"Önce kendi evinin içini düzelt"

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk Başbakan Erdoğan'ın İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından çıktığı Ortadoğu turunu eleştirdi. Türk, Erdoğan'ın, bölge ülkelerine yaptığı ziyaretlerin inandırıcılıktan uzak olduğunu belirterek, "Size demezler mi 'önce kendi evinin içini düzelt' diye?" şeklinde konuştu.
Yayınlanma tarihi: 6 Ocak 2009 Salı, 13:35

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, yeni yılın ilk Meclis grup toplantısında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. 2008 yılının dünyada ve Ortadoğu'da önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olduğunu dile getiren Türk, yılın son günlerinde İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırının ise barış umutlarının üzerine gölge gibi düştüğünü söyledi.

Ortadoğu'da yaşananlardan Türkiye'nin de gerekli ders ve sonuçları çıkarması gerektiğini savunan Türk şunları söyledi:

"Unutulmamalıdır ki; Bölgesel barış ancak iç barışın tesisiyle mümkündür. Bu gerçeği görmeyen, kendi iç barışını bir kenara bırakan sayın Başbakan'ın Ortadoğu'da barış turlarına çıkmasının bir inandırıcılığı yoktur. Size demezler mi 'önce kendi evinin içini düzelt, sonra gel bölge barışından bahset'. Kaldı ki İsrail saldırısını Türkiye'ye bir "saygısızlık" olarak nitelendiren ve 'Filistinli çocukların ahı yerde kalmayacaktır' diyen Başbakan'ın bu tepkisi de hiçbir şekilde inandırıcı ve samimi değildir. İsrail'in Gazze saldırısından önce Olmert'le Ankara'da ne konuştuğunuzu, ne gibi anlaşmalar yaptığınızı kamuoyuna açıklamak zorundasınız. Kapalı kapılar ardında olup bitenleri bilmek, kamuoyunun hakkıdır. Sizin bu saldırıdan haberiniz var mıydı Sayın Başbakan? Bunu niye açıklamıyorsunuz?"

"İsrail pilotları Konya'da eğitiliyor" iddiası

Geçmişte de Erbakan'ın İsrail'i en ağır sözlerle eleştirdiğini ancak İsrail'le stratejik işbirliği anlaşmasında imzasının olduğunu kaydeden Türk, Başbakan Erdoğan'ın da bugün aynı geleneği sürdürdüğünü söyledi. Türk "Filistin'de yaşanan katliamdan İsrail kadar bu saldırıdan haberdar olan ülkelerin de tarih önünde sorumluluğu vardır. Bu gerçekleri gizleyemezsiniz. Yıllardır Filistin'e bomba yağdıran İsrail pilotlarının Türkiye'de, Konya'da eğitildiği iddia ediliyor. Bu çok ciddi bir iddia ve hükümetin bu konuda kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor. Bu gerçekler aydınlatılmadan kalkıp İsrail'i kınamanızın bir inandırıcılığı yoktur. Samimiyseniz İsrail'le yaptığınız askeri ihale anlaşmalarını iptal edin, ilişkilerinizi askıya alın. Ama buna ne cesaretiniz ne de gücünüz yeter. Çünkü göbekten bağlısınız." dedi.

"2009'u Kürt sorununun çözüm yılı ilan edelim"

Konuşmasında 2008'i değerlendiren geçen yılın insan hakları açısından karanlık bir yıl olduğunu belirterek demokratikleşme açısından kayıp bir yıl olsa da AKP gerçeğinin ortaya çıkartılması açısından kazanım yılı olduğunu savundu. 2009 yılında da demokrasi mücadelesinin süreceğini ifade eden Türk, yeni yılın barış ve demokrasi cephesi ile statükocuların mücadelesine sahne olacağını söyledi. Türk AKP'ye "Siyasal iktidarı bu noktada uyarıyoruz. 2008 yılında izlediğiniz politikalarla ülkeye bir yıl kaybettirdiniz ve çözümünü bekleyen sorunlar dağ gibi birikti. Gelin bir yıl daha kaybettirmeyin bu ülkeye. 2009'da yeni bir sayfa açalım. İşe yeni bir Anayasa'dan başlayabilirsiniz. Getirin yeni bir Anayasayı Meclis gündemine ve Türkiye'de önemli bir değişim sürecini hep birlikte başlatalım. 2009'u Kürt sorununun çözüm yılı ilan edelim" diye seslendi.

"TRT'nin Kürtçe kanalı Kürtlerin mücadelesinin sonucudur"

Türk, TRT'nin Kürtçe kanalının 1 Ocak'ta test yayınına başladığını hatırlatarak bunun Kürt halkının yıllardır sürdürdüğü mücadelenin kazanımı olduğunu ifade etti. Kürtçe kanalın yayına başlamasının sorunun çözümü anlamına gelmediğine işaret eden Türk 12 Eylül'ün ürünü olan anayasanın değişmesi, Seçim Yasası ile Siyasi Partiler Yasası'nda Kürtçe'yi yasaklayan düzenlemelerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Türk şöyle konuştu:
"Kürtçe, devlete ve hükümete serbest ama DTP'ye ve Kürtlere yasak. İşte Türkiye'nin geldiği nokta budur. Geçmişteki 'Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz' zihniyetinin bugünkü yansımasıyla karşı karşıyayız. Eğer hükümet samimiyse ve Kürtleri bir halk olarak gördüğünü kabul ediyorsa derhal yeni Anayasayı meclis gündemine getirmelidir. TRT'den yayın başlatılabildiğine göre demek ki, istenirse adım atılabiliyormuş. Kıyamet de kopmuyormuş. O halde diğer adımları da atın. Buna iradeniz var mı? Aksi taktirde TRT bir seçim yatırımı olarak kalacaktır. Ama biz buna izin vermeyeceğiz. Kürtlerin seçimler öncesi bir kez daha oyalanması ve aldatılmasına izin vermeyeceğiz. Eğer hükümet bunun bir seçim malzemesi olmadığını iddia ediyorsa o halde diğer çözüm adımlarını da içeren kapsamlı demokratikleşme projesini hayata geçirmelidir."

Tansiyonu yükseldi

Türk'ün konuşmasını tamamladıktan sonra kürsüden inerken sendelediği görüldü. Türk'ün tansiyonunun yükseldiği belirtilirken, kendisine serum verildi ve bir süre Meclis revirinde dinlendi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.