Köleden hallice

Türkiye'deki yüz binlerce ev işçisi, sosyal güvenlikten mahrum, düşük ücretlerle, mesai kavramı olmadan çalıştırılıyor.
Yayınlanma tarihi: 25 Şubat 2013 Pazartesi, 07:53

Ne kadar sürede hangi işi yapacakları ise tamamen işverenlerin “keyfine” kalmış. Ne sayıları tam olarak biliniyor ne de doğru dürüst bir denetim var.

Prof. Dr. Gülay Toksöz ve Doç. Dr. Seyhan Erdoğdu tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) için hazırlanan “Türkiye’de Ev İşçileri Raporu”nda, şu saptama ve önerilere yer verildi:

• Ev işçisi olarak çalışanların sayısına ilişkin güvenilir istatistikler mevcut değil. Hizmetçi, aşçı, garson, uşak, baş kâhya, temizlikçi, bahçıvan, kapıcı, kâhya, özel şoför, ev bekçisi, mürebbiye, bebek bakıcısı, özel öğretmen, sekreter vb. bu kapsamda değerlendiriliyor. TÜİK’ye göre Türkiye’deki ev işçilerinin sayısı 150 bin 600. Ancak bu sayının gerçek sayıyı ne kadar yansıttığı kuşkulu.

• Özellikle lisanssız firmalar aracılığıyla bulunan işlerde ev işçisi kadınları mağdur eden psikolojik, fiziksel, cinsel taciz gibi ciddi sorunlar ortaya çıkıyor.

• Ev hizmetlerinde süreksiz çalışanlar yasal olarak sigorta dışında bırakılmış. Sürekli ve aylıkçı olarak çalışanlar ise sosyal sigorta kapsamında. Ancak yüksek primler, prim gün sürelerinin uzunluğu, aylık bağlama oranlarının düşüklüğü ve sigorta işlemlerindeki bürokratik zorluklar karşısında çoğu ev işçisi ve işvereni kayıtsız bir istihdam ilişkisi sürdürüyor. Denetim de yok.

• Ev işçilerinin neredeyse tamamı bireysel iş ilişkileri bağlamında Borçlar Yasası’na göre tanınan haklardan yararlanamıyor. Gerek ev işçileri, gerekse de çoğu kadın olan bireysel işverenler bu yasa hükümlerinden haberdar bile değil.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.