"Teşvik planı emekçilerin sorunlarına çözüm içermiyor"

KESK Genel Başkanı Sami Evren, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomik krize karşı açıkladığı yeni teşvik paketinin emekçilerin sorunlarına çözüm içermediğini belirtti.
Yayınlanma tarihi: 4 Haziran 2009 Perşembe, 12:43

KESK Genel Başkanı Sami Evren, yazılı açıklamasında, "Yeni teşvik sistemi kriz karşısında gün geçtikçe ezilen emekçiler, yoksullar ve işsizler için hiçbir ciddi önlem içermiyor" dedi.

Hükümetin daha önceki paketlerde olduğu gibi bu pakette de tamamen sermaye kesiminin çıkarlarına odaklandığını savunan Evren, "Kriz karşısında krizi yaratanları korumayı amaçlayan önlemler açıklanmıştır. Uygulamaya konacak teşviklerin finansmanı kısmen emekçilerin birikimleriyle oluşan İşsizlik Fonu, kısmen Hazine kaynakları olarak ortaya konmuştur. Yani Hükümet halkın parasını bir kez daha sermaye kesiminin emrine sürerek çarçur edecektir" değerlendirmesini yaptı.

Evren, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yeni teşvik paketi oluşturulurken fikir alınan, danışılan ve kamuoyuna ilan edilen örgütler Başbakan'ın iddia ettiği gibi sivil toplum kuruluşları değil TÜSİAD, TOBB, TİSK gibi sermaye kesiminin öz örgütleridir. Onların bu teşvik sistemini desteklemeleri doğaldır çünkü önlemler onların taleplerinden ibarettir. Getirilen bütün tedbirler sermaye kesiminin ödediği kurumlar vergisinin azaltılması, neredeyse ortadan kaldırılmasını, çalışanların SSK primlerinin işveren hissesinin Hazine'den ödenmesini öngören tedbirlerdir."

Çalışma mevzuatına aykırı

Yeni teşvik paketiyle getirilen özel istihdam bürolarının geçici işçi istihdamıyla yetkilendirilmesinin çalışma mevzuatına aykırı ve amele çavuşluğunun hortlaması niteliğinde olduğunu ifade eden Evren, şunları kaydetti:

"Emek piyasalarının liberalize edilmesi emekçiler tarafından kabul edilemez. 200 bin kişiye mesleki eğitim, 10 bin kişiye girişimcilik kursu, 100 bin gence stajyerlik ve 120 bin kişiye bu yaz sezonunda iki-üç aylık geçici istihdam sağlanması önlemleri ise baştan sorunun yanlış anlaşıldığının kanıtı niteliğindedir.

Siyasi iktidar kriz karşısında emekçileri korumak, işsizlikle mücadele etmek istiyorsa, öncelikle işsiz kalan kardeşlerimizin su, elektrik ve doğalgaz giderlerini devletin karşılamasını, açlık sınırı altında yaşayanlara yurttaşlık ücreti ödenmesini, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, kurumlar vergisinde değil emekçilerin ödediği gelir vergisinde indirime gidilmesini, dolaylı vergilerin düşürülmesini düşünmelidir."

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.