Kapat

Son Haberler

A+ A-

"Devlet tektir, tekliği hayatidir"

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Susurluk ve Ergenekon gibi davalarının tartışıldığı şu dönemde 'Derin Devlet' konusuna açıklık getirdi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dışında bir hayali devleti tasavvur etmenin yanlış olacağını vurgulayan Demirel, "Devlet, güvenilmesi gereken bir kurumdur. Tektir, tekliği hayatidir" dedi.
Yayınlanma tarihi: 1 Şubat 2009 Pazar, 07:42

Susurluk davasının ardından dalga dalga yaşanan Ergenekon Soruşturması ülke gündemini yoğun bir şekilde meşgul ederken, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 'Derin Devlet' tartışmalarına son noktayı koydu. Demirel, devletin, güvenilmesi gereken bir kurum olduğunu belirterek, "Devlet, tektir, tekliği hayatidir" dedi.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Ergenekon'dan, Gazze'ye, ekonomik krizden, ABD Başkanı Obama'ya kadar bir çok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Demirel, önümüzdeki hafta yayınlanacak Eko Enerji Dergisi'ne yaptığı açıklamalarda, 'derin devlet vardır, yoktur' tartışmalarına net yanıt verdi. Türkiye'de bir tane devlet olduğunun altını çizen Demirel, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dışında bir hayali devlet tasavvur etmek yanlıştır. Bütün hikaye, bu devleti kendi kuralları içerisinde kanunlarına göre işletmektir. Devlet, güvenilmesi gereken bir kurumdur. Tektir, tekliği hayatidir. Bir tanedir. Birden fazla değildir" diye konuştu.

"Orduya siyaset girmemeli"

Ergenekon soruşturmasında askerlerin de gözaltına alınması ile devam eden sürecin toplumda rahatsızlık yarattığına işaret eden Demirel, bir ülkeyi tahrip etmenin yolunun orduyu tahrip etmekten geçtiğini ifade etti. "Orduyu tahrip etmek, orduyu parçalamakla olur" diyen Demirel, şöyle konuştu:
"Orduyu parçalamanın yolu ordunun içine siyaset sokmaktır. Onun içindir ki biz darbe yapan, ihtilale giren orduların daima kendi içlerinde bölünmesinden korkarız. Yani, genel olarak siyasetçi bundan korkar. Onun için eğer bir ordu siyasetin içine girmişse, bir an evvel siyasetin içinden çıkması, arınması, yeniden asli görevine oturması lâzımdır"

Bazı eski ordu mensuplarının ve bazı muvazzaf kişilerin, Ergenekonla ilişkili olduğu iddiasıyla tutuklandığını hatırlatan Demirel, "Ortaya bir iddianame konmamış olmasına rağmen, tutuklama devam ediyor. Bu rahatsızlık meydana getiriyor. Ama, buna bir çare bulunabilmiş değil. Eğer bir tarafta, hakikaten bir yerlerde silah varsa, bir darbe hareketine bir irtibat varsa, 'buna dokunmayın' demek mümkün değil. Ama var ihtimaline karşı, var şüphesiyle olmayan birtakım kişileri de işin içine dahil ediyorsanız, bu incitici. Zaten bunları ayırt etmek de fevkalâde zor" şeklinde konuştu.
Demirel, soruşturma kapsamında özenle hareket edilmesinin büyük önem taşıdığını da belirterek, "Ne zaman, 'ülke uçurumun kenarına geldi, iç savaşa gidiyoruz, yahut Türkiye çöküyor' iddiasını asker bayrak yapar, o, darbeye varır. Türkiye, bunu birkaç defa yaşadı. Buna bir ad bulmak isterseniz, o zaman asker Devlet'tir. Derindeki Devlet'tir. Yahut, Derin Devlet'tir" dedi.

"Erkler toplantısının neticesi önemli"

Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen 'erkler toplantısı' ile ilgili de açıklamalarda bulunan Demirel, toplantının şekil bakımında uygun olup olmadığının tartışılabileceğini, ancak neticenin önem taşıdığını söyledi. Demirel, "Bütün buradan çıkan netice, 'Hukukun üstünlüğünü koruyun, yargıyı özenle yapın' diyor. Türkiye'nin bugün buna ihtiyacı var. Cumhurbaşkanı'nın istediği kişileri bir araya getirmesi eleştirilebilir, ama bu Cumhurbaşkanı'nın bileceği iştir. Pek olağan değildir, ancak ben bir yanlışlık görmüyorum" yorumunu yaptı.

"Küresel krizin etkileri sürüyor"

Küresel krizin Türkiye üzerindeki etkilerini de değerlendiren Demirel, "Finans krizinin sebep olduğu ekonomik kriz, birçok tedbirler alınmış bulunmasına rağmen, etkileri sürüyor. IMF Başkanı '2010'dan evvel iyileşme emareleri görülmez' diyor. Dünyada daralma devam ediyor. Dünyada daralma devam ediyorsa, Türkiye'de de daralma devam ediyor demektir. Nitekim Türkiye'de birçok şirket işten insan çıkarıyor. Yatırımlar durdu" dedi.

Önümüzdeki zaman içerisinde işsizliğin, durgunluğun ve yatırımsızlığın emarelerini Türkiye'nin daha çok hissedeceğini de belirten Demirel, "Aslında bu krizden çıkıncaya kadar, alınmış ve alınacak birçok tedbirlere rağmen şikayetler olacak. Ama dünya ile beraber bu şikayetleri aşarken, umalım ki, Türkiye bu şikayetlerin sosyal birtakım çalkantılara dönüşmesini önleyebilecek tedbirleri alabilsin. Sosyal çalkantılar, bilhassa işsizliğin, yoksulluğun meydana getirdiği sosyal hadiselerdir. Umarım, bunlara meydan vermeden bu durumu aşarız" diye konuştu.

"Türkiye'nin desteği sivil halka"

9. Cumhurbaşkanı Demirel, Türkiye'nin bugün Filistin'de yaşanan savaşa karşı çıkmasının 'Hamas'a destek anlamına gelmemesi gerektiğini de vurguladı. Demirel, Avrupa'daki bir takım mihrakların 'Türkiye Hamascı oldu' bakış açısına girdiğini kaydederek, "Bu imajın silinmesi lazım. Hamas, bir örgütün adıdır. Bu örgüt, Filistin Halkı'nın bir bölümüne dayanır. Buradaki savaş, bir din savaşı değildir, siyasidir. Buradaki sivil halka verilen destek, Hamas'a verilmiş gibi gösterilmemeli idi" şeklinde konuştu.

"Obama'nın seçilmesi önemli olay"

Demirel, Obama'nın başkan olarak seçilmesinin çok önemli bir olay olduğunu da kaydetti. Obama'ya başarı dileyen Demirel, şöyle konuştu:
"Amerika Birleşik Devletleri'nde bir iç savaşa sebep olmuş insan hakları meselesi, zenci hakları meselesi, 163 sene sonra ne hale gelmiştir? Dün insanlıkları dahi tanınmayan zenciler, bugün bir Cumhurbaşkanı çıkarmışlardır. Ama, bu adam zenci olduğu için Cumhurbaşkanı olmuş değildir. Amerikan vatandaşı olduğu için Cumhurbaşkanı olmuştur. Amerika aşağı yukarı 300 milyon nüfuslu bir ülke. Amerika'nın bütün bunlara rağmen bir zenciyi Cumhurbaşkanı olarak seçebilmiş olması, dünyada çok önemli bir olaydır. Bilhassa ulusal devletin tartışıldığı bir dönemde, ulus kavramının ve mikro milliyetçiliğin tartışıldığı bir dönemde, ulus hadisesinin yeni baştan şekillendiği bir olayla karşı karşıyayız."

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler