Büyükanıt Ergenekon'u yorumladı

Katıldığı bir panel öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan, Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt Ergenekon davasına ilişkin, ''yasal sürece hiç dikkat edilmeden gazetelerde çarşaf çarşaf bilgiler yer aldığını, bunların soruşturmanın gizliliğini ihlali olduğunu'' söyledi.
Yayınlanma tarihi: 15 Ocak 2009 Perşembe, 12:48

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Beykent Üniversitesi'nin Taksim'deki yerleşkesinde düzenlenen ''60. Yılında NATO'' başlıklı panel öncesinde basın mensuplarının güncel konulara ilişkin sorularını cevaplandırdı.

Buraya NATO ile ilgili panele geldiğini ve güncel bir değerlendirme yapmak istemediğini dile getiren Büyükanıt, ''Yıllarca bu konularla ilgilendim. Panele izleyici olarak geldim. Eğer bir yorumum, bir sorum olursa onları da gündeme getireceğim. Ama güncelle ilgili bir şey söylemek istemiyorum. Doğru da değil'' dedi.

Büyükanıt, bir gazetecinin, ''Gelişmeleri takip ediyor musunuz?'' sorusu üzerine, basından ve televizyondan izlediğini söyledi.

Gazetecinin, ''Kamuoyu sizin görüşlerinizi çok merak ediyor. Eski genelkurmay başkanısınız, bir iki kelimeyle bize bir şeyler söyler misiniz?'' sözleri üzerine Büyükanıt, ''Şöyle bir gerçek de var tabii, yürümekte olan yasal bir süreç var. Maalesef görüyorum ki Türkiye'de bu yasal sürece hiç dikkat edilmeden gazetelerde çarşaf çarşaf bilgiler yer alıyor. Bunlar soruşturmanın gizliliğini ihlaldir'' diye konuştu.

Büyükanıt, gazetecinin, ''Bilgi kirliliği var mı?'' sorusuna ''Hem de çok. Şimdi ben Şemdinli olayında bir astsubayı övdüğüm için beni neredeyse idam edeceklerdi. Oysa ben onu övdüğüm zaman -ki emrimde çalıştı- daha henüz yasal bir süreç başlamamıştı. O astsubay, serbest vatandaştı. Neler olduğunu sizler de biliyorsunuz ama şimdi görüyorum devam eden bir yasal süreç, gerçekten ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış bunları bilmiyoruz. Ama hepsi yer alıyor'' karşılığını verdi.

''Emekli paşaların Başbakan'ın talimatıyla salıverildiğine ilişkin haberler de var ne diyeceksiniz?'' sorusuna karşılık Yaşar Büyükanıt, ''Üst makamdaki insanlar birbirleriyle otururlar, konuşurlar. Ben de bunu yaptım. Çok doğaldır. Ama şimdi orada neler konuşuldu biliyor muyuz? Neler konuşulduğunu bilmeden, (efendim böyle olmuştur, şöyle olmuştur) diye yorum yapmak, sadece bir maç sonucunu tahmin etmek gibi bir şeydir, açık söyleyeyim'' diye konuştu.

Emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt, ''Önümüzdeki günler için bir öneriniz var mı?'' sorusu üzerine, ''Toplumun sakin olması lazım. Bu gerilim ortamından kurtulması lazım. Tek söyleyeceğim bu'' dedi.

Büyükanıt, ''Bilgi kirliliğinden bahsettiniz, kasıtlı mı yaratılıyor?'' sorusunu, ''Basın mensupları benden daha iyi bilir. Onlara bilgiler nerelerden gelir, onlar daha iyi biliyor. Ben bilmiyorum ki... Ama yürütülmekte olan soruşturmaya ait bilgiler, gazetelerde, yayın organlarında çıkıyorsa, doğrudur, yanlıştır onu da bilmiyorum. Ama metot doğru değil, onu söylemek istiyorum'' diye yanıtladı.

Yaşar Büyükanıt, ''Gazze'ye Türk askerinin gidip gitmeyeceğine'' ilişkin soru üzerine de ''Dünyanın en dayanıksız tüketim malzemesi bilgidir. Bugün bilirsiniz, yarın bilmezsiniz. Bilmiyorum ki...'' dedi.

