Çalışanların endişesi

Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de her 10 kişiden 8'i, şu anki becerilerinin 5 yıl içinde geçerliliğini yitireceğine inanıyor. Çalışanların yüzde 70'i, işyerindeki insan kaynakları departmanının hedefe ulaşmada yardımcı olmadığını düşünüyor.

25 Mayıs 2009 Pazartesi, 08:39

Türkiye'de çalışanların çoğu, kendilerinden istenecek görevler karşısında yetersiz kalacağı endişesi duyarken, her 10 kişiden 8'i, şu anki becerilerinin 5 yıl içinde geçerliliğini yitireceğine inanıyor.

İnsan Kaynakları Danışmanlık Firması Kelly Services tarafından yapılan ''Çalışanların Eğitimi'' konulu araştırmada, 34 ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin görüşü alındı. Araştırmaya, Türkiye'den de 6 binden fazla kişi katıldı.

Araştırmaya göre Türkiye'de, çalışanların büyük bölümü, iş hayatında eğitimi bir ''şart'' olarak görüyor. Bunlardan yüzde 74'ü eğitimde ilk tercihin ''profesyonel gelişim kursları'' olması gerektiğini belirtirken, bunu yüzde 14 ile ''iş başında eğitim'', yüzde 9 ile ''kendi kendine öğrenme'' ve yüzde 3 ile resmi üniversite veya akademik eğitim takip ediyor.
Araştırmaya katılan 30-47 yaş arasındaki kadınlar, en başta, aldıkları eğitimin düzeyi konusunda tedirginlik duyuyor ve yüzde 68'i de bunun becerilerini geliştirmeye ve kariyerlerinde ilerlemeye yeterli olmadığını söylüyor.

18-29 yaş arasındaki genç erkeklerin yüzde 88'i ise 5 yıl içinde iş yerinde oluşacak değişikliklere ayak uydurabilmek için bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi gerektiğine inanıyor.

Çalışan kadınların yüzde 62'si, erkeklerin ise yüzde 63'ü işveren tarafından sağlanan eğitim düzeyini tatmin edici ve yeteneklerini geliştirici bulmuyor.
 

İnsan kaynakları hedefe ulaşmada yardımcı olmuyor

Türkiye'de, çalışanların yüzde 70'i ise insan kaynakları departmanının hedeflere ulaşmada yardımcı olmadığını belirtirken, bu rakamla Türkiye, bu alanda araştırmaya katılan 34 ülke arasında ilk sırada yer alıyor.

Araştırmada, tecrübeli çalışanları ifade eden 48-65 yaş arasındaki kesimin yüzde 67'si ile araştırmaya yanıt verenlerin yüzde 65'i, eğitim sağlanmasını işveren ile çalışanların ortak sorumluluğu olarak görüyor.

Türkiye- Dünya karşılaştırması

Araştırmada ayrıca Türkiye'ye ilişkin sonuçların, Kuzey Amerika ve Asya Pasifik ile Avrupa kıtasından araştırmaya katılan 34 ülke sonuçlarının karşılaştırmasına da yer veriliyor.
Buna göre Türkiye, işverenin çalışanlara sağladığı eğitimi yetersiz bulanlar arasında yüzde 62 ile Rusya ve Ukrayna'dan sonra 3. sırada bulunuyor.

Türkiye, önümüzdeki 5 yıl içinde işte ilerleyebilmek için yeteneklerinin geliştirilmesi gerektiğine inananlar arasında ise yüzde 86 ile Rusya, Endonezya, Çin, Meksika, Ukrayna, Malezya, Hindistan, İspanya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan'dan sonra 11. sırada yer alıyor.

Eğitim, etkin ve önemli bir kriter

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Kelly Services Ülke Müdürü Derya Türkkorkmaz, söz konusu bulguların, çalışanların yeni görevler karşısında yetersiz kalacakları konusunda duydukları endişeyi gözler önüne serdiğini söyledi.

Mevcut ekonomik şartlarda, insanların kapasitelerinin sınırlarını fark ettiklerini ve bunun durgunluk dönemi ve sonrasındaki toparlanma sürecinde yeterli olup olmayacağını sorgulamaya başladıklarını belirten Türkkorkmaz, şöyle devam etti:
''Sahip olunan bilgi ve becerilerin yetersiz kaldığı inancı, son zamanlarda birçok endüstri kolunda şahit olunan ve kariyer gelişimi için eğitime gereken önemin verilmediği takdirde gelecekte de devam edecek olan bir sorun. Rekabetin gittikçe artması ve teknolojideki değişimler, çalışanların daha verimli olmalarını gerektirmekte ve bu gereklilik eğitimin önemini ortaya çıkarmaktadır. İşverenlerin, altyapıya, gayrimenkule ya da üretim tesislerine yaptıkları yatırımı eğitime de yapmaları ve bütçe ayırmaları hem bugün hem de ileriki dönemler için çok önemli bir hamledir.''

Türkkorkmaz, eğitimin karlılık için tek parametre olmadığını ancak, değeri gün geçtikçe anlaşılan ve organizasyonların artı değer yaratmak için kullandıkları çok etkin ve önemli bir kriter olduğunu söyledi.

Bu durgun piyasa ortamını, eğitime yatırım yaparak geçiren birçok firma bulunduğunu bildiren Türkkorkmaz, bu firmaların,, piyasaların olağan seyrine dönmesiyle birlikte rakiplerine karşı daha avantajlı bir konuma geleceklerine dikkati çekti.