Son Haberler

A+ A-

Hidroelektrik santral protesto edildi

Antalya Finike Ovası'ndan denize dökülen Alakır Çayı'nın üzerine hidroelektrik santrali yağılması protesto edildi.
Yayınlanma tarihi: 29 Mayıs 2009 Cuma, 09:30

Antalya Finike Ovası'ndan denize dökülen 60 kilometre uzunluğundaki Alakır Çayı'nın üzerinde, nehir tipi hidroelektrik santrali yapılması, yöredeki köylerin muhtarları ile Yeşiller Partisinden gelen bir grup tarafından protesto edildi.

Hidroelektrik santralı yapılmasından dolayı rahatsızlıkları olduğunu belirten bölgedeki köy muhtarları ile Türkiye Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Bilge Contepe, Yeşiller Partisi Antalya örgütünden Nilsu Güleç, Ali Can Güner, İsmail Duygulu ve Hatice Özçelik, Kumluca Söğütcuması'nda toplantı yaptı.

Muhtarlar, Kürce Hidroelektrik Santralini kuran DEDEGÖL Enerji Üretim A.Ş'nin yetkililerinin iki yıl önce Çayiçi, Çaltı ve Karacaören köylerinin muhtarları ile toplantı yapıp, bölgede hiçbir zarara yol açmayacakları sözü verdiklerini, ancak ağaçların kesilmeye devam edildiğini iddia ettiler.

Köylülerin tarım yaparak geçindiklerini kaydeden muhtarlar, santral yapıldığında sulama suyu sıkıntısı çekmeye başlayacaklarından endişe ettiklerini belirttiler. Kendilerini ikna etmek için Antalya ve Kumluca DSİ'den görevlilerin geldiğini anlatan muhtarlar, hiç kimsenin köylere ne kadar su verileceği konusunda kendilerini aydınlatmadığını söyledi.
Türkiye Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Bilge Contepe ise Alakır Vadisi'ndeki köylerde imza kampanyası başlatılmasını önerdi.

Daha sonra köylüler ile Yeşiller Partisi temsilcileri, Alakır Çayı'nın aktığı vadiye gitti. Kürce HES şantiyesini tepeden gören bir alanda gazetecilere açıklama yapan Contepe, çok sayıda ağaç kesilerek doğanın tahrip edildiğini ve Alakır Çayı'ndaki suyun üzerine bir santral yapılamayacak kadar yetersiz olduğunu öne sürdü.

Bölgede yaşayan 15 bin kişinin susuz kalıp, göçe zorlanacağını iddia eden Contepe, Türkiye'nin enerji politikalarında büyük hata olduğunu, üretimle dağıtım arasında yüzde 35'e varan kayıp yaşandığını ifade etti.

Contepe, yatırımların durdurularak önce kayıpların geri kazanılmasının sağlandığında, 5 nükleer santral, 20 termik santral ve 10 hidroelektrik santralın ürettiği elektriğe eşdeğer kazanç sağlanacağını savundu.

Bilge Contepe, hidroelektrik santralların ömrünün en fazla 30 yıl olduğunu, Alakır Vadisi'nde çok fazla erozyon olduğu için hidroelektrik santralı barajının daha da çabuk toprakla dolacağı için en fazla 10 yıllık ömrü olacağını, bu kadarlık bir süre için doğayı katletmenin anlamı olmadığını dile getirdi ve tarım kesiminin hayatının da çok zor olacağını söyledi.

Karacaören Doğa, Kültür, Turizm, Tanıtma ve Dayanışma Derneği (KADOK) Başkanı Kemal Erdoğan da ''Vatandaş suyu Alakır Çayı'ndan veya vadide açtığı sondaj kuyularından alıyor. Mevcut Alakır suyunun borularla dağlardan götürüleceğini, bir süre sonra içme ve sulama suyuna ulaşamayacağımızı anlayınca durumu kavradık, uyandık'' dedi.

Erdoğan, Alakır'ın su seviyesine dikkati çekerek, şu anda suyun en bol aktığı zaman olduğunu, eylül ve ekim aylarında ise dörtte bir oranında daha azaldığını anlattı.
Antalya Barosuna, Dernek olarak dava açma yetkisi verdiklerini kaydeden Kemal Erdoğan, santral yapımını durdurmak için tüm yasal yolları deneyeceklerini dile getirdi.
Nilsu Güleç ise Alakır Çayı'nda nesli tükenmekte olan kırmızı benekli alabalıkların yaşadığını belirlediklerini kaydederek, bu konuda Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nden bir grup bilim adamının yaptığı bilimsel araştırma bulunduğunu belirtti.
Daha sonra köylüler ve Yeşiller Partisi temsilcileri, Kürce HES'in tabelasının bulunduğu noktaya yürüdüler. Bilge Contepe, tabelada çevreci bir çalışma yapıldığının yazdığını, ancak etraftaki kırık ağaç dalları ile köklerin bunun tam tersini kanıtladığını iddia etti.

Contepe, kısa ömürlü bir yatırım için yaşamları daha da zorlaşmasın diye köylülerin yanında yer alacaklarını, Alakır Çayı ve vadi ile ilgili bilimsel bir rapor hazırlatacaklarını da bildirdi.

