Ankara'da bir aşk hikayesi

Ankara Devlet Opera ve Balesi, İtalyan operasının en önemli bestecilerinden Giacomo Puccini'nin hüzünlü aşk öyküsü 'Manon Lescaut'ı sahneye koydu. Opera, Fransız yazar Abbe Prevost'un "Şövalye Grieux ve Manon Lescaut'un Öyküsü" adlı eserin uyarlaması.
Yayınlanma tarihi: 22 Aralık 2008 Pazartesi, 20:59

İtalyan operasının en önemli bestecilerinden Giacomo Puccini'nin hüzünlü aşk öyküsü ''Manon Lescaut''ın galası gerçekleştirildi.

Puccini'nin doğumunun 150. yıl dönümünde Opera Sahnesi'nde izleyiciyle buluşan eserin galasına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katıldı.

Orkestrayı Gagliardo Varas'ın yönettiği eser, İtalyan Kültür Merkezi'nin katkılarıyla, 3 perde olarak sahneleniyor.

Librettosunu (eser metni), Leoncavallo, Oliva, Praga, Giocosa, Illica ve Ricordi'nin imzasını taşıyan eseri ADOB Başrejisörü Murat Göksu sahneye koydu.

Dekorunu Nihat Kahraman'ın, kostümlerini Gazal Erten'in hazırladığı eserin ışık düzeni Fuat Gök'e ait yapıtta, Manon Lescaut'u Nilgün Akkerman, Şule Köken ile Reyhan Görbil, Lescaut'u ise Arda Aktar ile Serhat Konukman dönüşümlü canlandırıyor.

Eserde diğer rollerde Enrique Ferrer, Efe Kışlalı, Sabri Karabudak, Mithat Karakelle, Murat Karahan, Barış Yanç, Haser Tek, Volkan Şen, Umut Kosman, Cem Akyüz, Murat Akan ve Okan Başel, Meryem Dolunay Dilek, Ayşe Özkan, Levent Akev, Erdem Gedik, Haser Tek, Yaşar Barış Çark, Berkant Coşkun ve Erdem Gedik yer alıyor.

Dünyada ilk kez 1 Şubat 1893'te İtalya'nın Torino kentinde sahnelenen "Manon Lescaut", dönemin müzik otoriteleri tarafından "gençlik tutkularını anlatan üstün bir müzikal ifade" olarak tanımlandı. Puccini'nin başarısını doruğa ulaşan ve bestecinin yaşamında kesin bir dönüm noktası olan yapıt, Türkiye'de ilk kez 1961 yılında Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelendi.

Fransız yazar Abbe Prevost'un "Şövalye Grieux ve Manon Lescaut'un Öyküsü" adlı bir anlamda kendi yaşam öyküsünü anlattığı eserinden sahneye uyarlanan yapıtın konusu şöyle:

"18. yüzyıl... Genç ve güzel Manon Lescaut, bir manastıra kapanmak üzere Paris'e gidecektir. Yanında üvey kardeşi Çavuş Lescaut ve yaşlı zengin Geronte olduğu halde Paris'e yola çıkılır. Yolda bir handa konakladıkları sırada, oradaki gençler arasında bulunan ve yaşamında aşk duygusunu hiç tatmamış olan Des Grieux ile karşılaşır. Bu karşılaşma, bir büyük aşka dönüşerek Avrupa'nın da sınırlarını aşar. Sonunda, ABD'de zor koşullarda çaresizlik içinde ölümle sonuçlanır..."

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.