Akman'a toz kondurmadı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Feneri e.V. Davası'nda yargılanan RTÜK Başkanı Zahid Akman'a yapılan eleştiriler veya hakkında söylenenlerin, kendi partisiyle ilgili konular olmadığını söyleyerek "O konuyla ilgili partimi ilintili hale getirmek namertliktir. Benim partimin hiçbir zaman kasasına hiçbir yerden kayıt dışı para girmemiştir, girmez" iddiasında bulundu.
Yayınlanma tarihi: 11 Haziran 2009 Perşembe, 11:09

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan NTV'de Murat Akgün'ün sorularını yanıtladı. Erdoğan, Deniz Feneri eV. Davası'nda yargılanan RTÜK Başkanı Zahid Akman'a ilişkin yapılan eleştiriler veya hakkında söylenenlerin, kendi partisiyle ilgili konular olmadığını ileri sürdü.

Akman'ın bir ay sonra da zaten aday olmayacağını açıkça ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, "Burada fırtınalar koparmaya gerek var mı?" diye sordu. Erdoğan, "Zahid Bey'e yapılan eleştiriler veya hakkında söylenenler, benim partimle ilgili konular değildir. O konuyla ilgili partimi ilintili hale getirmek namertliktir. Benim partimin hiçbir zaman kasasına hiçbir yerden kayıtdışı para girmemiştir, girmez" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın Akman'la ilgili açıklamalarının ise, Arınç'ın kişisel kanaati olduğunu söyledi. Deniz Feneri Davası'nın bir yargı süreci olduğunu ve devam ettiğini, bittiğinde de herkesin karşılığı neyse bu karşılığı bulacağını kaydeden Erdoğan şunları kaydetti:
"Alman mahkemeleri kalkıp bu noktadan bir talepte bulunuyor. Anında buradan bir karar çıkıyor. Bu kararın çıkması Alman mahkemesinin talebi üzerine, Türkiye'nin içinde olan bir konu değil. Fakat Türk yargısı Alman yargısından talepte bulunuyor. Alman yargısı hala Türk yargısına cevap vermiyor. Bu da enteresan. Burada dengeyi iyi korumak lazım; benim yargımın bu noktadaki duruşuna oradan saygı duyulmayacak ama onlar talep ettiği zaman biz anında oraya cevap yetişmenin gayreti içersine gireceğiz. Burada dengeleri bir defa iyi korumak lazım."


"Kürt kökenli vatandaşım benim kardeşim"

Başbakan Erdoğan Kürt Sorunu'na ilişkin ise, bölgedeki Kürt kökenli yurttaşların "kimlikleri tanınmıyor" düşüncesinin doğru olmadığını belirterek, "Alt kimliği saygıyla karşılıyoruz. Üst kimlik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bütün etnik unsurlar saygındır.

Bölgeye en çok giden siyasi lider benim. Bu güne kadar attığımız adımları kararlılıkla sürdüreceğiz. TRT-Şeş adımını attık. Sıkıntıları gideren bir iktidar işbaşında. Kürt kökenli vatandaşım benim kardeşim" diye konuştu.

DTP'nin sorunların çözümü için neler yaptığını sormanın gerekli olduğunu söyleyen Erdoğan, DTP'nin Kürt sorunu çözümüne yönelik olarak "İktidara nasıl yardımcı olurum?"u düşünmesinin gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Onlar günlerini eylemler üzerinden nemalanmakla geçiriyor. Huzursuzluk ortamını tahrik ediyorlar. 'Barış çiçeği' diyorlar. Molotofkokteyliyle barış çiçeği olur mu? Şehir halkını sindirme politikalarıyla barış olur mu? Ahmet Türk'le görüşmeyi gündemden düşürmüş değilim. Biz kendimizi bu konuda görüşmeye hazırladığımız esnada şehit haberleri geldi. Gelin PKK örgütünü terör örgütünü ilan edin diyoruz. Tam tersine örgütün avukatlığına savundular. Bu işleri zorlaştırıyor. Taraflar silah bırakmalı deniyor. Böyle bir şey olmaz. DTP'den tek yanlı çağrı bekliyoruz" diye konuştu.

Af meselesiyle ilgili durumun da çok farklı olduğunu belirten Erdoğan, kendilerinin "Eve Dönüş Yasası" çıkardıkları ancak DTP'nin bunun da önünü kestiklerini ifade etti.


"Karşımda mert insan arıyorum"

Başbakan Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal'la yaşadığı üslup tartışmalarına ise yeni bir boyut getirdi. Baykal'ın şahsiyetiyle uğraşmadığını ifade eden Erdoğan, "Kendileri hakkında 1 trilyonluk hazine yardımı ile ilgili Anayasa Mahkemesi'nin kararı var. Asıl yolsuzluk burada. Bu yolsuzluk değil mi? Bu parayı nereye kaçırdınız. Anayasa Mahkemesi tescil etti bunu. Ben merdim, karşımda mert olan insan arıyorum. Kendisi namert ise bilemem" diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti:
"Sayın Baykal 'sen'i samimiyetimden söylüyorum diyor, hadi anladık, bu nasıl bir samimiyetse... 'En kaba başbakan' derken de mi samimiyetten söylüyor.? Bunun nezaket neresinde anlamakta güçlük çekiyorum. Hiçbir zaman şahsıyla ilgili benden hakaret görmeyeceksiniz. Ama Baykal'ın şahsımla ilgili hakaretini hep göreceksiniz. Kampanyaları hep hakaret üzerinedir. O saygısızlığına devam etsin. Ben bunu yapmayacağım."