İsrail'in kara harekatına devam ettiğinin ve dünyanın tepkisini çektiğinin hatırlatılması üzerine Büyükanıt, ''Bunlar dünya barışı açısından çok elim, çok üzüntü verici. Bunu kabul etmek lazım. Bunda da aşırıya kaçmamak lazım diye düşünüyorum'' diye konuştu.

Söz sahibi olduğumuz tek uluslararası örgüt NATO'dur

Yaşar Büyükanıt, ''NATO'yu beğenirsiniz beğenmezsiniz, bizim eşit söz sahibi olduğumuz tek uluslararası örgüt NATO'dur'' dedi.

''60. Yılında NATO'' konulu panele izleyici olarak katılan Büyükanıt, oturumun ardından söz alarak konu hakkındaki görüşlerini dile getirdi. Büyükanıt, gerek soğuk savaş döneminde, gerekse Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde NATO'da görev yaptığını, ayrıca Genelkurmay Başkanlığı süresince de NATO'nun askeri komite üyesi olduğunu hatırlatarak, NATO'nun soğuk savaş döneminde süreci çok iyi yönettiğini, savaşmadan bir savaş kazandığını ve bunun sonucunda da Sovyetler Birliği'nin ve Varşova Paktı'nın dağıldığını kaydetti. Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı'nın dağılma sürecinde NATO'nun büyük bir şaşkınlık da yaşadığını anlatan Büyükanıt, 11 Eylül döneminin ise NATO'nun önemli bir dönemeç noktası olduğunu söyledi.

Büyükanıt, NATO'nun Afganistan'da var olduğunu anımsatarak, Türkiye'nin Afganistan'da iki kez güvenlik yardım kuvvetinin liderliğini yürüttüğünü ve Türkiye'nin oraya terörle mücadele için çekilmek istendiğini dile getirdi. Genelkurmay Başkanlığı döneminde ''Türkiye, terörle mücadele etmek için bir tek askerini Afganistan'a sevk etmez'' dediğini hatırlatan Büyükanıt, Türk askerinin kendi ülkesinde pek çok şehit verdiğini, halkın şehitlerini bağrına basıp, ''Vatan sağ olsun'' diyebildiğini, ancak Afganistan'da terörle mücadeleye girişilip oradan Türkiye'ye şehit gelmesini istemediklerini vurguladı.

Türkiye'ye hiçbir şey dayatılamaz

Türk askerinin Afganistan'da terörle mücadele içerisine çekilmesi yönündeki politikanın hala sürdüğünü da kaydeden Büyükanıt, NATO'da Türkiye istemeden hiç kimsenin Türkiye'ye hiçbir şey dayatamayacağını belirtti. Büyükanıt, ''NATO'yu beğenirsiniz beğenmezsiniz, bizim eşit söz sahibi olduğumuz tek uluslararası örgüt NATO'dur. Eğer NATO hoşunuza gitmeyen şeyler yapıyorsa hata onlarda değil, o kararları onaylayan sizlerdedir'' diye konuştu.

NATO'nun Güney Kıbrıs'ı NATO mekanizmalarına katmak istediğini, ancak bunu Türkiye'nin engellediğini söyleyen Büyükanıt, NATO'da 26 üye ülke bulunduğunu ve Genelkurmay Başkanlığı döneminde bu isteğe 25'e 1 karşı çıktığını söyledi.

AB'nin, genişletilmiş Karadeniz ile ilgili bir projesi olduğunu ve proje içerisine Ermeni sorunu ile Karabağ sorununu da dahil etmek istediğini dile getiren Büyükanıt, gençliğinde izlediğini belirttiği bir tiyatro oyununa atıfta bulunarak, ''NATO'dan, AB'den şikayet etmeye hakkımız yok. Önemli olan bizim ne yaptığımızdır. Şikayet etmeden önce bizim politikaları iyi belirlememiz lazım. Bunlar, ifa kabiliyeti olan politikalar olmalı'' dedi. Büyükanıt, bir tarihte, ''Bizim Irak politikamız yok'' dediğini de hatırlattı.

NATO-Rusya ilişkilerine de değinen Büyükanıt, Rusya'nın NATO'ya, ''Varşova Paktı üyelerini aldınız ve bir cephe kurdunuz'' dediğini söyledi. Büyükanıt, Rusya'nın endişelerini kulak ardı etmemek gerektiğini kaydederek, Türkiye'nin özellikle Karadeniz'de Rusya ile aynı görüşleri paylaştığını hatırlattı.


Panel

Panelde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de NATO'nun tüm kararları oy birliğiyle aldığını ve Türkiye'nin onayı olmadan bir karar alamayacağını belirterek, NATO'da ülkelerin hak ve çıkarlarını cesaretle koruyabildiklerini söyledi.
Öymen, NATO ile AB'nin ilişkilerine de değinerek, NATO ile Rusya arasında terörle mücadelede işbirliği bulunmasına rağmen, NATO ile AB arasında böyle bir işbirliği olmadığını anlattı.

Türkiye'nin NATO açısından çok önemli olduğunu ve NATO'dan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çekilmesi halinde NATO'nun duvarlarının çökeceğini ifade eden Öymen, Türkiye'nin NATO'da güçlü ve söz sahibi olduğunu ve masaya oturduğunda IMF ile masaya oturmuş gibi olamayacağını belirtti.

Bir soru üzerine, Türkiye'nin NATO'ya değil, kendisine güvendiğini dile getiren Öymen, ''Güney Kıbrıs'ı NATO'ya almak istiyorlar ama alamıyorlar, çünkü Türkiye izin vermiyor'' dedi. Öymen, NATO'nun dünyada gerekli olmaya devam ettiğini de belirterek, Türkiye'nin, tek söz sahibi olduğu bu uluslararası örgütte kalmasının önemini vurguladı. Öymen, Gümrük Birliği'ne ilişkin soru üzerine de AB'nin, Türkiye üyelik için adım attıkça kapılarını kapattığını ifade ederek, o nedenle Türkiye'nin makul bir sürede AB üyesi olmaması durumunda Gümrük Birliği'ni gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

Bir öğrencinin, Cumhuriyet mitinglerine ilişkin sorusu üzerine de Öymen, ''sivil toplum örgütlerinin, askeri peşine takmak gibi bir niyet taşımasının doğru olmadığını, bu örgütlerin demokratik haklarını sonuna kadar kullanmaları gerektiğini'' kaydetti.
Türkiye'de son dönemlerde yaşanan gelişmelere de işaret eden Öymen, olan bitenin uluslararası boyutları bulunduğuna dikkati çekerek, geçmişte İran, İtalya ve Şili'de yaşananlara bakılması durumunda Türkiye'de yaşananların daha net görüleceğini söyledi.

Öymen ayrıca, ''Türkiye gibi stratejik açıdan önemli ülkelerde, o ülkenin menfaatini her şeyden üstün tutan insanların iktidar olmasını engelleyen insanlar bulunduğunu'' ifade etti.

Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Köni de ''NATO'nun, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi çalışmadığı için uluslararası güvenliği sağlayacak ABD güdümünde bir örgüt haline geldiğini'' savundu. Köni, Obama'nın görüşlerini de yakından takip ettiğini ifade etti.

Panelde konuşan emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu da Türkiye'nin NATO'ya girme sürecini anlatarak, NATO'nun genişlemesinin Türkiye'nin avantajına olmadığını, NATO ile devam etmenin Türkiye'nin güvenliği açısından önemli olduğunu söyledi.

Güney'in sözleri

Bu arada, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen, panel çıkışında gazetecilerin, ''Tuncay Güney, dün akşam TRT'de yaptığı konuşmada, 'Mahir Kaynak deşifre olduğu için CHP'nin başında Deniz Baykal var' dedi. Ne düşünüyorsunuz?'' şeklindeki sorusu üzerine, ''Bu soruyu bir psikoloğa sorsanız daha iyi olur. Bu gibi beyanlar ancak sağlıklı olmayan ruh halini yansıtıyor'' dedi.

Öymen, bir gazetecinin, Güney'in TRT'ye çıkmasını nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine de ''TRT Şeş de çıktı. Şeş, tavlada da kullanılır, ama TRT'nin değeri bizim gözümüzde hep yektir'' şeklinde konuştu.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.