Antik Kent kazılarının bir bölümü bitti

Soloi Pompeiopolis Antik Kenti kazılarınnı bu yılki bölümü sona erdi. Roma dönemine ait Güneş Tanrısı Apollon heykelinin yanı sıra bol miktarda antik döneme ait para ile Hitit tabakalarından yivli seramiklerin elde edildiği kazı çalışmaları, 12 öğrencinin katılımıyla yaklaşık bir ay sürdü.

24 Ağustos 2008 Pazar, 10:37

Mersin'de 10'uncusu gerçekleştirilen ve önemli buluntulara ulaşıldığı belirtilen Soloi Pompeiopolis antik kenti kazılarının bu yılki bölümü sona erdi.
Mezitli ilçesindeki antik kentte gönüllü 12 öğrencinin katılımıyla 16 Temmuzda Soli Höyük ve Sütunlu Cadde'de başlatılan, ek ödenek çıkartılması sonrasında 27 işçinin katılımıyla gerçekleştirilen Soloi Pompeiopolis kazıları 22 Ağustos'ta tamamlandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile konaklama ve yiyecek desteği veren Mersin Valiliği, lojistik destek sağlayan Mezitli belediyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinin yanı sıra Mersin Un Sanayi, Gelbul ve Dağıl inşaat firmalarının sponsorluğunda gerçekleştirilen kazılarda, en önemli buluntu olarak Roma dönemine ait ''Güneş Tanrısı Apollon'' heykeline ulaşıldı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Remzi Yağcı, yaklaşık 35 gün süren kazılarda, 1700 yıllık ''Güneş Tanrısı Apollon'' heykelinin yanı sıra bol miktarda antik döneme ait para ile Hitit tabakalarından yivli seramikler elde ettiklerini söyledi.
Ulaştıkları buluntu ve bilgilerden en önemlisinin milattan sonra 3. yüzyılın ilk yarısında yapılan Apollon heykeli olduğunu ifade eden Yağcı, ''Sütunlu Cadde'nin doğu tarafındaki dükkanların bulunduğu mekanlardan birinde kusursuz ve kaliteli işçiliği ile dikkat çeken 615 gram ağırlında ve 20 santimetre boyundaki heykelin yanı sıra, bol miktarda antik döneme ait para elde ettik. Bunlar kötü durumdaydı. Ayrıca Sütunlu Cadde'de şu an kullanılmakta olan yolun altına giren dükkan mekanlarının bazıların tahrip olmuş görüntüleri ile karşılaştık'' dedi.
Soli Höyük'teki Kizzuwatna dönemine ait kazılarda ise daha önce varlığı tespit edilen 15. yüzyıla tarihlenen sur duvarının büyük ölçüde temizlenerek açığa çıkarıldığını anlatan Yağcı, şöyle konuştu:
''Bunlar, Kalkolitik döneme kadar uzanan bir geleneği olan Kizzuwatna'nın kasa tipi sur duvarlarını oluşturuyor. Hitit dönemi öncesinde Kizzuwatna'nın savunma sisteminin bir parçası olan bu duvarlar, 14. yüzyıldan sonra Hitit egemenliğine geçen Kizzuwatna'da bu tür savunma surlarına ihtiyaç kalmadığı ortaya koyuyor. Çalışma sonrasında bunların planları çizilerek, üç boyutlu görüntüleri mimari olarak elde edildi. İyi bir şekilde belgelendikten sonra üzerleri örtülüp, bir dahaki kazıya kadar yeniden korunma altına alındı. Arkaik dönem duvarları ve oluşturdukları mekanlar için de aynı işlemler yapıldı"
Yağcı, Hitit tabakalarında da yivlenmiş seramikler bulduklarını söyledi.
Bu seramikler arasında yivlenerek işaretlenmişlerin yanı sıra, 3 yivli seramiklerin de bulunduğunu ifade eden Yağcı, ''Seramikler burada devlet kontrolünde çok sıkı bir üretimin olduğunu, elde edilen kapların ise bilimsel olarak ölçü kapı olarak kullanıldığını gösteriyor'' dedi.
Yağcı, her yıl kazılardan sonra teslim ettikleri eserlerin sergilenebilmesi için yeni kurulacak müzenin biran önce faaliyete geçmesini istedi.