Dedegöl Enerj: Gerçeküstü senaryo

Antalya'nın Finike ilçesi yakınlarındaki Alakır Çayı'na yapılacak hidroelektrik santralinin bölgede yaşayanları susuz bırakacağı ve bölge halkının göç etmek zorunda kalacağına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı bildirildi.

Alakır Çayı'na 6'sı Ado Şirketler Grubunca ardı ardına kurulması planlanan 8 hidroelektrik santralinden Kürce Hidroelektrik Santralini kuracak Dedegöl Enerji AŞ, yazılı bir açıklama yaparak, yöredeki köylüler ve bazı çevreci grup ile siyasi parti temsilcilerinin iddialarını yanıtladı.

Açıklamada hidroelektrik santrallerinin çevreci bir yatırım olduğu vurgulanarak, buna karşılık Alakır havzasında yapılması planlanan enerji projelerinin geçen aydan itibaren birtakım çevreci grupların ilgi odağı haline geldiğine işaret edildi.

Bu grupların, kulaktan dolma bilgilerle hareket ederek, teknik bilgileri ve bilimsel verileri saptırmak suretiyle konuyu politika nesnesi haline getirdikleri öne sürülen açıklamada, Alakır Çayı'nda önceki gün gerçekleştirilen protesto eyleminde gündeme getirilen iddiaların ise gerçeği yansıtmadığı savunuldu.

Tüm nehir tipi hidroelektrik tesislerinde, projelerin doğal yaşam içinde gerçekleştirilebilmesi için sınırlı ölçüde ağaç kesimiyle inşaat faaliyetleri yapıldığına ilişkin ifadenin doğru olduğuna değinilen açıklamada, ancak oluşacak geçici olumsuzlukların, ağaçlandırma ve benzeri rehabilitasyon çalışmalarıyla giderilebildiği ifade edildi.

Enerjisinden faydalanılan suyun, her seferinde dere yatağına geri bırakıldığının belirtildiği açıklamada, suyun tüketilmesinin veya kirletilmesinin söz konusu olmadığı vurgulanarak, şu görüşlere yer verildi:

''Bunun haricinde mevcut balık türleri dahil, doğal yaşamın idamesini sağlayacak miktarda su, sürekli olarak dere yatağına bırakılarak faunanın ve floranın korunması sağlanmaktadır. Balıkların, suların kanala alındığı yapılarda nehir aşağısına veya yukarısına doğru hareketlerini kısıtlamamak amaçlı yapılan özel geçitler (balık geçitleri), bu projelerde dikkat edilen bir konudur. Söz konusu santralin yapılması planlanan Alakır havzasında, bölgenin yağış özellikleri nedeniyle kuvvetli taşkınlar görülmüştür. Kumluca ilçesinin taşkında zarar görmesini engellemek ve ayrıca sulama suyu temin edilmesi amacı ile 1960'lı yılların sonunda yapılan Alakır Barajı ile Alakır Çayı'nın deniz ile organik bağlantısı kesilmiştir. Alakır çayında görülen sedimantasyon, Alakır Baraj haznesi içinde son bulmaktadır. Bu nedenle iddia edildiği gibi, denize alüvyon taşınımı söz konusu değildir. Kürce HES Projesi'nde Regülatör ile HES arasında sulanacak tarım arazisi mevcut değildir. Bu bölümdeki doğal hayatın devamı için dere yatağına sürekli olarak 300 lt/sn su bırakılması planlanmıştır. İçme suyu projesi inşaatı, İller Bankası 5. Bölge Müdürlüğü tarafından 2004 yılında bitirilmiştir. İçme suyu projesi için 0.700 m3/sn su proje su temini çalışmalarında dikkate alınmıştır.''

Açıklamada, Alakır Barajı ile Kumluca'da bulunan tarım arazilerinin sulama suyu ihtiyacının karşılandığına da işaret edilerek, nüfusun susuz kalarak göçe zorlanacak olmasının ise ''gerçeküstü bir senaryo'' olduğu iddia edildi. Yatağa bırakılan suyun yeterli olmadığı durumlarda karşılıklı anlayış ve uzlaşmacı bir yaklaşım çerçevesinde iletim kanallarından köylere su verilebilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği açıklamada, bu sayede köy halkının da sondaj ile pompaj masraflarından kurtulmuş olacağı ifade edildi.

Kürce HES projesi ile Alakır havzasının kuzeyindeki köylerde yaşayan vatandaşlara iş olanakları sunulduğunun da vurgulandığı açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
''Alakır havzası, iddiaların aksine, tüm projelerin hayata geçirilmesi ile 50 megavat üzerinde kurulu güç potansiyeliyle bölgedeki en önemli hidroelektrik enerji kaynaklarından biri olacaktır. Kürce HES ile ilgili alınan çevresel önlemler, şantiye sahasının yakınında tesis edilen tabelada ilan edilmiş, ne var ki protesto sırasında bu metinlerin dikkatle incelenmemesi ve politik hevesler neticesinde yapılan açıklamaların içeriği, son derece vahim bir tablo ortaya çıkarmıştır. Yılların tecrübesine sahip proje mühendislerinin dahi ancak uzun ve karmaşık bir hesaplama sürecinin arkasından tartışabilecekleri teknik konular hakkında kulaktan dolma bilgilerle dikkatsizce beyanat verilmiştir.''

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler