"Türkiye, nükleer silahlanmaya seyirci kalmamalı"

DSP Genel Başkanı Masum Türker Türkiye'nin Orta Doğu'da demokrasinin teminatı olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin bölgedeki nükleer silahlanma konusunda seyirci kalmak yerine, özel bir konum içinde yer alması gerektiğini söyledi.

28 Mayıs 2009 Perşembe, 13:20

DSP Genel Başkanı Masum Türker, ABD Demokrasileri Savunma Vakfı Başkanı Mark Dubowitz'le DSP Genel Merkezi'nde bir araya geldi. Türker, bir terör uzmanı olan Dubowitz'in nükleer silahlanmanın önlenmesi konusunda çalıştığını anlatarak, kendisiyle bu konular özelinde değerlendirmelerde bulunduklarını kaydetti.

DSP'nin, Kürt sorununu çözmek adına, çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Türker, "Bu konuda kendilerinden terör ve bölge konusunda, özellikle de İran, Irak, Hamas ve Suriye konusundaki düşüncelerini alıyoruz. Biz de kendi parti düşüncelerimizi iletilmesi gerektiği düzeyde kendisiyle paylaşıyoruz" dedi. Türker, Türkiye'nin bölgede demokrasinin teminatı olduğunu vurgulayarak, terörün, bölgede barışın sağlanmasını engelleyen en önemli unsur olduğuna dikkat çekti. Terör olduğu sürece, barış konusunda atılmak istenen adımların sekteye uğradığını belirten Türker, bölgedeki nükleer silahlanma konusunda, Türkiye'nin ciddi bir baskı altında kaldığını söyledi. Türker, İran, İsrail ve Rusya'nın bu tür silahlanma aşamasında Türkiye'nin bugüne kadar seyirci kaldığını öne sürerek "Türkiye'nin de özel bir konum içinde yer alması gerektiğini söylüyoruz" dedi.

"Bölgede ulusal çıkarlar da gözetilmeli"

Bölgede barışın sağlanmasının yanı sıra, ulusal çıkarların da gözetilmesi gerektiğinin altını çizen Türker, "Dubowitz'e ulusal çıkarlarımızı ortadan kaldıracak her şeye karşı olduğumuzu ve ulusal politikaların da bu şekilde belirlenmesi yönünde parti olarak tavır koyduğumuzu kendisine ilettik" diye konuştu.


Dubowitz'den "İskender Kebabı" diplomasisi

Dubowitz ise, Türkiye ile Amerika arasındaki diplomatik ilişkileri, "eşsiz" olması bakımından, Türkiye'ye has bir lezzet olan İskender Kebaba benzetti. ABD ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkiler üzerine ilginç benzetmelerde bulunan Dubowitz, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin benim 'iskender diplomasisi' dediğim bir diplomatik rota izlemesini ümit ediyorum. İskender kebap Türkiye'ye has bir lezzet, dünyanın başka bir yerinde bir eşi daha yok. Türkiye'nin de buna benzer şekilde kendine has bir diplomasiye sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Ne ABD'nin 'Big Mac diplomasisiyle', ne de Ortadoğu'nun, Arap dünyasının 'felafil diplomasisiyle' sınırlamalı kendisini. Bu diplomasi, kendine has olmakla birlikte içinde ortak değerlerimizi ve çıkarlarımızı da barındırmalı. İnanıyorum ki bu, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde çok yardımcı olacak."