"Balbay her bedeli ödedi"

Tanıklık Günleri'nde TGC Başkanı Orhan Erinç ve Cumhuriyet Gazetesi yazarı Şükran Soner konuştu.
Yayınlanma tarihi: 7 Haziran 2012 Perşembe, 06:56

Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun (GÖP) tutuklu gazeteciler için başlattığı “Tanıklık Günleri”nin ikinci gününde, MustafaBalbay, Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Çağdaş Kaplan, Yürüyüş dergisi muhabiri Naciye Yavuz, Özgür Halk DergisiYazıişleri Müdürü Ömer Faruk Çalışkan, Heviya Jine’nin editörü Sultan Şaman için bir araya gelindi. Tutuklu gazetecilerin aileleri ve mesai arkadaşları, sindirilmiş bir medya olduğunu belirterek, Buraya gelen gazetecilerin bu sektörde iş bulmasının imkanı olmadığına dikkat çekti.

İlk konuşmayı yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Orhan Erinç, 102 gazetecinin terörist suçlamasıyla tutuklu olduğunu belirterek, "Biz meslektaşlarımızın gazetecilik faaliyetleri, özel arşivleri, haber kaynaklar ile konuşmaları nedeniyle yargılandıklarına inanıyoruz" dedi.

Erinç 2005 yılında Türk Ceza Yasası ile Terörle Mücadele Yasası değiştirilirken yapılan yoruma açık suç tanımlarına ve ölçüsüz hapis cezalarına karşı çıktıklarını söyleyerek "Adliyelerdeki 10 bin dolayında soruşturma ve kovuşturma dosyasının varlığı bizleri haklı çıkardı" dedi. 3’üncü yargı paketi ile karara bağlanmış ya da sürmekte olan soruşturma ve kovuşturma dosyalarının yok sayılmasına yönelik hükümler getirileceğini anımsatan Erinç,
"Ancak yok sayılacak dava ve soruşturmaların dayanağı olan yasa maddelerindeki suç tanımları değiştirilmeyeceği, aksine hapis cezalarının arttırılacağı için sanık gazeteci sayısı kısa bir süre sonra yine 10 binlere yaklaşacaktır" dedi.

Erinç, Terörle Mücadele Yasası’ndaki yoruma açık suç tanımlarının yozlaştırılarak başta gazeteciler olmak üzere her meslekten kişilerin terörist olarak suçlanmasının silahlı terörle mücadeleyi de olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını ya da yetkilerinin sınırlandırılmasını isteyen Erinç, “Terörle Mücadele Yasası’ndaki suç tanımlarının yoruma açık olmaktan çıkartılmasının” zorunluğuna da dikkat çekti. Erinç, “Biz gazeteciler yargılanmasın demiyoruz. Tutuksuz yargılanmalarını ve mesleklerini yapmaktan men edilmelerinin önlenmesini istiyoruz” dedi.

Uzun tutukluluk sürelerinin yasaları yapanlar ya da yönlendirenler tarafından da eleştirildiğine dikkat çeken Erinç, “Ancak bunun bir saptama mı, yoksa yargının bağımsız olmadığına ilişkin değerlendirmelere yönelik ve yargının bağımsız olduğunu anlatmaya yönelik bir yöntem mi olduğunu bilemiyoruz. Bekleyip göreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Gazetecilere Özgürlük Platformu’nun, Türkiye’de ilk kez 93 meslek örgütünü bir araya getirdiğini belirten Erinç, “Bu birliktelik bile Türkiye’de gazetecilik yapma koşullarının ve ifade özgürlüğünün durumunu açıklamaya yeterli bir göstergedir. Dilerim ki hapisteki gazeteci arkadaşlarımızın da aramızda olduğu, ifade özgürlüğünün iyileştirilmesini isteyen daha başarılı toplantılar yapabilelim” dedi.

‘BALBAY HER BEDELİ ÖDEDİ’

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Şükran Soner Ergenekon davasında yargılanan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’a tanıklık etti.

Soner, “Tutuklu meslektaşlarımız için bu kavgayı büyütmek zorundayız. Balbay, tutuklu gazetecilerin öncülüğünü yapmak için içeride her bedeli ödedi ve ödemeye devam ediyor” dedi.

Soner, Balbay’ın, 2009’da sivil darbenin simge ismi olarak tutuklandığını ifade ederek, “Donanımlı bir gazeteci olarak içeride olağandışı güçle üretmeye başladı. Bu süreçte yaşananları dünyaya ve ülkemize ulaştırırken diğer arkadaşlarımızın da sesi oldu. Milletvekili seçilmesiyle de tutuklu gazetecilerin sesi olma özelliğini bir başka savaş alanında kazandı” dedi.

12 Mart ve 12 Eylül dönemlerine göre tutukluların daha çok tecrit ve esir edildiklerini vurgulayan Soner, şöyle konuştu: “Bu koşullar gazeteciler olarak da ne kadar teslim alındığımızın göstergesi. Ele geçirilmiş, tehdit altında satın alınmış bir medya söz konusu. Arkadaşlarımız buraya gelemiyor. Buraya gelirlerse ne iş bulabilirler ne de herhangi bir kanalda program yapabilirler. Bugün burada daha mesleklerinin başında tutuklanmış genç arkadaşlarımız için de özgürlük talep ediyoruz. Bu genç arkadaşlarımız tahliye olsalar dahi damgalandıkları için yaygın medyada iş bulamayacaklar. Bu damgalanmadan aileleri de paylarına düşeni alıyor.”

‘DOĞRULARI YAZAN HEDEFTE’

Çağdaş Kaplan’ın babası Nesim Kaplan da “Gazeteci doğruları yazdığı zaman hedef olur. Çağdaş da bu nedenle devlet tarafından hedef seçildi” dedi. Eyleme TGS Başkanı Ercan İpekçi, CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, CananKaftancıoğlu ve EMEP yöneticileri de destek verdi. (7 Haziran 2012)

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.