Gelecekte kimin sözü geçecek?

Gelecekte ülkeler üzerinde kim söz sahibi olacak bilmiyoruz ama suyu çok iyi kullanan, kendi kendine yetebilecek gıda üretimine sahip olan, kısıtlı da olsa enerji kaynaklarını çok doğru kullanan ülkelerin söz sahibi olacağı kesin.
Yayınlanma tarihi: 9 Ocak 2009 Cuma, 09:00

Erciyes Üniversitesi (EÜ) İzzet Bayraktar Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Kaya, ''Su kaynaklarını elinde bulunduran, suyu çok iyi kullanan, kendi kendine yetebilecek gıda üretimine sahip olan, kısıtlı da olsa enerji kaynaklarını doğru kullanan ülkeler gelecekte söz sahibi olacak'' dedi.

Prof. Dr. Kaya, tarih boyunca fosil kaynaklı enerji alanları (petrol, kömür), ırk ve din ayrıcalığı gibi nedenlerle ülkeler arasında savaş ve çatışmalar yaşandığını, son zamanlarda ise ekonomik nedenlere dayalı savaşlar görüldüğünü ifade etti.

Prof. Dr. Kaya, insanoğlunun, bulduğu enerjiyi bir şekilde kullandıktan sonra ikinci defa başka bir amaçla da kullanmanın yollarını aradığını kaydederek, şöyle konuştu:
''İnsanoğlu hovardaca harcadığı enerji kaynaklarının giderek azaldığını görünce bu enerjiyi tekrar tekrar kullanmanın yollarını aramaya başladı. Bununla da enerji ihtiyacını artık karşılayamaz hale geldi. İnsanoğlu yeni enerji kaynakları bulmak zorunda. Artan insan nüfusu nedeniyle gıda ve doğal kaynaklar stratejik hale geldi. Bundan sonra insanoğlu gıdayı, çevreyi ve enerji kaynaklarını çok akılcı kullanmak zorunda.''

Suyun stratejik önemi

Dünyanın üçte ikisi suyla kaplı olmasına rağmen kullanılabilir ve içilebilir su kaynaklarının hızla azaldığını, yok olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kaya, ''Artık su çok stratejik hale geldi. Kabileler, küçük topluluklar arasında geçmişte yaşanan su çatışmaları, günümüzde çok daha büyük ölçekli yaşanabilir'' dedi.

Türkiye'nin de 3 tarafının denizlerle çevrili olmasına, çok sayıda ırmak ve göllere sahip olmasına rağmen su zengini değil su fakiri bir ülke olduğunu savunan Kaya, şöyle konuştu:
''Bugüne kadar suyu çok kötü kullandık. Suyu idareli ve yerinde kullanmalıyız. Dicle ve Fırat gibi sınır aşan nehirlerimiz var. Bu nehirlerden, uluslararası anlaşmalar gereği, bu nehirlerin geçtiği komşumuz olan ülkeleri de yararlandırmalıyız.
Bütün dünyada olduğu gibi küresel ısınma nedeniyle Türkiye'de de iklim değişti. Örneğin, bundan 15-20 yıl önce Erciyes Dağı'nın zirvesinde 25 metre derinliğinde buzul vardı ancak bu buzul eridi, yok oldu gitti. Kayseri'de 15-16 metre derinlikten su çıkarken şimdi suyu bulabilmek için 200 metre derinliğe inmek gerekiyor.''

Dünyadaki yaşam döngüsünde suyun çok önemli yeri olduğunu kaydeden Kaya, çocuklara aileden başlanarak okullarda suyla ilgili temel eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.