Obama'dan İran'a jest

ABD Başkanı Barack Obama merakla beklenen konuşmasını yaptı. Obama, İran'da Başbakan Muhammed Musaddık'a karşı 1953 yılında girişilen darbeye ABD'nin karıştığını itiraf ederek, İran'a jest yaptı. Obama, İsrail-Filistin sorunundan, Afganistan ve Irak'taki operasyonlara ilişkin bir çok konuda açıklamalarda bulundu.
Yayınlanma tarihi: 4 Haziran 2009 Perşembe, 06:45

ABD Başkanı Başkanı Barack Obama Kahire Üniversitesi'nde merakla beklenen konuşmasını yaptı. Konuşmasına 'Selamün Aleyküm' diyerek başlayan Obama'nın konuşması sık sık alkışlarla kesildi. İşte Obama'nın konuşmasından başlıklar;


"- ABD ile Müslümanlar arasında bir gerginlik döneminde biraraya geliyoruz.

- Her iki taraf arasında korku ve güvensizlik doğdu. Bu öğleden sonra burada tüm karmaşık sorulara cevap bulamam ama size kalbimden geçenleri söyleyeceğim. Kuran'da da yazdığı gibi 'Rabbini bil, doğru söyle'"

- Ben Hiristiyanım ama babam kuşaklarca Müslüman olan bir aileden geliyor.

- Endonezya'da yıllarca ezen sesi duydum.

- Yenilikçi Müslümanlar cebirin ortaya çıkmasını sağladı.

- İslam her zaman ABD tarihinin de bir parçası olmuştur. Ben 3 kıtadaki İslam'ı tanıdım. İslam'ın ne olduğunu iyi biliyorum.

- İslam kültürü bize şiir, müzik, mimari verdi.

- ABD Başkanı olarak ilk görevim insanları korumak, ABD Afganistan'da kalıcı üs istemiyor. "

Obama'dan itiraf

İslam alemine hitaben bugün Kahire'de konuşan Obama, "Soğuk savaş döneminde ABD, demokratik yolla iktidara gelmiş bir İran hükümetinin devrilmesinde rol oynamıştı" dedi.

Bir Amerikan başkanı, ülkesinin Musaddık rejimini deviren darbede parmağı olduğunu ilk kez itiraf etmiş oluyor. Gözlemciler, bu jestin İran'da yansıması olacağını düşünüyor.

ABD'de eski dışişleri bakanlarından Madeleine Albright da, Musaddık'a karşı yapılan darbedeki sorumluluklarını 2000 yılında itiraf etmişti.

1951'de iktidara gelen Musaddık, petrolü millileştirince Batılıların şimşeklerini üzerine çekmiş ve 1953 yılında darbeyle devrilmişti. Musaddık, 1967'de evinde göz hapsinde iken ölmüştü.

Yüzleşmemiz gereken konu 'aşırı şiddet'

"-Geçmişte hapis kalmamalıyız, geleceği paylaşmalıyız. Yüzleşmemiz gereken ilk konu aşırı şiddet yanlısı fantizm. ABD hiçbir zaman İslamla savaşta değildir. Ancak bu aşırı şiddet yanmlılarıyla savaşmalıyız. Bu hepimizin görevi.

- Afganistandaki durum ABD'nin amaçlarını gösteriyor. Bizler seçtiğimiz için oraya gitmedik, gerektiği için gittik. El Kaide zalimce faaliyetlerini sürdürdü. Onlara yardım eden bazı kurumlar var bu ülkelerde. Bizler askeri üs olarak orada değiliz. Birliklerimizi geri çekeceğiz ancak orada insanların öldürülmeyeceğinden emin olduğumuzda.. En çok Müslümanları öldürdüler aslında.

- Kuran bize şunu öğretir. Kim bir masumu öldürürse bütün insanları öldürmüş sayılır. Ancak şunu da söyler: Kim bir insanı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış olur. Bir insanın paylaştığı inanç bir buçuk milyon insanın paylaştığı nefretten daha güçlüdür.

-Thomas Jefferson ''Bilgelik güçten doğar. Gücü ne kadar az kullanırsak etkisi o kadar az olacaktır'' demişti. Irak'tan birliklerin çekilmesini istedim. Temmuz ayından itibaren bölgesel yönetime bırakacağız. Ama yardımı sürdüreceğiz. Demokratik bir hükümet işbaşına gelecek. Bizler somut adımlar atıyorz. Ben ABD'de işkenceyi kesinlikle yasakladım. Bu yüzden Guantanamo'nun kesinlikle kapatılmasını istedim.

- El Kaide kitlesel öldürme tehditlerinde bulunuyor.

- Aşırı güçlere karşı hoşgörü gösteremeyiz.

- Kuran, "kim ki tek bir kişiyi öldürmüştür, bütün insanlığı öldürmüş gibi suç işlemiştir der."

- Afganistan'a 2.8 milyar dolar yardım yapılacaktır.

- Afganistan ve Pakistan'da sorunları sadece askeri güçle çözemeyeceğimizi biliyoruz.

