Pippa Bacca hakkındaki dava görüldü

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde, Pippa Bacca isimli İtalyan sanatçıya tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğü iddia edilen sanığın yargılanmasına devam edildi.

27 Mayıs 2009 Çarşamba, 12:23

Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, ''ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası'' istemiyle yargılanan tutuklu sanık Murat Karataş (39), Pippa Bacca'nın ablası müşteki Antonia Giuseppina Beatrice Pasgualina Di Marineo, annesi Elena Manzonı Dı Chıosca, avukatı Mehmet Eke, tercüman Fuat Serdaroğlu ile sanık avukatı Emrah Alper Bozatlı katıldı.

Mahkeme Heyeti Başkanı Fazlı Aksoy, sanığın ve dini nikahlı eşi Türkan Kaya'nın beyanında geçen telefon numaralarının kendi adlarına kayıtlı olup olmadığının, ayrıca adlarına kayıtlı başka telefon bulunup bulunmadığının operatörlerden sorulduğunu, cep telefonu operatörlerinden birinden istenilen cevabın gelmediğini belirti.

Avukat Mehmet Eke, telefon şirketine yazılan yazının cevabının beklenmesinden vazgeçtiklerini bildirdi.

Mahkeme heyeti de oy birliği ile telefon şirketinden istenilen kayıtların gelmesini beklemekten vazgeçilmesine karar verdi.

Eke, ''Bizce soruşturma tamamlanmıştır. Sanığın iddianame çerçevesinde cezalandırılmasını ve tutukluluğunun sürmesini istiyoruz'' dedi.

Cumhuriyet Savcısı Celal Nefes, esas hakkındaki mütalaasında, sanık Karataş'ın İtalya'dan dünyaya barış mesajı vermek için otostopla yola çıkan maktuleyi aracına aldıktan sonra elle taciz ettiğini, araç içinde tecavüz edip suçunu gizlemek ve yakalanmamak için maktuleyi boğarak öldürdüğünü, cesedini de Ballıkayalar mevkisinde çalılık alanda gizlediğini söyledi.

Sanığın, maktuleye ait çantadan 70 TL civarında para, cep telefonu ve fotoğraf makinesini aldığını, cep telefonunu Gebze'de başka bir telefon makinesiyle takas ettiğini, paraları harcadığını, Adli Tıp Kurumu raporuna göre maktulenin ırzına geçtiğini belirten Cumhuriyet Savcısı Nefes, rapora göre maktulenin boğularak öldürüldüğünü, sanığın sabıkası bulunduğu bildirdi.

Adli Tıp Kurumu raporuna göre, maktulenin sanık haricinde henüz kimliği tespit edilemeyen en az bir erkeğin daha cinsel saldırısına maruz kaldığının da kesinlik kazandığının dosya kapsamından anlaşıldığını bildiren Nefes, sanığın, vücut dokunulmazlığını ihlal ve ırza geçme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürmek ve yakalanmamak için delilleri ortadan kaldırmak ile hırsızlık suçlarından cezalandırılmasını istedi.

Celal Nefes, müktuleye cinsel saldırı eyleminde bulunduğu anlaşılan meçhul şüpheli veya şüpheliler hakkında gereğinin yapılması için dava dosyasının onaylı bir suretinin Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etti. Sanık avukatı Emrah Alper Bozatlı da esasa ilişkin beyanlarını yazılı sunmak için süre istedi.

Mahkeme heyeti, sanık avukatına esas hakkındaki beyanını sunmak üzere duruşmaya kadar süre verilmesine, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumuna göre sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
 

İddianame

Gebze Cumhuriyet Savcısı Kemal Bayık, Milano'dan sanatçı arkadaşı Silvia Moro ile 8 Mart 2007'de ''barış ve güven'' mesajı vermek amacıyla gelinlikle yola çıkan, Balkan ülkeleri ve Türkiye üzerinden kara yoluyla otostop yaparak Tel Aviv'e ulaşmayı hedefleyen İtalyan sanatçı Giuseppina Pasqualina Di Marineo'yu, Gebze yakınlarında tecavüz ettikten sonra boğarak öldürdüğü iddia edilen Murat Karataş hakkında ''ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası'' istemiyle hazırladığı iddianameyi Gebze Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.
Gebze Ağır Ceza Mahkemesi de dava dosyasını, olayın meydana geldiği TEM Otoyolu Dilovası Tüneli'nin doğu kısmının Gebze ilçesi sınırları dışında kalmasından dolayı görevsizlik kararıyla Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti. İddianamede, Di Marineo'nun Silvia Moro'dan İstanbul'da ayrıldığı, Ankara'ya gitmek için üzerinde gelinliğiyle Gebze'de D-100 kara yolunda otostop yaptığı sırada İzmit yönüne giden Murat Karataş'ın Di Marineo'yu aracına aldığı, seyir halindeyken Marineo'nun zanlının fotoğrafını çektiği belirtildi.

TEM Otoyolu'ndan İzmit'e giderken Karataş'ın Di Marineo'nun bacaklarını tuttuğu, Marineo'nun da karşı koyduğu ifade edilen iddianamede, Karataş'ın İzmit'e varmadan tünelde aracı durdurduğu, inmek isteyen Marineo'yu saçından çekip içeri aldığı, tecavüz ettikten sonra kendisini şikayet eder korkusuyla boğazını sıkıp öldürdüğü kaydedildi. Tutuklu sanık Karataş'ın daha sonra İzmit gişelerinden çıkış ve ardından giriş yaptıktan sonra Gebze'ye yöneldiği, Dilovası gişelerinden çıkarak Demirciler köyü ormanlığına geldikten sonra maktulün üzerindeki parayı, cep telefonunu, fotoğraf makinesini, kamerasını, pasaport ve kimliğini aldığı, üzerindeki gelinliği çıkarıp cesedi ormana, gelinliği ise cesetten uzak bir yere attığı, eve gidip kimlik ve pasaportu yaktığı, fotoğraf makinesi ile kameradaki kayıtları sildiği belirtildi.
 

Cep telefonuna kendi sim kartını takınca yakalandı

Karataş'ın maktulden aldığı cep telefonuna kendi sim kartını takıp kullandığı, daha sonra cep telefonunu sattığı ifade edilen iddianamede, sanığın cep telefonu kayıtlarının araştırılması sonucu yakalandığı, işlediği tüm suçları kabul ettiği, yer göstermesi üzerine cesedin bulunduğu, maktule ait cep telefonu, fotoğraf makinesi ve kameranın da ele geçirildiği bildirildi.

Cumhuriyet Savcısı, sanık Murat Karataş'a ''nitelikli cinsel saldırı, cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, bir suçu gizleme veya başka bir suçun delillerini gizleme veya yakalanmamak amacıyla öldürme ve hırsızlık'' suçlarından ''ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası'' verilmesini talep ediyor.