Karatay Medresesi'nin restorasyon ve müze güvenlik sistemlerinin kurulması çalışmalarının ilk etabının, 2006'da başladığını, teşhir ve tanzim çalışmaları tamamlanan müzenin Şeb-i Aruz törenlerinin ilk günü olan 1 Aralık'ta ziyarete açılacağını söyledi.

Orhan Düzgün, Cumhuriyet'in kurulduğu günden itibaren ülkenin sahip olduğu zengin kültür mirasına verilmesi gereken önemi her fırsatta belirten Atatürk'ün, yurt genelinde yaptığı seyahatler sırasında da kültür varlıklarının korunmasına ilişkin pek çok talimat ve tavsiyelerde bulunduğunu kaydederek, Ulu Önderin 1931 yılındaki Konya ziyareti sırasında sarf ettiği şu sözleri hatırlattı: "Konya'da asırlarca devam etmiş ihmaller sebebiyle büyük bir harabi içinde bulunmalarına rağmen sekiz asır evvelki Türk Medeniyetlerinin hakiki mimari şaheserleri sayılacak kıymette bazı mebani vardır. Bunlardan bilhassa Karatay Medresesi, Alaaddin Cami, Sahip Ata Medrese Cami ve Türbesi, Sırçalı Mescid ve İnce Minareli Camii derhal ve müstacelin tamire muhtaç bir haldedirler. Bu tamirin gecikmesi bu abidelerin kamilen inkırazını mucip olacağından evvela asker işgalinde bulunanların tahliyesinin ve kaffesinin mütehassıs zevat nezaretiyle tamirinin temin buyrulmasını rica ederim." Düzgün, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce, Ulu Önder Atatürk'ün bu talimatının, "gecikmeli olsa da" yerine getirildiğini belirtti.

Kubad Abad Sarayı'nda ''hayali yaratıklar''

Bu yıl tamamlanan onarım çalışmalarında, Medresenin duvar ve tonozlarının boya işlerinin yapıldığını, eyvanda bulunan ve 1. etapta yapılan kazı çalışması sırasında ortaya çıkan su kanalının üzeri temperli camla kapatıldığını belirten Düzgün, "Kurulca onaylı teşhir-tanzim projeleri doğrultusunda teşhir vitrinleri yapıldı. Çinilerin bir kısmına bakım yapılarak kurulca onaylı proje ve raporlara uygun olarak yeniden boyandı. Medresede bulunan kapı ve pencereler onarılarak camları yenilendi, pencerelere stor perdeler yapıldı" dedi. Teşhir edilecek eserlerin müzenin koleksiyonunda bulunan çini, kase, tabak, alçı, cam malzemelerden seçildiğini ifade eden Düzgün şunları kaydetti: "Öncelikle kazısı devam eden Anadolu Selçuklu Devleti'nin günümüze kadar ayakta kalabilmiş saraylarından Kubad Abad Sarayı kazılarından çıkarılan figürlü, plaka ve haçvari çiniler Kubad Abad Salonu'nda sergilenecek. Ayrıca son yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan küçük ebatlı haçvari ve figürlü çiniler yeni teşhir olarak tanzim edildi. Kubad Abad Sarayı'nın en önemli özelliklerinden birisi de figürlü bol miktarda malzeme vermesidir. Küçük parçalar halinde bulunan bu objeler, serbest olarak düşünülmüş ve insan figürleri, kuş figürleri, yırtıcı alıcı kuşlar ve sfenks, grifon gibi hayali yaratıklar, serbest tasarımla dizayn edilmiş. Bu figülerin de dikkat çekeceğini düşünüyorum. Ayrıca, Kubad Abad Salonu nişlerinde de Selçuklu Dönemi kase ve tabakları, avludaki nişlerde ise Osmanlı dönemi vazoları teşhir edilecek."

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.