Ergenekon'da 95. duruşma

Ergenekon davasının 95. duruşması görüldü. Duruşmada tutuksuz sanık Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun avukatı Metin Çetinbaş savunma yaptı. Çetinbaş, savunmada "Kimse, 'bize dokunulmaz' demesin, bu makamlar kalıcı değil, gelip geçici" şeklinde konuştu.

02 Haziran 2009 Salı, 07:16

Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında, tutuksuz sanıklardan Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu'nun avukatı Metin Çetinbaş savunma yaptı.

Eski bir ceza hakimi olan ve Susurluk davasında mahkeme heyeti başkanlığı yapan Çetinbaş, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada yaptığı savunmada, yargılamanın İstanbul'dan bu kadar uzak bir yerde yapılmasının hem sanıklara hem de avukatlarına ciddi maddi külfet getirdiğini söyledi.

Çetinbaş, yargılamanın bir cezaevinde yapılmasının da uluslararası kararlara ve usule aykırı olduğunu savundu.

''Mahkemede bunun dışında pek çok usulsüzlük yapıldığını'' ileri süren Çetinbaş, ''Kimse, 'bize dokunulmaz' demesin. Bu makamlar kalıcı değil. Bu makamlar gelip geçici. Eski bir ceza hakimi olarak söylüyorum; bu davaya iştirak eden bazı savcılar ve hakimlerin tutuklandığını, hapse girdiğini göreceğiz. Bunu tabii ki istemiyoruz, ama maalesef bu olacak'' diye konuştu.

Çetinbaş'ın öğleden sonra da bir süre devam eden savunmasına ara veren Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, taleplere geçti.

Duruşmada söz alan sanık Sevgi Erenerol, babasının ticaret hayatındayken iki ayrı boya firmasının bayiliğini yaptığını belirterek, ''Babam öldükten sonra bunlara ait hisse senetleri patrikhanede kaldı. Bu hisse senetlerinin iddianamede yer aldığı gibi Yunanistan ile bir alakası yoktur. Bizimle ilgili iddialar iddianameye art niyetli olarak konulmuştur'' dedi.


"Güney hakkında ek iddianame düzenlensin"

Sanıklardan Kemal Kerinçsiz de Ergenekon soruşturmasında ''şüpheli'' olarak yer alan Tuncay Güney'in istinabe yoluyla Kanada makamları tarafından ''tanık'' sıfatıyla ifadesinin alınmasının adil yargılama hakkını kökünden zedeleyeceğini söyledi.

Güney'in susma hakkını kullanması durumunda bu şekilde ifade almanın bir sonuç doğurmayacağını dile getiren Kerinçsiz, ''Şüphelinin tanık olarak dinlenme yolunu açamazsınız. Bu şahsın iddia makamları tarafından saklandığını, üzerine şal örtüldüğünü anlamamanız mümkün değil. Bu nedenle Güney hakkında ek iddianame düzenlenip, sanık sıfatı kazandırılarak hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verilmesini istiyorum'' şeklinde konuştu.

Kerinçsiz ayrıca, ''tutuksuz sanıklar Murat Özkan, Satılmış Balkaş, Asuman Özdemir, Fuat Turgut ve Kemal Alemdaroğlu'nun emniyet ifadelerinde tahrifatlar ve değişiklikler yaratılarak iddianameye aktarıldığını'' öne sürdü.

Kemal Kerinçsiz, mahkemece naip hakim tayin edilerek, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tahrifatların ortaya çıkarılmasını istedi.

Sanıklardan Muzaffer Tekin de ''kendisine suç yapıştırılmak istendiğini'' iddia ederek, ''ajan olduğu, uyuşturucu ticareti yaptığı'' şeklindeki iddiaların kaynağının soruşturmayı yürüten savcı olduğunu ileri sürdü.

Tekin, ''Asrın davasına bakan savcının karışmadığı bir iş kalmamış. Ben iddia makamından çok temizim'' dedi.

İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek de tutuklu sanıklardan Ümit Sayın'ın 26 Mayıs'ta Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nda, savcı Zekeriya Öz tarafından ifadesine başvurulduğunu, ancak avukatın odaya alınmayarak özel konuşma yapılacağının söylendiğini kaydetti.

Perinçek, ''Sayın'a, 'uzaktan kumanda yöntemiyle cinayet işletilir mi, İP'li sanıklar cezaevinde ne yapıyor?' gibi sorular sorulmuş. Sayın'ın ifade tutanağının mahkemeye getirilmesini istiyorum. İP olarak buradaki üyeler, mücadelelerini, faaliyetlerini örgüt duyarlılığı içerisinde örgütlü olarak sürdürmektedir'' diye koştu.

Öte yandan, duruşmaya, davanın sanığı meslektaşları hakkında bir rapor hazırlamak üzere gelen Manisa Barosu'ndan 3 avukat da gözlemci olarak katıldı. Mahkeme heyeti, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.

 

Veli Küçük'e ödeme yapılıp yapılmadığı sorulacak

Ergenekon davasına bakan mahkeme heyeti, Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu bazı sanıklara 2001-2007 yılları arasında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının Alman yetkili makamlarından sorulmasına karar verdi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, verilen aranın ardından alınan kararları açıkladı.

Buna göre, hakkında yakalama emri bulunan sanık Saipir Deplelvitze ile ilgili olarak, 1999 yılından itibaren Türkiye'de bulunması nedeniyle Yabancılar Şube Müdürlüğü'nden aldığı ikamet tezkerelerinde kimlerin referans olduğu, pasaport süresi dolduğunda hakkında işlem yapılıp yapılmadığının sorulmasına karar veren mahkeme heyeti, aynı konuda MİT Müsteşarlığı'na yazı yazılarak, Deplelvitze'nin şüphe çekip çekmediği, bu konuda araştırma yapılıp yapılmadığının sorulmasına hükmetti.

Mahkeme heyeti, davanın bir kısım sanıklarından elde edildiği iddia olunan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar vererek, bu konularda bilgi birikimine sahip ve emekli kişilerden 3'er kişilik listelerin gönderilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı, Adalet, Dışişleri ve Milli Savunma bakanlıkları, Genelkurmay Başkanlığı, Başbakanlık MİT Müsteşarlığı'na ayrı ayrı yazı yazılmasını hükme bağladı.

MİT'ten gelen ve heyetçe incelemeleri yapılan 6 adet CD örneğinin talepte bulunanlara verilmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, Genelkurmay Başkanlığı'na yazı yazılarak, sanıklar Sevgi Erenerol ve Emin Gürses'in Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki askeri kurumlarda seminer veya ders verip vermediğinin, varsa buna ilişkin belgeler ile görüntülerin CD ortamında celbine, aynı doğrultuda Hrant Dink cinayeti davasının görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılmasına karar verdi.

Mahkeme heyeti, Adalet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Almanya Anayasasını Koruma Teşkilatı Başkanlığı'na, Baden-Württemberg Eyaleti'nin Gelirler Genel Müdürlüğü'ne ve Almanya'nın Karlsruhe şehri Bundesgeneral Stadtanwaltschaft Federal Savcılığı ile Almanya Federal Savcılığına yazı yazılmasını kararlaştırdı.

Bu yazıda, 2001-2007 yılları arasında Yeniçağ Gazetesi'ne, Türk Ortodoks Kilisesi'ne, Noel Baba Barış Derneğine, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketine veya başkanı Taner Ünal'a, sanıklardan Ümit Sayın, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol ve Veli Küçük'e herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına karar veren mahkeme heyeti, ödeme yapılmışsa ödenen meblağ ile ödeme tarihleri ve ne şekilde ödeme yapıldığının sorulmasına hükmetti.

Yine buna dair varsa belgeler ile Almanya Anayasasını Koruma Teşkilatının 2001-2007 yılları arasında yayınlanan raporlarının onaylı suretlerinin de istenmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, ancak bunlardan önce ilgili belgeler ve tanık Talip Doğan Karlıbel'in ifadesinin gerekli tercüme işlemlerinin yaptırılması için Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine talimat yazılmasına karar verdi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yazı yazılarak, Cumhuriyet gazetesine yönelik molotofkokteyli atılmasına ilişkin görülen dava dosyasının onaylı suretinin de istenmesini kararlaştıran mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, 4 Haziran Perşembe günü saat 09.30'a ertelendi.