Kapat

Son Haberler

A+ A-

Hukuk Muhakemeleri Kanunu değişiyor

Mahkemeler, tarafların rızası olmak şartıyla, kendilerinin veya vekillerinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına izin verebilecek. Tanık, bilirkişi veya taraflardan biri, başka bir yerden elektronik araçlarla dinlenebilecek.
Yayınlanma tarihi: 29 Ocak 2009 Perşembe, 17:43

TBMM Adalet Komisyonu, 458 maddelik Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısı'nın bugün 72 maddesini görüştü. Bu maddelerden 66'sı kabul edilirken, 6'sı daha sonra görüşülmek üzere bırakıldı. Tasarının bugün kabul edilen maddelerine göre, adli tatil, her yıl, 1 Ağustos'ta başlayacak, 5 Eylül'de sona erecek.

Eda (tahsil) davası yoluyla mahkemeden, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya ya da yapmamaya mahkum edilmesi istenebilecek. İnşai (yenilik doğuran) dava yoluyla da mahkemeden, yeni bir hukuki durumun yaratılması, hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması talep edilebilecek.

'Topluluk davaları'

Dernekler ve diğer tüzel kişiler, üyelerinin veya temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için kendi adlarına dava açabilecek. İlk itirazlar; ''kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı ve iş bölümü itirazı'' şeklinde olacak. Mahkemeler, dava dilekçelerini elektronik ortamda da kabul ve kayıt edebilecek. Dava, dilekçenin mahkemeye kaydedildiği tarihte açılmış sayılacak.
Dava dilekçesinde, mahkemenin adı, davacı ile davalının adı, soyadı ve adreslerinin yanı sıra; dava konusunun değeri ve iddia edilen her bir olayın hangi delillerle ispat edileceği de yer alacak.

Avans ödemesi

Tasarıda, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçmek amacıyla da düzenleme yapıldı. Buna göre, davacı, yargılama harçları ile her türlü tebligat ücreti, keşif gideri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi yargılama giderlerini karşılayacak tutarı, dava açarken ''avans'' olarak mahkeme veznesine yatıracak.

Avans miktarı, davanın türü ve özelliklerine göre, her yıl Adalet Bakanlığı'nca ilan edilecek gider avansı tarifesine göre belirlenecek. Avansın yeterli olmadığının anlaşılması halinde, mahkeme, eksikliğin tamamlanması için davacıya 15 günlük kesin süre verecek. Dava dilekçesi, mahkemece davalıya tebliğ edilecek. Davalı, cevap dilekçesini kendisine tebliğinden itibaren 15 gün içinde verecek.

Uzlaşmaya teşvik

Mahkeme dışı çözüm yolları ile uzlaşmayı mümkün kılacak ve teşvik edecek bir alt yapının oluşturulmasını öngören tasarıyla yeni bir yargılama aşaması olarak, ön inceleme getiriliyor. Ön inceleme, esasa girilmeden mahkemece yapılacak ilk inceleme aşaması olacak. Buna göre, mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapacak. Mahkeme, ön incelemede, dava şartlarını ve ilk itirazları inceleyecek. Uyuşmazlık konularını tam olarak belirleyecek olan mahkeme, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapacak.

Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan, tahkikata geçilemeyecek ve tahkikat için duruşma günü verilemeyecek. Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verecek, gerektiği takdirde kararını vermeden önce, tarafları bu konuda ön inceleme duruşmasında dinleyebilecek.

Ön inceleme duruşması

Tasarıya göre, mahkeme, incelemeyi tamamladıktan sonra, tarafların sulh olmalarını sağlamak, sulh olmayacaklarsa uyuşmazlık noktalarını tespit edebilmek amacıyla, ön inceleme için duruşma günü tespit ederek taraflara bildirecek. Çıkarılacak davetiyede, ''taraflara sulh için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve diğer tarafın, onun muvafakatı olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği veya değiştirebileceği'' ihtarına da yer verilecek.

Hakim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinleyecek. Daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit edecek. Ön inceleme, tek duruşmada tamamlanacak. Zorunlu olan hallerde bir defaya mahsus yeni bir duruşma günü tayin edilecek.
Hakim, yargılamayı basitleştirmek veya kısaltmak için re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine tahkikatın her aşamasında iddia veya savunmalardan birinin veya bir kısmının diğerinden önce incelenmesine karar verebilecek.

Taraflar, kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremeyecek. Ancak, bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme delilin sonradan gösterilmesine izin verebilecek. Mahkemeler, resmi çalışma gün ve saatlerinde görev yapacak. Ancak, zorunluluk veya gecikmesinde zarar olan hallerde; keşif, delillerin tespiti gibi işlemler, resmi tatil günleri ve çalışma saatlerinin dışında da görülebilecek.

Telekonferansla duruşmalara katılım

Tasarıyla, modern teknoloji ve Ulusal Yargı Ağı Projesinin (UYAP) sağlayacağı olanaklarla duruşmaya gelemeyenlerin, internet ve telekonferans gibi yöntemlerle bulundukları yerden duruşmaya katılabilmelerine de olanak sağlanacak. Buna göre, mahkemeler, tarafların rızası olmak şartıyla kendilerinin veya vekillerinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine izin verebilecek.
Tarafların rızası olmak kaydıyla tanık, bilirkişi veya taraflardan biri, başka bir yerden elektronik araçlarla dinlenebilecek. Dinleme, ses ve görüntü olarak aynı anda duruşma salonuna nakledilecek

Kayıt ve yayın yasağı

Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndaki hükme paralel düzenlemeye yer verilen tasarıya göre, duruşma sırasında fotoğraf çekilemeyecek ve hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamayacak. Ancak, dava dosyasında saklı kalmak kaydıyla yargılamanın zorunlu kıldığı hallerde, mahkemece çekim yapılabilecek ve kayıt alınabilecek. Bu çekim ve kayıtlar ile kişilik haklarını ilgilendiren konuları içeren dava dosyası içindeki her türlü belge ve tutanak, mahkemenin ve ilgili kişilerin açık izni olmadıkça hiçbir yerde yayımlanamayacak. Kayıt ve yayın yasağına aykırı davranan kişi hakkında, TCK'nın 6 aya kadar hapis cezasını öngören 286. maddesi uyarınca işlem yapılacak.

Tutanaklar, hakim ve katip tarafından derhal imzalanacak. Tutanağa imza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınacak, bunun hangi parmak olduğu da belirtilecek.
Aynı yargı çevresinde yer alan, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her aşamasında birleştirilebilecek. Yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi için, birlikte açılan davalar da sonradan ayrılabilecek. Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine, taraflardan her birinin isticvabına (tarafın sorguya çekilmesi) karar verebilecek.

'Arabuluculuğun getireceği sistem şeriat mahkemeleridir'

Tasarının, ''hakimin, tarafları, ön inceleme sırasında arabuluculuğa teşvik etmesini öngören'' maddesi tartışıldı.

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, maddeyi eleştirerek, şöyle konuştu:
''Yeni bir sınıf mı yaratılmaya çalışılıyor? Arabuluculuk sistemi, hukuk sistemini sarsacak uygulamalara yol açacak bir düzenlemedir. Arabuluculuğun getireceği sistem, şeriat mahkemeleridir. Türkiye'nin çağdışı olmasına yönelik hiç bir uygulama, konuşma, eylem bu çatının altında olamaz, konuşulamaz. Türkiye, 1923'te yolunu, çağdaşlaşmadan yana çizdi. Bu çizgiden sapamaz. Arabulucu kim olacak? Arabulucu ne yapacak? Tarafları anlaştırmaya çalıştıracak. Zaten, taraflar önceden anlaşsalardı, mahkemeye gelmeyeceklerdi. Yargıç, önüne gelen dosyaya göre karar vermeli, arabulucu ile uğraşmamalı. Türkiye, bu sistemle tarikat reislerinin verdiği kararlarla yönetilen bir ülke haline gelir. Türkiye'yi telafisi olanaksız başka yerlere sevkeder. Bu yüzden, hukukta başka yollar aramayın.''

'Adalet Komisyonu sigortadır'

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya da Cumhuriyet'in değişmezlerini açık veya örtülü olarak değiştirebilecek hiç bir konunun Meclise gelemeyeceğini söyledi. Milletvekillerinin yaptıkları yemine sadık olduklarını belirten İyimaya, ''Adalet Komisyonu, böylesi girişimlere karşı sigortadır'' dedi.

İki haftalık çalışmanın ardından, tasarının 162 maddesi kabul edildi.

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası'nda değişiklik

TBMM Genel Kurulunda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasında değişiklik öngören tasarının 1 maddesi daha kabul edildi.

Tasarının 3. maddesi üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 2008 rakamlarına göre Türkiye'de yapılan arkeolojik kazı sayısının 136 olduğunu, bu kazıların 93'ünün Türk bilim adamları, 43'ünün de yabancılar tarafından yapıldığını söyledi. İl özel idareleri ile belediyelere kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirecekleri projeler için kaynak aktarılmasına yönelik eleştirilere yanıt veren Günay, merkezi denetimin devam edeceğini, ancak yerel inisiyatifin de kültür varlıklarının korunmasına yönelik sürece dahil edildiğini belirtti. Günay, Kültür ve Turizm Bakanlığına, sanatçıdan, uzmana kadar bütün personelin sınavla alındığını kaydetti.

TBMM Başkanvekili Eyyüp Cenap Gülpınar, tasarının 4. maddesi üzerindeki görüşmeler devam ederken, çalışma süresinin dolduğunu belirtti ve 3 Şubat Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Cumhuriyet İMECESİ