Son Haberler

A+ A-

'Mayında sorumlu Maliye'

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Bakanlar Kurulu kararına muhalif kalmamak için karşı çıktıkları tasarıyı imzaladığını söyledi.
Yayınlanma tarihi: 23 Mayıs 2009 Cumartesi, 08:27

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, tartışmalı mayın tasarısı hakkındaki “Sınır güvenliğini sağlayamayacak, şeffaf ve rekabetçi değil, bölge halkını olumsuz etkileyecek, kaza, can kayıpları ve Suriye ile sorunlara neden olacak, petrol hakları kaybedilecek, NAMSA daha ucuza yapardı” görüşlerini inkâr etmediğini söyledi. Gönül, dün içeriği yayımlanan kendi imzasını taşıyan Milli Savunma Bakanlığı görüşü konusunda, “Evrak aynen doğrudur. Evrakı inkâr etmiyorum, yazımızı inkâr etmiyorum ama hükümetin bir kanun tasarısını hazırlamadaki usulü nedeniyle, görüşlerimiz bildirilmiş ama Maliye Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’ndan bir karar çıkmıştır. Sorumluluk Maliye Bakanlığı’nındır. Hükümetindir beraberce. Ne oradaki imzamı inkâr ediyorum, ne de Bakanlar Kurulu’ndaki imzamı inkâr ediyorum” dedi.

Gönül, Meclis’teki görüşmeleri gelecek haftaya kalan “Suriye sınır şeridinin mayınlardan temizlenmesi ve karşılığında 44 yıllığına organik tarım yapmak üzere temizleyen firmaya verilmesine yönelik mayın tasarısı” ile ilgili Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. Gönül’e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

- İmzaladığınız Bakanlık görüşünde tasarıya karşı çıktınız...

- Ben görüşümüzü bir rapora bağlattım. O bir rapor haline geldi. Ben bunu hiç inkâr etmedim. Bu yazı üstüne, Maliye Bakanlığı tasarıda ısrar etti. Israr edip Bakanlar Kurulu’na getirince sorumluluk ona ait. Maliye Bakanının imzaladığı tasarıyı biz de Bakanlar Kurulu’nda imzaladık.

‘Hükümet kararına muhalif kalınmaz’

- Ama daha sonra komisyonda görüşülürken, siz kapalı oturumda bu tasarıyı desteklediğinizi söylediniz...

- Bana dediler ki, ‘Sizin yazınız böyle, siz buna karşı mısınız?’ Diyorum ki o yazı görüştür. Netice itibarıyla Maliye Bakanlığı bunda ısrar etmiştir ve Bakanlar Kurulu kararı çıkmıştır. Bakanlar Kurulu kararına muhalif kalınamaz. Buradaki hassasiyet şu, Maliye Bakanlığı ‘Sorumluluğu ben yükleniyorum, bundan dolayı bu kanun böyle çıkmalı’ deyince onun imzasını gördüğümüz şeyi imzalarız. Bu görüşümü inkâr ettiğim manasına gelmez.

- Siz bu tasarıyı bu şekliyle destekliyor musunuz?

- Ama hükümetin üyesiyim ben. Burada da uzlaşma noktası şöyle bulundu. Biz yazımızda ‘Mayın temizleme işi hizmet alımı suretiyle yapılsın, NAMSA yapsın’ diyoruz. Komisyondan çıkan rapora ‘öncelikle hizmet alımıyla yapılması’ kondu. Sorumluluk artık Maliye Bakanlığı’nda...

- Yani sadece sizin elinizde olsa, bu haliyle geçmesini doğru bulmuyorsunuz...

- Hayır öyle değil, çünkü sadece benim elimde olamaz. Devletin kanun tasarısı hazırlama düzeni içerisinde bütün bakanların her dediği, ‘İlle benim dediğim yapılacak’ diye kanun çıkmaz. Bakanlar imza attığı için artık bütçe komisyonunda muhalefette bulunulmuyor. Hükümet kaç bakandan oluşursa oluşsun tek şahsiyettir. Başka kurullarda muhalif kalabilirsiniz, çoğunlukla karar çıkabilir. Hükümet’ten çıkmaz. Benim söylemek istediğim o yazıdaki imzamı inkâr etmiyorum. Yazı devletin yazısıdır, nasıl inkâr ederim? Görüşe katıldım. Görüşümü inkâr etmedim.

‘Hükümeti temsil ettiğim için savundum’

- Görüşünüzün arkasında duruyorsunuz yani?


- Hayır arkasında duruyorum değil. Görüşümü inkâr etmiyorum. Ben dün de, önceki gün de Meclis’te mevcut tasarıyı savundum. Neden? Çünkü hükümeti temsil ediyorum. Yani o evrakı, imzamı inkâr etmediğim gibi, hükümet tasarısındaki Bakanlar Kurulu’ndaki imzamı da inkâr etmiyorum. Bu bir süreçtir diyorum. Sorumluluk taşıyan arkadaşım...

- Ki Kemal Unakıtan da hükümetten ayrıldı...

- (Gülerek) ama Bakanlık duruyor. Sıkıntı da orada zaten, Kemal Bey orada olsaydı bizim çıkmamıza gerek kalmayacaktı. Yeni arkadaşımız (yeni Maliye Bakanı Mehmet Şimşek) evveliyatını bilmiyor. Mecburen grubun kararı nedeniyle biz çıktık. Yoksa her görüş bildirdiğimiz tasarıda, her eleştiri yaptığımız tasarıda biz hükümeti temsilen oturmuyoruz ki orada...

Cumhuriyet İMECESİ