Son Haberler

A+ A-

Belçika, DHKP-C üyelerini yeniden yargılıyor

Terör örgütü DHKP-C üyelerinin daha önce iki kez Belçika Yargıtayı'ndan dönen davası, Büksel Temyiz Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başladı. DHKP-C üyeleri arasında; Fehriye Erdal, Musa Asoğlu, Kaya Saz, Bahar Kimyongür bulunuyor.
Yayınlanma tarihi: 25 Mayıs 2009 Pazartesi, 10:56

Terör örgütü DHKP-C yandaş ve üyeleri, hafta boyunca devam edecek duruşmalardan önce, Brüksel Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak slogan attılar. "Örgütlenme hakkı ve ifade özgürlüğüne" sığınan terör örgütü üyelerinin küçük yaştaki çocuklarını da propagandalarına alet ettiği gözlendi.

Duruşma öncesinde basının görüntü almasına izin verilirken, duruşmaya ilginin yoğun olduğu dikkati çekti. Türkiye'nin Brüksel Büyükelçisi Fuat Tanlay da salonda hazır bulundu.

Brüksel Temyiz Mahkemesi'nde hafta boyunca aralıksız sürecek yargılamada DHKP-C üyeleri Musa Asoğlu, Kaya Saz, Bahar Kimyongür, Fehriye Erdal, Sükriye Akar ve Zerrin Sarı ile birlikte geçen yıl ölen Dursun Karataş da sanıklar arasında bulunuyor.

"Belçika tarihinin en karmaşık adli dosyası" olarak adlandırılan davada teröristleri Belçika'da işledikleri suçlardan yargılayan Bruges Ceza Mahkemesi, 28 Şubat 2006'da açıkladığı kararda, Fehriye Erdal'a 4, örgütün başı Dursun Karataş'a 5, sözcüsü Musa Asoğlu'na 6, Kaya Saz, Bahar Kimyongür, Zerrin Sarı ve Şükriye Akar'a 4'er yıl hapis cezası vermişti.

Terör örgütü üyelerinden Musa Asoğlu, Kaya Saz, Şükriye Akar ve Bahar Kimyongür cezaevinde bulunurken, Belçika'da bir ikamette göz hapsinde bulunduğu var sayılan ve karardan 2 gün önce "izini kaybettiren" Fehriye Erdal ile Dursun Karataş ve Zerrin Sarı isimli teröristler firarda sayılıyordu.

Mahkeme, sanıkları 10 yıl boyunca kamu haklarından mahrum etmeyi de kararlaştırdı, Asoğlu'nu 5 bin 500, diğerlerini 2 bin 500'er Avro para cezasına çarptırdı.

Bruges Mahkemesi, ayrıca DHKP-C'yi "terör örgütü" olarak nitelendirdi ve Belçika'da adli alanda örgütün bu sıfatına resmiyet kazandırdı. Gent Temyiz Mahkemesi, 7 Kasım 2006'da bu cezaları onayladı.

Bu kararlar üzerine Yargıtaya başvuran sanıkların Belçika'da işlediği suçlar arasında, sahte kimlik kullanmak, silah ve patlayıcı madde bulundurmak, terör örgütü üyesi olmak, terör eylemleri planlamak ve haraç toplamak gibi suçlar yer alıyordu.

Belçika'da bazıları 1999 yılında suçüstü yakalanan örgüt üyeleri hakkında verilen kararların tümü, 2007'de Yargıtay tarafından bir tek gerekçeyle bozuldu. Yargıtay kararının ardından tutuklu ve hükümlü teröristlerin tümü serbest bırakıldı, firardakiler hakkındaki kararlar da "adli bir hata yapıldığı" gerekçesiyle iptal edildi. Bu "hata" ise Termondo Mahkemesi Yargıcı Freddy Troch'un, Bruges Ceza Mahkemesi başkanlığına atanması olarak ortaya çıktı. Yargıtay kararında, daha önce Türk asıllı teröristleri yargılayan ve sert kararlar vermesiyle tanınan bu yargıcın Bruges'e atanmasını "tarafsızlığın yitirilmesi" olarak değerlendirildi. Yargıtay, sanıklar hakkında verilen kararlara yönelik hiçbir eleştiri ve itirazda bulunmadı, ancak tüm kararları iptal etti.