- 2012'de tüm askerlerimizi Irak'tan çekeceğiz.

- Bazı durumlar ideallerimize aykırı davranmamıza neden oldu. İşkenceyi koşulsuz şekilde yasakladım.

- Müslümanlar aşırı güçlere gereken tavrı gösterirse, o zaman güvenlik oluşur.

- İslamiyet ABD'nin bir parçası. ABD kendi içinde ırk, din ayrımı olmadan, ortak özlemlere sahip.

- Yahudiler zulüm gördü. Soykırımı inkar etmek cehalettir, nefret dolu bir yaklaşımdır. Mutlaka Filistinlilerin kendilerine ait bir devleti olmalıdır. Bu hem İsrail hem Filistin hem bölge hem de ABD'nin çıkarınadır."

Tek çözüm İsrail ve Filistin'in 2 devlet olarak yaşaması


"- Tek çözüm İsrail ve Filistin'in iki devlet olarak barış içinde yanyana yaşaması. Filistinliler şiddetten vazgeçmeli. ABD'de siyahlar haklarını şiddetle kazanmadı. Şiddet çıkmaz yoldur. Uyuyan çocuklara roket atmak çözüm değildir. Filistin kendini yönetebilme kapasitesini artırmalı. Hamas şiddete son vermeli, İsrail'i tanımalı.

- İsrail yeni yerleşimleri durdurmalı. Yeni yerleşimleri kabul etmiyoruz. İsrail, Filistin halkının günlük yaşamda ilerlemesi için somut adım atmalı. Barışı dayatmamız mümkün değil. İsrail de Filistin devleti olması gerektiğinin farkında.

- 3 din için kutsal olan Kudüs'te kalıcı barış için hepimizin sorumluluğu var."


Nükleer silah konusu

"- Dünya üzerinde hiçbir ülkenin nükleer silaha sahip olmaması için çalışıyoruz. İktidarınızı uzlaşma ile elde etmek zorundasınız. Azınlık haklarına saygı göstermelisiniz. İslam hoşgörü konusunda son derece gurur verici bir geleneğe sahip."


"İslam bir hoşgörü dini"

Din özgürlüğü meselesine de değinen Obama, İslam'ın hoşgörü dini olduğuna, dindar Hristiyanların özgürce ibadet edebildiği en büyük Müslüman ülkesi Endonezya'daki çocukluğu sırasında ilk elden tanık olduğunu ifade etti.

Bugün de böyle bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Obama, her ülkede yaşayan insanların inançlarını seçme ve yaşama özgürlüğüne sahip olmaları gereğine işaret etti.

Dinin zenginleşmesi için bu türden bir hoşgörünün önemine vurgu yapan ABD Başkanı, bununla birlikte bu konuda çeşitli şekillerde engel olunduğunu ifade etti.

Obama, Irak'taki Sünni-Şii ayrılığının şiddete yol açtığı örneğini vererek, Müslümanlar arasındaki ayrılıkların da giderilmesi gerektiğine dikkati çekti.

"Birlikte yaşamanın esası din özgürlüğü"

Barack Obama, dini özgürlüğün halkların birlikte yaşayabilmesinin esası olduğunu da vurguladı.

Birlikte yaşamın korunması yollarının her zaman aranması gerektiğini kaydeden Obama, örneğin; ABD'de hayır için yapılan yardımlarla ilgili kuralların Müslümanların dini yükümlülüklerini yerine getirmesini zorlaştırdığını belirterek, işte bu yüzden, Amerikalı Müslümanların zekat şartlarını yerine getirebilmesini sağlamak için bunlarla birlikte çalışmaya kararlı olduğunu belirtti.

Aynı şekilde Batılı ülkelerin de Müslüman vatandaşlarının ibadetlerini uygun gördükleri şekilde yapmalarını engellemekten, örneğin; Müslüman kadınının ne giyeceğini dayatmaktan kaçınmalarının önemli olduğunu vurgulayan Obama, hiçbir dine karşı düşmanlığı liberallik bahanesiyle gizleyemeyeceklerini belirtti.

Obama, gerçekte inancın insanları bir araya getirmesi gerektiğini, bundan dolayı Türkiye'nin liderliğindeki Medeniyetler İttifakı ve Suudi Kralı Abdullah'ın Dinler Arası Diyalog çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti.

Kadın hakları ve başörtüsü

Kadın hakları konusunda da konuşan Obama, bu konuda tartışmalar olduğunu, "başını örtmeyi seçen bir kadının her nedense daha az eşit olduğu yönünde Batıda oluşan bazı görüşleri reddettiğini, ancak eğitim fırsatı verilmeyen kadına eşitlik sağlanmadığına inandığını"
söyledi.

ABD Başkanı, kadının eşitliği konusunun sadece İslam'ın meselesi olmadığını vurgulayarak, Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Endonezya'da kadın başbakanların seçildiğine dikkati çekti.

Obama, kadınlara eşit haklar için mücadelenin ABD'de ve diğer ülkelerde de pek çok bakımdan devam ettiğini belirtti.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.