Son Haberler

A+ A-

Yoksulluğa, faşizme karşı çare Drogba

Gezi Parkı Direnişi sırasında çözümü de bulduk. “Çare Drogba”ydı. Bu slogan sadece bir mizahtan mı ibaretti? Elbette işin mizah yönü tartışılmaz ama Galatasaray’ın Fildişili oyuncusunun kitlelere verdiği ilham bundan daha fazlası. Biz de insanlara “Neden çare Drogba” diye sorduk.
Yayınlanma tarihi: 07 Temmuz 2013 Pazar, 07:42

Siyasetçilerden o kadar umudumuzu kestik ki, çareyi yeşil sahalarda arar olduk. Gezi Parkı Direnişi sırasında da en çok bir futbolcunun ismi anıldı; Didier Drogba. Galatasaray’a gelişinin üzerinden henüz altı ay geçmiş olmasına karşın, futbolseverler onun ülkemizin düştüğü bu durumdan kurtaracak kahraman olduğuna inanmaya başlamışlardı bile. Peki Drogba’yı böyle özel kılan nedir? Sırf güçlü fiziğiyle rakip savunmaları dağıtması mı, tazyikli TOMA suyundan sert şutları mı. Şüphesiz ki hayır. Onu özel kılan çok farklı yanları var.

2004’te Marsilya’dan Chelsea’ye ilk transfer olduğu yıla, Prac Des Princes’te Paris St. Germain’le oynanan maça dönelim. Irkçı yapısıyla bilinen Parisli taraftarlar, Marsilya’da oynadığı yıllar boyunca Drogba’yı hiç rahat bırakmamışlar, ama onun intikamı attığı gollerle oluyor. Golden sonra dönüp kendisine en çok hakaret eden Boulogne tribününe bir selam çakıyor.

Tevazusu ve ırkçı gösterilere karşı sessiz protestosu yanında ülkesindeki iç savaşın bitmesi yönünde gösterdiği katkılar da Drogba’yı futbolculuğun ötesinde bir yere taşımış.
Drogba’nın büyük bir sabrı ve mütevazılığı olduğunu herkes kabul ediyor. Bunu kısa süre içinde Türkiye’de de gösterme şansı oldu. İsterseniz, onu bir de Galatasray taraftarlarından dinleyin Neden “Çare Drogba” dediklerini daha iyi anlayacaksınız.

Volkan Ağır (25 yaşında, radyo programcısı)

- Drogba’nın Galatasaray taraftarı için öneminin sahadaki varlığından çok daha fazlası olduğu Gezi Parkı Direnişi sırasında ortaya çıktı. Sizce neden Çare Drogba?

- Siyasi bir slogandan yola çıkılarak yapılmış bir benzetme bu. Siyasilerin en büyük yanlışı geldikleri yeri unutmasıdır. Mevki ve parayı bulunca değişirler. Drogba ise bugün milyon dolarları olsa da geldiği yeri unutmadı. Derneği aracılığıyla ülkesine büyük katkılar yapıyor. Drogba’nın ilk haftalarında kulübün esas yükünü çeken personelle “işçi kesimi” ile fotoğraf çektirip “instagram”dan paylasması da büyük takdir topladı. Bugüne kadar eşine rastlanmayan bir alçakgönüllülük yaptı. Türk futbolcularsa -birkaçı hariç- üç maymunu oynuyor.

- Drogba’nın hangi özellikleri Galatasaray taraftarı için kısa zamanda örnek bir kişilik ve lider olarak görülmesini sağladı?

- Gittiği her takımda liderdi. Fatih Terim’in cezalı olduğu, Galatasaray’ın zor günlerinde takıma, maç öncesi hazırlıklarda liderlik etti. Fenerbahçe maçında tüm gerginliğe karşın sükûnetini korudu. Aynı şekilde gergin günler geçiren futbolsever de tevazu sahibi babacan bu oyuncuyu lider olarak seçti. Ayrıca barikatlarda da onun iri ve güçlü fiziğinin avantaj sağlayacak olması bu sloganı yaratmış olabilir.

Mehmet Kurt (30 yaşında güvenlik görevlisi)

- Bir Galatasaray taraftarı olarak sizin açınızdan Drogba’nın ne gibi bir önemi var?

- Drogba bir futbolcudan çok ötesi, o bir marka. Ülkesindeki iç savaşın bitmesine vesile olan biri. Son günlerde IMF Afrika Başdanışmanı Marcellin Koffi Alle’nin bir konuşması vardı. Fildişi Sahili’nin içinde bulunduğu ekonomik krizi, Drogba sayesinde aşabileceklerinden bahsediyordu. Bizim için ona sahip olmak bambaşka bir şey. O zaman “Son Çare Drogba...”

- Saha içinde sık sık takıma liderlik ederken görüyoruz kendisini. Bu yönü taraftarı da motive ediyor mu?

- Kesinlikle, inanır mısınız bazen Fatih Terim’i bile aramıyorum. Özgüveni yüksek, takımı ve taraftarı motive etmesini çok iyi biliyor.

SAHALARDAN MECLİS’E

Siyasi bir umut olarak görülen ilk futbolcu Drogba değil. İşte tarihte hem ceza sahalarını hem de meclis koridorlarını arşınlamış futbolculardan birkaçı.

Zico: Bir dönem Fenerbahçe’yi de çalıştıran Brezilyalı futbol efsanesi, 90’lı yıllarda ülkesine spor bakanı olarak hizmet etmişti. Futbol kulüplerine getirdiği vergiler başta çok eleştirilse de görevi bıraktıktan sonra olumlu tepkiler aldı.

Grezgorz Lato: Polonya futbolunun belki de en büyük ismi, 1974 Dünya Kupası gol kralı Lato, 2001 sol koalisyonun temsilcisi olarak parlamentoya girdi. Şu sıralar Futbol Federasyonu Başkanı olarak görev yapıyor.

Oleg Blokhin: Baltıkların Pelesi Blokhin de ülkesi Ukrayna’da iki kez parlamentoya girdi. Arada bulduğu boşluktaysa teknik direktör olarak ülkesini tarihindeki ilk Dünya Kupası finallerine taşıdı.

Gianni Rivera: İtalya’nın altmışlı yıllardaki altın çocuğu Rivera, 1970 Dünya Kupası’ndaki performansıyla futbol tarihine geçmişti. 2001’den beri Spor Bakanlığı’nda görev yapıyor.
George Weah: Dünyada Yılın Futbolcusu Ödülü sahibi olan Liberyalı golcü, ülkesinde tam bir halk kahramanı. 2005’te biraz da hileli bir seçimle başbakanlığı kıl payı kaçırsa da şu sıralar ülkesinde başbakan yardımcılığı görevini yürütüyor.

Hakan Şükür: Türkiye’nin uluslararası platformda en başarılı futbolcusu olan kral lakaplı oyuncu, 2011 seçimleriyle AKP Milletvekili olarak Meclis’e girdi. Ancak o günden beri spor yorumculuğuna daha fazla zaman ayırmasıyla eleştiri konusu oldu.

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler