''Pasta küçülüyor ama biz dilimimizi büyütmeye devam edeceğiz"

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, bugün bir doların bile önemli olduğunu belirterek ''Pasta küçülüyor ama biz dilimimizi büyütmeye devam edeceğiz'' dedi.

01 Haziran 2009 Pazartesi, 09:16

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) mayıs ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıda konuşan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, son 8 ayda dünya ekonomisinde ciddi yavaşlamalar olduğunu, küresel üretim ve ticaretin büyük darbe aldığını söyledi.

Küresel ekonominin yükselen yıldızı olan Türkiye'nin de küresel krizden nasibini aldığını dile getiren Çağlayan, şunları kaydetti:
''6 altın yılda her ay yeni rekorlar açıklandı. Her ay yapılan ihracat açıklamalarında yeni bir başarı ve gururla hepimiz moral bulduk, ancak maalesef 2009 yılı bize bu fırsatları sunmuyor. Ben de ihracatımızın bir önceki yıla göre azaldığını gösteren rakamlarla sizlerin karşısından olmaktan tabii ki hoşnut değilim. Bugün dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanlığı görevine atanalı 26 gün oluyor ve iyi olmayan haberlerle karşınızdayım. Ama rüzgar iyi eserken yelkenleri şişirmek kolaydır. Mesele fırtınalı havalarda, dalgalı denizlerde gemiyi sağ salim hedefe götürmektir. Hükümet olarak yapmak zorunda olduğumuz ve yapmaya çalıştığımız da tam budur.''

Dünyada yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen şu anda Türkiye'nin dimdik ayakta olduğunu ve küresel krizden gerek özel sektörü gerek istihdamı en az hasarla çıkardıklarını belirten Çağlayan, Türk özel sektöründe, Türk ihracatçısında şartlara uyum yeteneği, esneklik ve kırılmaz bir azim gördüğünü kaydetti.

Zafer Çağlayan, ''Krizde birçok ülke yoğun bakıma girdi, hatta bazı ülkeler oksijen çadırında yaşam mücadelesi veriyor. Çok şükür Türkiye ayakta tedavi gördü ve yoluna devam ediyor'' şeklinde konuştu.

''Yeni pazar açılımları gerçekleştirmek önceliğimiz oldu"

Global ekonomi ile entegre olmamış ülkelerin krizden daha az etkilendiğini söyleyen Çağlayan, şunları belirtti:
''Bu ülkeler özellikle bizim çevremizde yoğunlaşmış ülkeler. 26 günlük sürede 5 ülkeyi ziyaret ettik. Bu dönemde yeni pazar açılımları gerçekleştirmek, ihraç artmasa dahi pazar payımızı muhafaza etmek, hatta geliştirmek en önemli önceliğimiz oldu. Bugün bir dolar bile önemlidir. Hiç giremediğimiz pazara yapacağımız 100 bin dolarlık ihracat bile önemlidir. Evet pasta küçülüyor ama biz dilimimizi büyütmeye devam edeceğiz.''

''Düşüşte yurtdışında reel talebin gerilemesi en önemli etken"

Bakan Çağlayan, 2009 mayıs ayındaki ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 39,97'lik değer kaybettiğine işaret ederek, ''Geçen yıl mayıs, dünyada küresel krizin başlamadığı, gerek ticarette gerek ihracatta en altın, en başarılı dönemin yaşandığı bir aydı. Dolayısıyla mukayesemizi yaparken neyle yaptığımızı iyi değerlendirmek durumundayız. Ancak mayıs ayında yaptığımız ihracatımız nisan ayında yapmış olduğumuz ihracatımıza göre yüzde 2,3'lük gerileme göstermiştir'' dedi.

Birçok ülkenin oksijen çadırına girmek zorunda kaldığı bir ortamda Türkiye açısından mukayeseyi kriz dönemine girilen aylar çerçevesinde yapmanın daha doğru olacağını vurgulayan Çağlayan, bu düşüşte yurt dışında reel talebin gerilemesinin doğal olarak en önemli etken olduğunu, talep gerilemesinin kendisini miktar ve fiyat düşüşü olarak gösterdiğini kaydetti.

''İhracat düşüşleri hız kesiyor"

Son günlerde ham petrolün varilinin tekrar 66 doları gördüğünü, küresel ekonomik yavaşlamanın hız kesmesinin emtia fiyatlarında da kıpırdanmaya yol açtığını, sektör bazında da bir kıpırdanma yaşandığını ifade eden Çağlayan, konfeksiyon ve tekstilde, imalat sanayi içinde istihdam deposu olan sektörde düzelme işareti olduğunu söyledi.
Çağlayan, ''İhracat düşüşleri bir kere hız kesiyor. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Emtia fiyatlarının yeniden yükselmesi ve reel talebin canlanması diğer sanayi sektörlerindeki etkisini de kısa sürede gösterecektir' dedi.

Kriz zamanında uzun vadeli hedefleri gözden çıkarmak bir tarafa, onları sağlamlaştırdıklarını dile getiren Çağlayan, 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat hedefini gerçekleştirmek, dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi içinde olmak ve 2023 yılına gelindiğinde dünyada uluslararası üne sahip en az 20 marka ile pazara girme noktasında çok yoğun gayretleri olduğunu, çalışmaların da devam ettiğini vurguladı.
Çağlayan, ''Buradaki rol tanımlarını yeniden değerlendirerek bunu nasıl gerçekleştireceğimizi özellikle tespit edeceğiz''
dedi.

''2010'da hedefin üstünde büyümeyi yakalayabileceğimizi düşünüyorum"

Krizi değişim ve değişmek için bir fırsat olarak algılamanın muhtemel en iyi operasyon olduğunu ifade eden Çağlayan, ''2009 yılı hassas bir yıl olacaktır. Dönüşümü de ciddi manada başlatmak zorundayız. Aslında 2009 yılı bir konsolidasyon yılı olacaktır. Asıl önemlisi 2010 ve sonrasınında ne yapacağız? 2010 yılında hedeflerimiz olan yüzde 3,3'lük bir büyümenin daha da üstünde bir büyümeyi yakalayabileceğimizi düşünüyorum'' şeklinde konuştu.

Zafer Çağlayan, büyümeyi tam anlamıyla üretim, ihracat ekseni üzerine kurmak zorunda olduklarını belirterek, önümüzdeki aylarda küresel bazda likiditenin artacağını, daha fazla kaynağın kullanılabilir hale geleceğini, Türkiye'ye dış kaynak akışının yeniden hız kazanacağını ve mali dengelerin 2010 yılında daha kolay olacağını söyledi.
Çağlayan, önümüzdeki yıl bütçe disiplinini sağlamanın 2009'dan daha kolay olacağını ifade etti.

Çağlayan, 2009 yılının mücadele yılı olduğunu, değişen koşullara daha hızlı ve iyi bir şekilde adapte olmak zorunluluğu bulunduğunu söyledi.

Çağlayan, bir yandan 2023 yılı ihracat hedefleri için bir yol haritası hazırlarken diğer yandan pazar atılımları gerçekleştirdiklerini anlattı.

Bakan Çağlayan, ''Afrika ve Latin Amerika ülkeleri üzerinde ehemmiyetle duruyoruz. Önümüzdeki ay Şili, Çin ve Irak'a ziyaretler gerçekleştireceğiz'' dedi.

Serbest ticaret anlaşmalarının önümüzdeki dönem daha da önemli hale geleceğini belirten Çağlayan, Sırbistan ile serbest ticaret anlaşmasını da bugün imzalayacaklarını kaydetti.

Çağlayan, ''Spesifik olarak bu ülkede, şu sektörde bu tedbir politikasına geçiyoruz. Diğer bir ifade ile ülke ve ürün matriksi olarak çalışıyoruz'' dedi.

