Son Haberler

A+ A-

Karadut umut olacak

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Balduk, "Düşündüğümüz anlamda katma değeri yüksek meyve üretir ve dışarıya satar hale gelirsek Kahramanmaraş'ı toptan zenginleştirebiliriz. Hedef geleneksel tarım ürünleri yerine Avrupa'nın damak tadına uygun, albenisi olan tarım ürünleri üreterek Avrupa pazarlarına girmek" dedi.
Yayınlanma tarihi: 06 Ağustos 2008 Çarşamba, 08:46

Bölgede karşımıza "urudutu" "urmudutu" olarak çıkan karadut son zamanlarda geleneksel ürün olmaktan çıkarak sanayi ürünü halini alma yolunda. Son yıllara kadar ev ekonomisine katkı sağlamayan ve fazla ekonomik değeri bulunmayan urmudutu bugün meyve suyu, reçel ve dondurmada işlenmeye başlamasıyla birlikte önemi kat kat arttı. Anadolu’da en fazla İzmir’in Tire ilçesinden sonra en yoğun olarak yetiştirildiği yer olan Kahramanmaraş ve Gaziantep yöresinde insanlar, urmudutu yetiştiriciliğinden para kazanmaya başlandı.

İki yıl önce Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Balduk, Maraş’ın 1980’li yıllardan sonra tekstil ve çelik mutfak eşyası sektöründe önemli bir yol almasına karşın, şehrin ancak belli bir kısmının zenginleştiğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Biz Kahramanmaraşlıları toptan zenginleştirmek istiyoruz. Düşündüğümüz anlamda katma değeri yüksek meyve üretir ve dışarıya satar hale gelirsek Kahramanmaraş’ı toptan zenginleştirebiliriz. Ticaret ve Sanayi Odası’nın önümüzdeki yılda hedefi tarım olacaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için çiftçiye alternatif vizyon olmak için çalışmalara başladık. Hedef geleneksel tarım ürünleri yerine Avrupa’nın damak tadına uygun, albenisi olan tarım ürünleri üreterek Avrupa pazarlarına girmek”

İşte, Kahramanmaraş bu yolda hızla ilerlemekte. Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası, Tarım İl Müdürlüğü ve Sütçü İmam Üniversite’nin ortak çalışmaları sonucu çiftçinin vizyonu genişlerken, tarımın altyapısının oluşması sağlanıyor. Geçen ayki tarım ekimizde Kahramanmaraş’ta yüksek üretimi kapasitesi bulunan çilekten bahis etmiştik. Bu sayımızda da karadut üretiminden bahsedeceğiz.

Kahramanmaraş’ın iklim ve toprak yapısı pek çok meyve türünün yetiştirilmesine imkan veriyor. Bu bağlamada Kahramanmaraş’ta karadut yetiştiriciliğine de oldukça elverişli. Bölgede dut ağaçlarının tamamen doğal olarak yetiştiği söyleniyor. Son yıllarda sanayide reçel, meyve suyu ve özellikle dondurmada kullanılmasıyla birlikte karaduta olan talebin artması nedeniyle beyazdut ağaçları karadut ile aşılarak karadut haline dönüştürülmekte.

Son birkaç yıla kadar Kahramanmaraş’ta diğer bölgelerde olduğu kadar toplanan urmudutları sadece köy pazarlarında satılır, çoğu zaman ekonomik değeri olmadığı için çürür gidermiş. Ancak MADO ve EDO gibi Kahramanmaraş’ın önemli dondurma markalarının urmudutunu meyveli dondurma yapımında kullanmaya başlamasıyla birlikte, talep patlaması oldu. Kahramanmaraş’ta bu işi ilk yapan TUTSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kepek, bugün Kahramanmaraş’ta 100-150 tona yakın urmudutu üretildiğinden bahsederek, bunun bir sektör haline gelmesi için en az 450-500 ton urmudutu üretilmesi gerektiğini vurguluyor. Deneme yanılma yöntemi ile bu sektöre girdiklerini, ancak bugün Kahramanmaraş’ın urmudutu alıcısı olduğunu ve tesislerinde stoklayarak İzmir’e gönderdiğini belirten Ahmet Kepek, bu işe tesadüf olarak başladıklarını anlattı:

“Küçükken, bahçemizdeki urmudutlarını toplayıp mahalle bakkalına götürürdüm. Bakkal bazen para verir, bazen de vermezdi. Buna duruma kızan dedem, urmudutu ağacını kökünden kesti. Bu ağaçtan 3 ton 600 kilogram odun çıktı. Sadece bir kışlık odumuz çıktı. Bugün o ağaç olsaydı 700-800 kilogram urmudutu alırdık. 3 YTL’den hesapladığımızda 24 bin YTL bir ağaçtan kazancımız olacaktı. İşte yaşadığım bu olay beni hep kamçıladı. Daha sonra bu işe yöneldim. Köylerden topladığımız dutlar, kiraladığımız soğuk hava deposuna koyduk. Ancak buda çok kısa sürede bozuldu. Bunun üzerine bu işin tekniğini öğrenerek yeni bir tesis kurduk. Köylerden topladığımız dutları temizlik yapıldıktan sonra özel teknelerde temizliklerini yaparak örselemeden tenekelere koyuyoruz. -35 derecede şokluyoruz ve daha sonra buradan şoklanmış dutları -18 derecede muhafaza ediyoruz. Böyle olunca dutun 2 yıl ömrü oluyor. Böyle dayanma süresini uzatıyoruz. Ancak buzhaneden çıkan bu ürün karadut suyunda ve reçel yapımında kullanabiliyoruz. Sofralık kullanabilmemiz için -40-45 derecede şoklamak lazım ki, ürünü dış hücre zarları ölmeden saklanabilsin.”