Belçika'nın Anvers Temyiz Mahkemesi, Yargıtayı izleyerek, 7 Şubat 2008 tarihli kararında, terör örgütü DHKP-C üyesi sanıkları tamamen serbest bırakırken, bu kişilerin ve bağlı bulundukları örgütün Belçika dışındaki eylemlerini dikkate almayı da reddetti.

Anvers Temyiz Mahkemesi, gıyaben yargılanan terör örgütünün başı Dursun Karataş ile Zerrin Sarı, Şükriye Akar ve Bahar Kimyongür'ü beraat ettirdi.

Firarda bulunan terörist Fehriye Erdal 2 yıl tecilli hapis ve bin 230 Avro para, Musa Asoğlu 3 yıl tecilli hapis ve bin 230 Avro para, Kaya Saz da 21 ay tecilli hapis ve bin 230 Avro para cezasına çarptırıldı.

Anvers Mahkemesi, daha önceki kararların aksine, DHKP-C'yi "terör örgütü" olarak nitelemeyi de reddetti. Cezaya çarptırılan sanıklara yönelik ithamlar arasında, sadece silah ve sahte belge bulundurmakla kullanmak yer aldı.

Mahkemenin gerekçeli kararında, savcılığın, DHKP-C'nin bir terör örgütü, sanıklarınsa terör örgütü üyesi olduklarını, bir çete veya suç örgütünün söz konusu olduğunu somut verilerle kanıtlayamadığı ifade edildi. Kararda, "müdahil taraf olan Türk Devletinin iddia ve kanıtlarının yetersiz bulunduğu" yer aldı.

Bundan sonraki aşamada, Federal Savcılığın itirazı üzerine Anvers Temyiz Mahkemesi'nin bu kararını bozarak, DHKP-C "terör örgütü, suç örgütü ve çete" olarak niteleyen Yargıtay, terör örgütünün ve üyelerinin Belçika dışında işlediği suçlardan da bu ülkede yargılanabileceğini de belirtti.

Yargıtay, sanıkların tekrar yargılanmasını Brüksel Temyiz Mahkemesi'ne bıraktı ve bugüne kadar alınan kararlar geçerliğini yitirdiği için sanıkların daha farklı cezalara çarptırılabileceği ifade ediliyor.

Brüksel Temyiz Mahkemesi'nin oturumlarında sanık avukatları Ties Prake, Carl Alexandr, Paul Bekaert, Jan Fermon ve Raf Jespers yanında Türkiye'yi temsil eden avukat Kris Vincke ile Federal Savcı Johan Delmulle de hazır bulunuyor.

Yargılamanın 29 Mayıs'ta son bulması ve kararınadli tatil döneminin ardından sonbaharda açıklanması öngörülüyor.

Karar yarın açıklanıyor

Terör örgütü DHKP-C üyelerini yargılamayı sürdüren Brüksel Temyiz Mahkemesi, sanık avukatlarının, "mahkemenin yetkisizlik kararı vererek yargılamayı durdurması" talebini inceliyor.

Sanık avukatlarının, yargılamanın halk jürisinden oluşan Ağır Ceza Mahkemesi'ne aktarılması ve Türkiye'nin müdahil taraf olarak kabul edilmemesi taleplerini ele alan Hakim Antoon Boyen, kararını yarın sabah açıklayacağını duyurdu.

Federal Savcı Johan Delmulle, bugünkü oturumda sanık avukatlarının taleplerine karşı çıkarken, DHKP-C'nin "Marksist-Leninist yapılı devlet kurmak isteyen bir siyasi parti" olduğu iddiasını geri çevirerek, bir "terör ve suç örgütünün" söz konusu olduğunu vurguladı.

Savcı, davaya siyasi nitelik kazandırmak, bu çerçevede Ağır Ceza Mahkemesi'nde halk jürisi önüne çıkmak isteyen sanıkların bu girişimlerinin geri çevrilmesini istedi.
Sanık avukatları, müvekkiller listesinde bulunan, ancak firarda olan terörist Fehriye Erdal'ın can güvenliğinin tehdit altında olduğu iddiasını da tekrarladı.

Mahkemenin yetkisizlik kararı almaması halinde, yargılamanın 29 Mayıs'a kadar aralıksız sürdürülmesi ve kararın adli tatil döneminin ardından sonbaharda açıklanması öngörülüyor.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler