Dış Politika ve Ulusal Çıkarlar

Yayınlanma tarihi: 13 Temmuz 2013 Cumartesi, 06:42

Ortadoğu’nun kaygan ve değişken zemininde ülkemiz tehlikeli bir süreçten geçiyor. Bölgemizde güvenlik alanını genişletmek isteyen küresel güçlerin hazırladığı plan uygulama aşamasındadır. “Savunma amaçlı” olduğu söylenen füze radar sisteminin topraklarımızda konuşlanması, Türkiye’nin ulusal güvenliğini ve komşu ülkelerle ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir. “Büyük Kürdistan” projesi gündemin başköşesindedir. Türkiye’nin güvenliği açısından yaşamsal önemde bir ülke olan Suriye’ye karşı bugüne kadar izlediğimiz yanlı dış politika ne yazık ki başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

“Sıfır sorun” politikasından “savaş politikası”na doğru yol aldığımız engebelerle dolu bu zorlu dönemde Türkiye’yi denetim altında tutan küresel proje, ulus devleti kendine engel görmekte, sinsi plan Kurtuluş Savaşı öncesi dönemi anımsatmaktadır. Bu planın amacı, Türkiye’nin kuruluş ve kurtuluş felsefesini terk etmesini sağlamaktır. Ülkemiz için “Uyumlu İslam Devleti” modeli önerilirken Cumhuriyetin mirasının yok edilmesi istenmekte, Türkiye için ileride “bölünme” anlamına gelebilecek “federasyon” yapılanması öngörülmektedir. Ortadoğu’da eyaletler sisteminin yerleşmesi küresel güçlerin vazgeçmediği önemli hedeflerden biridir. Ülkemiz, ulusal bütünlüğümüzü tehdit eden yaşamsal önemde ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Bugünkü gelişmeler ışığında Washington ile “derin işbirliği”ni sürdürürken “stratejik müttefikimizin” öngördüğü isteklere ve dayatmalara “evet” demenin Türkiye’ye çok pahalıya mal olacağını şimdiden düşünmemiz gerekir. Türkiye, dış politikada ödünler vererek baskılara açık olduğunu ilan eden bir konuma getirilmiştir. Oysa dış politikada ödünler vermekle sorunlar çözümlenmiyor. Türk dış politikasının manevra alanının daraldığı, ulusal çıkarlarımızın göz ardı edildiği bu duyarlı dönemde, küresel egemenlere boyun eğmenin biricik çıkar yol olmadığını anlamak zorundayız. Dış politika konusunda ileri geri konuşan çok bilmişlere göre küresel güçler karşısında boyun eğmek “gerçekçiliktir”. Bu mantık, beyinlerinin öbeklerine öyle sinmiş ki bugünlerde ulusal egemenlik kavramını düşünmek, üniter devlet yapımızı savunmak neredeyse suç sayılacak. Bölgemizde kirli oyunlar tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Milli birliğimizin ve bütünlüğümüzün her vesileyle vurgulanması ve bundan asla ödün verilmemesi gerektiğine inanıyorum.

Daver Darende/Emekli Diplomat-Yazar

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.