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte urmudutu şerbetine talebin artmasıyla birlikte urmudutuna da talebin arttığını ifade eden Ahmet Kepek, “Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Gaziantep, Adıyaman ve Şanlıurfa’dan urmudutu şerbeti yapmak için yoğun talep geliyor. Geçen yıla kadar Kahramanmaraş’ta da sokak satıcıları urmudutu şerbeti satardı. Maalesef belediye sokak satışlarını yasakladığı için yapılmıyor. Ancak bazı pastanelerde urmududu şerbeti bulabilirsiniz. Gaziantep, Adıyaman ve Şanlıurfa’da her sokak başında bir urmudutu satıcısına rastlamak mümkün” diye konuştu.

Urmudutu şerbetinin insan vücudu için son derece faydalı olduğunu ileri süren Kepek, urmudutu şerbetinin yapılışını ise şöyle tarif etti:

“Bölgeden toplanan urmudutları köyden depoya gelene kadar sularını bırakıyor. Urmudutunun çıkmış olan nektarını biz ayrı kaplarda topluyoruz. 10 kilogram urmudutundan 1 kilogram saf su çıkıyor. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi biz bunu da şoklayarak -18 dereceki depolarımıza koyuyoruz. Kullanmak istediğimiz zaman depolardan çıkararak, şokun çözülmesini bekliyoruz. Daha sonra çok koyu olan urmudutu nektarını sulandırarak kıvamına getiriyoruz. Asidini de gidermek için limon tuzu ve şeker katıyoruz. Böylece urmududu şerbeti içilmeye hazır hale geliyor” dedi. Taze tüketilmesi esnasında bu işlemlerin yapılmasına gerek olmadığının altını çizen Kepek, bunun dağıtım şirketi aracılığı ile anında dağıtım yapılması gerektiğini kaydetti. Kepek, urmududu şerbetini de daha profesyonel olarak üretip pazarlamak için, zaman gerektiğini söyledi.

Bahçelerde atıl durumda bulunan urmudutu meyvesinin artık bir sanayi ürünü olma sürecine girdiğini anlatan Kepek, bu meyvenin toplanmasında satışına kadar fazla emek isteyen bir ürün olduğuna dikkat çekiyor. Kepek, şöyle devam etti:

“Bizim yaptığımız atıl bir ürünü sanayiye kazandırmak oldu. Bu sayede yüzlerce köylü vatandaşımızı bahçesindeki hiçbir işe yaramayan urmudutundan para kazanmaya başladı. Ürünün en zor kısmı hasat edilmesi. Normal beyaz ve mor dut silkelenerek toplanabilir. Ancak urmudutu meyvesinin sap bağlantısı çok kuvvetli olduğundan ağaçtan tek tek elle toplanması gerekiyor. Fazla işgücü isteyen bir meyve. Bu nedenle de maliyeti biraz yüksek. Maliyetin yüksek olması fiyatı da etkiliyor.”

Mevcut urmudutu ağaçlarının tamamen doğal yollarla yani kendiliğinden yetiştiğinin belirten Kepek, şöyle konuştu:

“Buradan yetkililere de seslenmek istiyorum. Dut yetiştiriciliği bölgede daha aktif hale getirilmesi gerek. Kahramanmaraş ilinde iklim ve toprak faktörü dut yetiştiriciliğine çok elverişlidir. Bölgedeki verimsiz ve meyvesi kalitesiz olan ağaçlar kaliteli ve verimi yüksek cinslerle aşılanması gerekir. Şuanda Kahramanmaraş’ta dut fidanı bulmak çok zor. Tarım İl Müdürlüğü fidan dağıtımı yaprak destek vermesi lazım. Ayrıca kapama dut bahçeleri kurulması için üretici teşvik edilmelidir.Üreticinin meyve hasadı zamanında yaşadığı sorunlara üniversite ve diğer kurumların çözüm bulması gerekir. Bu ürünün gelecekte tescil edilmesi de çok önemli. Çünkü Türkiye’de sadece İzmir’in Tire ilçesinde üretildiği biliniyor. Kahramanmaraş’ta da önemli bir üretim var. Bu üretim tamamen doğal yollarla, kendiliğinden yetişen ağaçlar. Bunu Türkiye’ye tanıtmak gerekir.”

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler