Futbol'da kadının adı var mı?

Türkiye’de kadın olmak zor. Hem de ne zor... Sanatta, siyasette, iş dünyasında, sosyal yaşamda ve elbette futbolda da. Gerçekten Türkiye’de kadın futbolu var mı? Yoksa dostlar alış verişte gözüksün diye mi bir organizasyon yapılıyor? Bu soruları, futbolu oluşturan tüm kesimlere sorduk.
Yayınlanma tarihi: 18 Şubat 2009 Çarşamba, 20:35

Henüz istenilen seviyeye çıkamamasına karşın Türkiye’de kadın futbolu bir var oluş mücadelesinin tam ortasında. Örneğin Bayanlar Futbol Ligine olan ilgi her geçen gün artmakta... Ulusal takımlarımız Avrupada büyük başarılar elde etme çabasında. Sezon ortasında seminere bile çağrılmayan kadın hakemlerimiz ise yavaş yavaş Avrupa’da FIFA’nın listesinde. Sözün özü 1980’lerden sonra tribünlerden bile çekilen kızlarımızı artık ojeli tırnakları, fönlü saçları, makyajlı yüzleriyle statlarda görmek istiyoruz. Futbolun estetik yüzünün gelişimine katkıda bulunan Ulusal Bayan Takımlar Teknik Direktörü Hamdi Aslan ve FIFA kokartlı hakemimiz Dilan Deniz Gökçekle bayan futbolunu her yönüyle masaya yatırdık. Marmara Üniversitesi sağ kanat oyuncusu Ebru Gelirli ve Maltepe Yalıspor kalecisi Tülay Çobanla da futbol tutkusunu konuştuk. Kimi “Ofsayt kuralını zor öğrendim derken kimi de ailesinin karşı çıkmasına karşın futbolu seçmiş ve bu sayede yurtdışında kentler görmüş. Elbette yeterli seviyeye ulaşabilmeleri için zamana ihtiyaçları var. Altyapının sağlıklı bir şekilde gelişmesi ise en büyük istekleri...

Ulusal Takımlar Teknik Direktörü Hamdi Aslan: Ön yargıları hep birlikte kıralım

- Yıllarca erkeklerin oynadığı futbol dünyasının içindeydiniz. Bayan takımı çalıştırmak farklı mı?

Bayan ya da erkek futbol takımı çalıştırmak arasında herhangi bir fark görmüyorum. Bence bayan da erkek de futbol oynamalı. Ayrıca bayan futbolcularımız oldukça yetenekli ve yaptıkları işten keyif alıyor. En önemli fark bayan futbolunun ülkemizde henüz sağlıklı bir altyapısının olmaması. Bu anlamda bayanlarla erkekler arasında bir uçurum var. Erkek futbolcular futbolu meslek olarak görebiliyor. Dolayısıyla olaya bakışları daha farklı. Ancak bayanlarımızda durum böyle değil. Bayan futbolcuların fizyolojileri, psikolojileri erkeklere göre çok farklı.

- Türkiyede bayan futbolu hak ettiği ilgiyi görüyor mu?

Bayan futbolu çok yeni bir kavram. Amacımız okullarla bu işi yaygınlaştırarak bayan futbolunun geleceği açısından sağlıklı bir altyapıyı oluşturabilmek, futbolsever bayan sayısını arttırabilmek. Kulüplerimizle iyi bir iletişim içindeyiz. Geçen sezon 33 kulüp, 798 lisanslı bayan futbolcuya sahiptik. Bu sezon hem kulüp hem de bayan oyuncu sayımız ciddi bir artış gösterdi. Süper Ligdeki takımlarımızın işe girmeleri bayan futbolunun ülkemizde gelişimini hızlandıracaktır.

- Bayan futbolu sizi tatmin ediyor mu? Yoksa erkek takımı antrenörlüğü yapmayı düşünüyor musunuz?

Tabii ki antrenörlüğe başlarken hedefim, futbolculuk dönemimde olduğu gibi en üst seviyede antrenörlük yapamaktı. Şu an bayan futbolu antrenörlüğü yaparak staj dönemimi geçiriyorum. İlerleyen zamanda iyi teklifler gelirse değerlendirebilirim. Ancak çok çalışmam ve her gün kendimi yenilemem gerekiyor.

- Ulusal Bayan Takımımızın durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bayan milli takımlar bünyesinde A bayan, U-19 ve U-17 olmak üzere 3 yaş kategorimiz var. A Ulusal Bayan Takımımız UEFAnın düzenlediği mini turnuvalarda 3 kez şampiyon oldu. Ben ve ekibim hafta sonları oynanan lig maçlarını izliyoruz. Milli takımlarda görev alabilecek oyuncuları tespit etmeye çalışıyoruz. Amacımız daha fazla oyuncuyu milli takımlarımıza kazandırabilmek. Gidemediğimiz noktalarda federasyonumuzun bölge antrenörlerinden destek alarak hiçbir yetenekli oyuncunun kenarda kalmasına izin vermiyoruz.

‘Destek istiyoruz’

Tülay Çoban (U-19 Ulusal Bayan Takımı - Maltepe Yalı Spor kalecisi): Önceden voleybol oynuyordum. Aradan biraz zaman geçince lisenin kız futbol takımı kuruldu ama takımın kalecisi yoktu. Öğretmenlerim uzun boylu olduğum için 16 yaşında beni kaleye geçirdi. O günden beri 3 yıldır kalecilik yapıyorum. Hiç pişman değilim. Futbolun bana kazandırdıkları çok fazla. Daha önce hiç İstanbul dışına çıkmamıştım. Futbol sayesinde Türkiyenin birçok yerine gittim. Çoğu kişi Futbol erkek işi, bayan futbol oynayamaz görüşünde. Sadece biz destek istiyoruz, köstek değil.

Ebru Gelirli (A Ulusal Bayan Takımı - Marmara Üniversitesi Bayan Futbol Takımı oyuncusu): Bayanlar genelde voleybolu tercih ediyor. Ama ben futbol oynarken daha mutluyum. Futbolun hayatımdaki yeri oldukça büyük. Bana kazandırdığı birçok şey var. En başta hiçbir zaman kötü alışkanlık edinmedim. Spor yapan insanın arkadaş çevresi bile daha farklı oluyor. Futbol oynadığım için kendimi diğer insanlardan biraz daha farklı buluyorum. Sonuçta birçok bayanın yapmadığı bir spor dalıyla ilgileniyorum. Bu da beni diğer insanlardan ayıran bir özellik oluyor. Türkiyede bayan futbolu daha yeni yeni gelişmeye başladı. Gün geçtikçe bayan futboluna olan ilgi artıyor.

Gökçek: Oyun kurallarının cinsiyeti yok

- Türkiyenin birçok yerinde maç yönetiyorsunuz. Hiç sorun yaşadınız mı?

Alt liglerde birçok maç yönettim, her ilde düdük çaldım. Tabii ki zorluklarla karşılaştım. Ama futbol oynadığım için bu zorlukların üstesinden rahatça gelebildim. Ancak küfür, şiddet ve fanatizmin getirdiği taşkınlıklar işimizi güçleştiriyor. Kaybeden takımların hiçbir şeye tahammülü yok. Bayan hakemlerin yönettiği maçlarda bu tür olaylar çok az yaşanıyor.

- Bayanlar daha duygusal ve narin bir yapıya sahip. Taraftar baskısı sizi nasıl etkiliyor?

Sahada maç yönetirken cinsiyet ayrımı yok. Bayan kimliğinizle maç yönetmiyorsunuz. Oyun kurallarının da cinsiyeti yok. İşim sadece kuralları uygulamak. Bayanlara özgü duygusal durumlar bizler için geçerli değil. Sporcu kimliğimi daha ön planda tutuyorum. Tekme yiyen oyuncu için ağlayacak değilim. Bu hareketin kurallardaki karşılığı neyse onu uygularım. Seyirci baskısına gelince; inandığın kararları verirsen 100 bin kişi aleyhinde tezahürat yapsa da baskı altında kalmazsın.

- Aileler kız çocuklarını daha çok voleybol ya da basketbola yönlendiriyor. Sizin kızınız olsa futbolun içinde yer almasını ister misiniz?

Bu kavram biraz geride kaldı. Şimdi aileler kız çocuklarını futbol oynamaya teşvik ediyor. Artık futbolda cinsiyet ayrımı yok. Eğer ileride kız çocuğum olursa ve futbol oynamak isterse sonuna dek desteklerim. Futbol hakemi olması için yönlendirmede bulunurum.

- Siz birçok maçta hakem olarak görev alıyorsunuz. Yardımcı hakemler ise erkek oluyor. Bu durum sizi ve yardımcılarınızı nasıl etkiliyor?

İstanbul bölgesi hakemiyim. 150 erkek hakem arasında sadece 2 bayanız. Her maçımda erkek yardımcı hakemlerle görev alıyorum. Profesyonel iş anlayışım vardır. Eğer erkek işi yapıyorsam o şekilde davranırım. Maçta erkekleri yönetiyorum hissine kapılmıyorum. Karşımda futbol oynayan iki takım var. Ben de sadece oyunu yönetmek için oradayım.

- Erkekler çoğu kez bayanlarla maç izlemek istemez. Gerekçesi de bir ofsayt anlatana dek 90 dakika geçmesi... Siz hiç böyle bir durumla karşılaştınız mı?

Her erkek bu durumdan şikayetçidir. Ancak benim arkadaşlarım daha şanslı. Çünkü kuralları onlara ben anlatıyorum. Ama benim de en zor öğrendiğim kural ofsayt olmuştu. 14-16 yaş grubunun oynadığı maçta yardımcı hakem olarak görev almıştım. Hâlâ unutamam. İlk maçımdı. Kaldırdığım her bayrak hatalıydı.

- Hedefleriniz neler?

Süper Lig hakem kadrosunda olmak ve bu liglerde maç yönetmek istiyorum. Derbi maçına çıkmak, Türkiye Kupası finali yönetmek en büyük arzum. Bu sezon FIFA listesinde bir üst katogoriye yükseldim. Şimdi elite kategoriye yükselip Dünya Bayanlar Kupası ve UEFA Womens Cupta final maçı yönetmek istiyorum.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.