"Üslubum sert olabilir"

"Sert sözlerimden pişman olduğum anlar olabilir. Bulunduğum makam nedeniyle binlerce kişiyle muhatabım. Hedefteki insansınız. Tüm siyasi partiler size saldırıyor. Biraz da medya bu işi karıştırıyor. Benim üslubum sert olabilir. Herkesin üslubu yumuşak olacak diye bir şey yok. Ben sert olduğumu kabul etmiyorum. Arkadaşlarım beni iyi tanırlar. İnsanlar beni bu halimizle seçti. Muhtevada ülkenin değerleri savunuluyorsa bunu eleştirmeye kimsenin hakkı yok. Üslubumda sertlik olmuşsa bile hiçbir zaman asli karakterimin tezahürü değildir.

Karikatürlerin de insaf çizgisi içinde olmasını isterim. Nükte taşıyanına eyvallah. Değerlere saldırı niteliği taşıyorsa eleştiririm."

"Büyükanıt açıklarsa, ben de açıklarım"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin verdiği dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Dolmabahçe'de görüşmesinin konu olduğu soru önergesine ise yanıt vermeyeceğini söyledi. CHP'yi bu konuda ağır eleştiren Erdoğan, "Utanmasalar sıkılmasalar aile mahremiyetlerini bile TBMM'ye taşıyıp cevap isteyecekler" diye konuştu. Kendisinin dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt bir araya gelerek, yetkili olarak, mahrem bir görüşme yaptıklarını söyleyen Erdoğan, "Bu benimle mezara kadar gider, hiçbir zaman açıklamam. Sayın Büyükanıt açıklarsa o zaman ben de görüşmenin detaylarını paylaşabilirim" dedi.

Mayın temizleme yasasına ilişkin ise, yasayı Cumhurbaşkanı Gül'ün onaylamaması konusunda bir endişe taşımadığını kaydeden Erdoğan şunları söyledi:
"Biz mayın temizleme işini Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yaptırmak istedik, para da ayırdık. TSK, çeşitli nedenlerle bu işi yapamayacağını bize iletti, biz de ödeneği geri çektik. Sınır güvenlik bölgesinde petrol araması yapılıyor, şu anda Karadeniz'de de aynı şekilde arama var. Yüzde 50'si senin, yüzde 50'si devletin diyoruz. Muhalefetin derdi bu değil, imkanları nasıl baltalayabiliriz. Küresel sermaye kim olursa olsun, yerli firmalar yapmıyorsa bir İsrail firması da mayınları temizleyebilir."


"Dertliyim, dertli"

Başbakan Erdoğan, Akgün'ün sorularını yanıtlarken kendisine "sinirli" diyenlere de ilginç bir yanıt verdi. Muhalefetin de sert tepkilerine neden olan Galataport ihalesinin Danıştay'dan döndüğünü hatırlatan Erdoğan, "Bu proje hayata geçseydi Tophane şu an bambaşka olacaktı, binlerce kişi orada iş imkanı bulacaktı. Böyle konuşunca diyorlar ki Başbakan sinirli. Dertliyim ben dertli, sinirli değil" diye konuştu.


"IMF olmazsa ölmeyiz"

Erdoğan, IMF ile çıkarlarının uymadığı takdirde anlaşmaya imza atmayacaklarını da yineleyerek, "IMF'ye mecbur değiliz" dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Gelir idaresi özel kuruluş olsun diyorlar, olmaz. Bunu kabul edemeyiz. Her şeyi düşürmemizi istiyorlar, onu düşür bunu düşür, biz bu ülkeyi nasıl yöneteceğiz peki? IMF'e mecbur değiliz, IMF olmazsa ölür müyüz? Gerekirse madem ki bu iş olmuyor, biz de aynı açıklamayı yaparız. Bizi bu noktaya getirmesinler. Brezilya nasıl yaptı? Temennim görüşmeler yaz sonu bitsin, IMF ile ilişkiler sonbahara kadar bir yola girecektir."

Lig çok renkli geçecek

Fenerbahçe ve teknik direktörleri hakkında da ilginç değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bu yıl ligin çok renkli geçeceğine inandığını söyledi. Erdoğan'ın değerlendirmeleri şöyle:
"Fenerbahçe'de herhalde sadece teknik direktör transferi ile yetinilmeyecek. Geçen yıl Aragones'in alınışında zamanlama bence çok yanlıştı. Adamacağız geldi. Elinde kimleri bulduysa onlarla yola devam etti. Transferler ondan önce yapılmıştı. Aragones geldikten sonra mecvutlarla götürdü. Şimdi Daum'un Fenerbahçe'yi tanıma noktasında, Türk futbolunu tanıma noktasında deneyimi var. Daum'in intibakı daha rahat olarak. Daha faydalı olabilir. Yeni transferler konuşuluyor. Bu yıl ligin çok renkli olacağını düşünüyorum. Rijkaard da çok başarılı bir insan."

ABD Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) forma giyen milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'na da teşekkürlerini ileten Başbakan Erdoğan, "Bugün kendisini arayacağım. Gerçekten bizim için ABD'de bir Türk olarak Türkiye'nin tanıtımı noktasında büyük bir rol üstlendi. Hidayetle ilgili dolar banknotunun üzerinde reklamda kullanılmış olması çok güzel. Bunlardan dolayı sevgilerimi gönderiyorum. Kendisiyle gurur duyuyoruz. Tabii Mehmet de aynı şekilde" diye konuştu.

A+ A-

Okumadıklarınız

Bu kategoriye ait, henüz okumadığınız haberler listelenmektedir. Tümünü görüntülemek için tıklayınız.