Sezer: Neyi tavsiye edelim?

Balyoz davası iddianamesiyle deşifre edilen Annan Planı'nın görüşüldüğü 5 Nisan 2004 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tutanaklarına göre, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve asker üyeler arasında gergin diyaloglar yaşanıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün önerdiği tavsiye kararına Başbakan Erdoğan, "O şekliyle tavsiye kararı çıkması bu işin hiç olmaması anlamına gelir" yanıtını veriyor.
Yayınlanma tarihi: 15 Aralık 2011 Perşembe, 10:14

Sezer, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına’nın, referandum öncesi anlaşmanın yürürlüğe girmesi konusunda dünya kamuoyuna “şerh” açıklaması yapılması istemine karşı çıkıyor. Balyoz davası iddianamesinin ek klasörlerinde çıkan kritik MGK toplantısı tutanaklarına göre, 5 Nisan 2004 tarihinde arka arkaya üçüncü kez yapılan ve Annan Planı’nın değerlendirildiği MGK toplantısının sonuna doğru Sezer, Orgeneral Özkök’e dönüyor.

‘Neyi tavsiye edelim başkan?’

Cumhurbaşkanı’nın, “Bir tavsiye kararı filan gerekir mi vermemiz?” yönündeki sözleri üzerine Orgeneral Özkök, “Tabii çok tarihi bir karar. Bence bir tavsiye kararı alınmasında ben fayda görüyorum efendim” yanıtını veriyor. Sezer’in, “Bunu ne yönde yapalım Sayın Genelkurmay Başkanı neyi tavsiye edelim” sözleri üzerine Özkök, “Zannediyorum hükümet kanadı da katılıyor öyle görüyoruz ki bu onaylansın ama uygulaması Avrupa parlamentolarındaki onayı müteakip geçsin diye uygun görülürse” tespitinde bulunuyor. Erdoğan, Özkök’ün önerisine, “O şekliyle tavsiye kararı çıkması bu işin hiç olmaması anlamına gelir” yanıtını veriyor. Söze giren Cumhurbaşkanı, “Şu belki olabilir birincil hukuk konusunda bir tavsiye kararı bunu açıklamada derc etmeyiz. Kalır kendi içimizde tavsiye kararı bu duyarlılığı gösteririz ama açıklamada hiç söz etmeyiz bu tavsiye kararından olabilir. Burada kalma koşuluyla dışarıya sızmaması koşuluyla” kararını alıyor.

Sezer, Fırtına’ya karşı çıkıyor

Toplantıda, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına, referandumdan önce anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile ilgili şerh düşülmesini istiyor. Fırtına’nın, “Eğer şerh koymadan gönderirsek otomatikman işi başlatmış oluyoruz. Şerh konusunu kimden saklıyoruz. Kimden çekiniyoruz. Bu şerhi koyalım, hem Annan’a hem de Türk kamuoyuna, hem de dünya kamuoyuna yansıtalım” yönündeki sözlerine, Sezer karşı çıkıyor. Sezer, “Evet, şimdi bunu açıklamamızın o kadar çok sakıncası olur ki Rum tarafının eline koz vermiş oluruz. Şimdi açıklamakta doğacak sakıncalar efendim, 24 ile 29 arasındaki açıklamada farklı sonuçlar doğurur Sayın Fırtına. Şimdi biz karar da versek bu konuda, açıklamayı öngörmüyoruz. Şimdiden açıklamak bence zararımıza olur” diyor.

Bildirideki kelime savaşları

Toplantının sonunda hazırlanan MGK bildirisi kelime kelime müzakere edilirken hükümet üyelerinin açıklamada kendilerine destek aradığı gözleniyor. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, “Efendim 2’nci maddedeki Annan Planı’nın son şeklinin resmiyet kazanması için gerekli sürecin başlatılmasını ve hükümetin takdir ve sorumluluğu olduğu işaret edilerek ifadesi burada hükümetin takdir ve sorumluluğu bir kısım tartışmalara sebebiyet verir sanki kurul farklı farklı düşünüyormuş gibi dışarıda tatsız şeylere sebebiyet verir diye endişem var” çıkışında bulunuyor. Sezer, “Ama bu doğru Sayın Çiçek sürecin başlaması durumunda da desek süreci kim başlatacak hükümet başlatacak” karşılığını veriyor. Başbakan Erdoğan ise açıklamadaki ifadeler için, “Cumhurbaşkanım, yani plana hiç olumlu yanı yokmuş izlenimi de veriyor” diyor.

Genelkurmay Başkanı Özkök ise bildiriye şu ifadenin konulmasını istiyor: “Şimdi şöyle de diyebilir Annan Planı tümüyle incelendiğinde olumlu yanlarının yanında kimi isteklerimizin karşılanmadığı böylece her ikisi de yer alır bu da doğrusudur zaten. Olumlu yanlarının yanında veya olumlu yanları yanı sıra kimi isteklerimizin de karşılanmadığı o kadar.” Sezer, bildiri ile ilgili tartışmaların ardından, “Bu haliyle iyi sanıyorum, yoksa çıkamayacağız işin içinden” diyerek bildiriye noktayı koyuyor. Toplantının sonunda, 24 Nisan’daki referandumdan sonra MGK’nin toplanması kararlaştırılıyor.

İşte o bildiri

MGK toplantısından sonra yayımlanan bildiri şöyle oldu: “Annan Planı tümüyle incelendiğinde, olumlu yönleri yanında, kimi isteklerimizin karşılanmadığı ve planın uygulanmasında sorunların çıkabilme olasılığı bulunduğu görülmekle birlikte, konunun Türkiye ve KKTC bakımından taşıdığı duyarlılık, planın içerdiği öğelerin Türkiye ve KKTC’de ulusal yarar açısından irdelenmesinin ilgili hükümetlerce titizlikle yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede çözümün AB’nin birincil hukuku durumuna getirilmesinin önemi ve müzakere süreci içinde bu yönde Türkiye ve KKTC’ye verilen güvencelerin uygulamaya geçirilmesinin yakından ve ısrarlı bir biçimde izlenmeye devam edilmesi, Annan Planı’nın son şeklinin resmiyet kazanması için gerekli sürecin başlatılmasının hükümetin takdir ve sorumluluğunda olduğuna işaret edilerek sürecin başlaması durumunda, adadaki Türk varlığının, Türkiye’nin garantörlüğünün ve iki kesimlilik ilkesinin zayıflatılmaması amacıyla uygulamada gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi vurgulanmıştır.”

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.