Destek mekanizmalarını da iyileştireceklerini, daha pazar odaklı, daha pratik reformlar için yoğun çalışmalar içinde olduklarını anlatan Çağlayan, ''Hükümet olarak desteklerimizi yaptık ve bunları sürdürmeye devam edeceğiz. Merkez Bankası ve Eximbank'ın ihracat kredilerinin yanında şubat ayında ihracatçı KOBİ'lerimize 1 milyar dolarlık ihracat kredisi vermiştik ve o kredi bir hafta içerisinde 6 bin 500 firma tarafından kullanılmıştır. Bu destekler sürdürülmeye devam edecektir'' dedi.

İleriye gitmek isteyenlerin yüzünün de ileriye dönük olmak zorunda olduğunu ifade eden Çağlayan, ''Bu ülkede herkes elini taşın altına koyacak. Sorunun değil herkes çözümün bir parçası olmaya çalışacak'' dedi.

''Ciddi bir atılımın içerisindeyiz"

2009 yılında rakamların düşebileceğini, nicelik açısından daralma olabileceğini söyleyen Çağlayan, ama nitelik açısından ciddi bir atılımın içerisinde olduklarını belirtti.
Çağlayan şunları kaydetti:
''Türkiye artık ihracat yapmayı çok iyi bir şekilde öğrenmiştir. Türk ihracatçısı küresel rekabeti tanımış ve küresel rekabette başarısını ispat etmiştir. Artık bu yoldan dönüş yoktur. Hedefimiz, açıklanmış olan 2009 yılında hedeflenmiş olan 104 milyar dolarlık rakamı yakalamaktır. Düşüşler, çıkışlar olacaktır ama bugün geldiğimiz noktada, dip noktasından Türkiye dönmüştür. İnanıyorum ki ihracat rakamlarımızda bu kötüye gidiş daha daralacak ve artık bundan sonra da kötüye gidiş süreci bitecek ve tekrar normalleşme sürecine girecektir. Bütün programımız, hedefimiz, 104 milyar dolarlık ihracat hedefini yakalamaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız.''

''Moralleri bozmamak gerek"

Bakan Çağlayan, bugün gerçekleştirilecek Dünya Ticaret Bakanları Zirvesine de değinerek, IMF'nin zirveye katılacak ülkelerden 24'ünün 2009 yılında pozitif büyüyeceğine işaret ettiğini, bundan sonraki ihracat hedeflerini buna göre değerlendireceklerini vurguladı.

İş adamlarına, ''İhracat seferberliğine hazır olun'' çağrısında bulunduğunu hatırlatan Çağlayan, ''Eskiden bir şarkı vardı 'orada bir köy var uzakta, gitsen de gitmesen de o köy senindir' diye. Şimdi gitmezsen o köy senin değil. Dolayısıyla ticaret heyetlerimizle beraber gitmediğimiz, ayak basmadığımız ülke bırakmayacağız'' dedi. Çağlayan, açıklanan ihracat rakamları ile moralleri bozmamak gerektiğini, Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğunu söyledi.

Zafer Çağlayan, şu anda hükümetin aldığı 55'e yakın tedbirin yanı sıra yine bu hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklayacağı 2 önemli ekonomik gelişme ile Türkiye'de ekonomik iklimin canlandığı, parametrelerin olumluya gittiği gelişmeyi hep beraber göreceklerini kaydetti.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çağlayan, bir soru üzerine Türkiye'nin mal sattığı piyasalardaki daralmanın, Türkiye'yi, istihdam kaybı, üretim kaybı ve ihracatta azalma olarak etkilediğini söyledi.

İhracattaki daralmanın da Sanayi Üretim Endeksinde ve Kapasite Kullanım Oranlarında düşüşe yol açtığını dile getiren Çağlayan, son aylarda açıklanan Sanayi Üretim Endeksinde ve Kapasite Kullanım Oranlarında ise önceki aylara göre daha az düşüş yaşandığını ifade etti.

Çağlayan, çıkarılan vergi teşviklerinin de sektörleri canlandırarak, Sanayi Üretim Endeksinde ve Kapasite Kullanım Oranlarında artışa yol açtığını ve iki ayda satılan otomobillerin iki günde satılır hale geldiğini belirtti.