"Bu belayı başımızdan def etme zamanı geldi''

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Niğde Çevre Otoyolu'nun açılışında yaptığı konuşmada devlete kafa tutmakla kimsenin sonuç alamayacağını, bir yere varamayacağını, kimsenin bu ülkeyi bölmeye gücü yetemeyeceğini herkes gördüğünü söyledi.
Yayınlanma tarihi: 20 Şubat 2013 Çarşamba, 19:06

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ''Devlete kafa tutmakla kimsenin sonuç alamayacağını, bir yere varamayacağını, kimsenin bu ülkeyi bölmeye gücü yetemeyeceğini herkes gördü. Bu fırsatın artık değerlendirilmesi ve ülkenin maddi, manevi insan kaynağını tüketen bu belayı başımızdan def etme zamanı geldi'' dedi.

Niğde Çevre Otoyolu'nun açılışı için Niğde'ye gelen Bakan Yıldırım, Niğde Belediye Başkanı Faruk Akdoğan'ı ziyaret etti. Ziyarette Akdoğan, kentte yaptıkları çalışmalarla ilgili Yıldırım'a bilgi verdi ve taleplerini iletti.

Yıldırım, Niğde'ye havalimanı talebiyle ilgili olarak, ''25 tane havalimanı açıktı, doğru dürüst çalışmıyordu. Şimdi 49 tane oldu. Yolcu sayısı, 8 milyondan 65 milyona çıktı. Havayolu, halkın yolu oldu. Bu otoyolu bağladığımız zaman sizin havalimanı talebiniz kalmayacak. Nevşehir Kapadokya Havalimanı'nı da büyüteceğiz, bölgesel havalimanına dönüştüreceğiz. Sigara paketinin üzerine yazarak söz veren siyasetçi modeli bizde yok'' diye konuştu.

Bakan Yıldırım, bir gazetecenin BDP'li milletvekillerinin Karadeniz'deki temaslarında yaşananlarla ilgili sorusu üzerine, 76 milyon vatandaşın, terörün ve kavganın bitmesini ve silahların bırakılmasını istediğini söyledi.

Yıldırım, boş işlerle enerjinin azaltılmaması ve tüketilmemesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Vatandaşımız doğusuyla batısıyla kardeş olsun. Biz bu ülkeyi kurarken omuz omuza mücadele ettik. Alparslan'dan bu tarafa bin yıldan fazla bu topraklarda yaşıyoruz. Birbirimizi sınıflara ayırmadık, birbirimize üstünlük taslamadık. Millet bu işin bitmesini istiyorsa, burada da uyanık olmamız lazım. Provokasyonlara, art niyetli girişimlere asla ve asla prim vermememiz lazım. Müsamaha göstermememiz lazım. Kim olursa olsun, ne olursa olsun, nihayet oradaki arkadaşlarımız da halkın seçtiği milletvekilleridir. Oraya da onlar bu meselenin sona ermesi için gidip kendilerince bir şeyler anlatmak isterler. Bizim kültürümüzde gelen insana 'hoşgeldin' denir, ağırlanır ve 'güle güle' denir, gönderilir. Geleni kavgayla protestoyla karşılamak bizim adetimizde var mı? Ne kadar istemesen bile nezaket bunu gerektirir. Kaldı ki memlekette bir olumlu hava var. Bu, herkesin yüreğini yakıyor, şehitlerimiz var. 30-35 yıldır bütün kaynaklarımızı tüketen bir belayla karşı karşıyayız. Onun için bu fırsatı iyi değerlendirmemiz lazım. Bunun üzerinden siyaset yapmak hiçbir şekilde kabul edilemez. Siyasetin yapılacağı alanlar başka. Bu fırsatı, bu olumlu atmosferi herkesin iyi değerlendirmesi lazım.''

''Yapıcı olmak mecburiyetindeyiz''

Hiçbir şekilde provokasyona, çılgınlığa meydan verilmemesi gerektiğine işaret eden Yıldırım, şöyle konuştu:

''Eğer vatandaşa, güvenlik kuvvetlerine silahı doğrultan ve öldürmeye azmetmiş kim varsa sonuna kadar onun karşısındayız. Bu devlet büyük devlet, pabuç bırakmaz, eyvallah etmez. Ama bir irade var. Bu iradenin sonuca dönüşmesi için de herkese görev düşüyor. Burada yapıcı olmak mecburiyetindeyiz. Ülkemizi, vatanımızı, milletimizi hepimiz seviyoruz. Farklılıklarımızı ayrılık olarak görmeyeceğiz, zenginliğimiz olarak göreceğiz. Ayrılıkları kaşırsak, sürekli bunun üzerinde durursak barış da olmaz, huzur da olmaz. Sürekli hırıltı devam eder. Bu da memlekete, insanlarımıza zarar. Yatırımlar gecikiyor, kalkınmada sıkıntılarımız devam ediyor. Bütün bunları, niye kaynaklarımızı daha güzel işlere harcamayalım. Otoyollarımızı, havalimanlarımızı daha çok yapalım, fabrikaları daha çok kuralım. Bu ülke terörle mücadele için 1983'ten beri 400 milyar doların üzerinde para harcamış. Bu 400 tane üçüncü boğaz köprüsü demek. 20-25 bin kilometre otoyol demek. Ne büyük kaynakları hasretmişiz. Ya kaybolan canlar, o insanlarımızı geri getirmek mümkün mü? Ne adına, biz istiklal mücadelesi mi yapıyoruz. Vatanı mı kurtarıyoruz düşmanlara karşı. Onun için herkes sorumluluk duygusu içerisinde hareket edecek. Memleket artık huzur istiyor, insanlarımız huzur, kardeşlik istiyor. Birliğimizin, beraberliğimizin bozulmasını hiçbir vatandaşımız istemiyor. Bu tehlikeli oyuna asla ve asla fırsat vermeyeceğiz. Milletin ekserisinin aynı şekilde düşündüğünü görüyoruz. Bunlar Türkiye'nin gündeminden çıksın, geleceğe bakalım.''

''Burada kim siyaset yapmaya kalkarsa bunun vebalı ağır olur''

Bakan Yıldırım, bu sürece herkesin katkı koyması gerektiğini, bunun siyaset yapılamayacak bir iş olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

''Burada kim siyaset yapmaya kalkarsa bunun vebali ağır olur. Ülke için bedeli ağır olur. Ben bu noktada muhalefetin de çok olumsuz olduğunu düşünmüyorum. Tabi belirli partilerimizin kendi siyaset alanları var. Onlarla ilgili söylemlerini sürdürmeleri olabilir. Genel anlamda büyük kanaat, toplumun nabzını tutan büyük partiler, bu meselenin çözülmesi yönünde görüş beyan ediyorlar. Anamuhalefet partisi bu şekilde davranıyor. BDP bu işte olumlu yaklaşım içerisinde. AKP baştan beri terörü Türkiye'nin gündeminden çıkarmak için yaptıkları ortada. Bu noktalara kolay gelinmedi. Terörle etkin mücadele yapılamasaydı, biz bu noktaya kolay gelemezdik. Şimdi çıkmaz sokak olduğu daha rahat gözüküyor, kimse devletle baş edemez. Devlete kafa tutmakla kimsenin sonuç alamayacağını, bir yere varamayacağını, kimsenin bu ülkeyi bölmeye gücünün yetemeyeceğini herkes gördü ve bu fırsatın artık değerlendirilmesi ve ülkenin maddi, manevi insan kaynağını tüketen bu belayı başımızdan def etme zamanı geldi diye düşünüyorum.''

AKP İl Başkanı Ahmet Özmen'i de ziyaret eden Yıldırım, daha sonra karayoluyla Nevşehir Kapadokya Havalimanı'na hareket etti.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.