Son Haberler

A+ A-

'Barışa ihtiyacımız var'

1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle barış mesajları gelmeye devam ediyor. Mesajlar, Kafkasya'da yaşanan çatışmaların barışçıl çözümü için gerekenlerin yapılması üzerinde yoğunlaşırken, bu çatışmayla birlikte dünyanın yeni bir gerilim ve olası savaşlar dönemine girdiği belirtiliyor. Mesajlarda barışa ne kadar ihtiyacımız olduğu da önemle vurgulanıyor.
Yayınlanma tarihi: 31 Ağustos 2008 Pazar, 12:36

Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, barışın hem Türkiye'de hem de dünyada egemen kılınmasının, demokratikleşme ile insan hak ve özgürlüklerinin mikro düzeyden makro düzeye kadar insanların ve toplumların hayatlarına hakim kılınması ile mümkün olabileceğini bildirdi.

Uslu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin hemen yanı başında Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan çatışmaların, bölgenin ve dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti.
Büyük kanlı çatışmalara sahne olan dünyanın, iki büyük savaşın ardından 1 Eylül'ü ''Dünya Barış Günü'' ilan ettiğini anımsatan Uslu, ''Ancak ne var ki barış; gün ilanı ile mümkün olmamaktadır'' dedi.

Dünyanın bin yıllardır yaşadığı acı savaş tecrübelerine rağmen bugün hala çeşitli bölgelerde kanlı çatışmaların devam ettiğini ifade eden Uslu, şunları kaydetti:
''Her gün yüzlerce insan savaş, terör, şiddet eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Nitekim hemen yanı başımızda Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan çatışmalar, bölgemizin ve dünyanın barışa her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Barışın ortadan kaldırılarak silahların kullanılması ve savaşın yapılması, bölgenin ağır ekonomik ve sosyal fatura ödemesine yol açmaktadır. Sivil halk ve emekçiler ağır faturalar ödemektedirler. Barışın hem ülkemizde hem de tüm dünyada egemen kılınması, demokratikleşme ile insan hak ve özgürlüklerinin mikro düzeyden makro düzeye kadar insanların ve toplumların hayatlarına hakim kılınması ile sağlanabilecektir. Hak-İş Konfederasyonu olarak sendikaların barış ve istikrara katkı yönünde bir rol oynaması gerektiğine inanıyoruz. Ayrıca çalışma barışının sağlanmasının ülkemizde ve dünyada barışın yaygınlaşmasına önemli katkıları olacağına inanıyoruz. Demokratik endüstriyel ilişkiler sistemi içinde emeklerinin karşılığını alabilen, insanca bir yaşam ücretine sahip, sosyal güvenceleri ve sosyal hakları bulunan, sorunları diyalogla çözme yolunu seçen çalışanların, barış içinde yeni bir dünyanın imarında önemli rol oynayacaklarının bilincindeyiz. Başta çalışanlar olmak üzere ülkemiz ve dünya için barış özlemimizi bir kez daha dile getiriyor, silah seslerinin yeryüzünden ebediyen silinmesi dileklerimizle Dünya Barış Günü'nü kutluyoruz.''

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz ise, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, dünyanın bu yılki Barış Gününe de yine ''savaş, bomba ve ölüm'' eşliğinde girdiğini vurguladı. Kormaz, Kafkasya'da yaşanan olaylarla, dünya çapında gerilim ve olası savaşların başladığı yeni bir döneme girildiğini belirtti. Koramaz ayrıca, ABD'nin, İran toplumunu ve Ortadoğu'yu tedirgin ettiğini ve savaş kartını elinden düşürmediğini savundu.

''ABD, Orta Doğu ve tüm insanlık için gerçek bir sorun olduğunu her fırsatta yeniden kanıtlamaktadır'' görüşünü dile getiren Koramaz, şunları kaydetti:
''Mikro milliyetçilik yoluyla Kafkas halkları birbirine kırdırılıyor. Kafkasya'daki gerilim, ABD, İngiltere, AB, Japonya bir tarafta, Rusya, Çin, Hindistan'ın da içinde yer aldığı Şangay Beşlisi diğer tarafta olmak üzere dünyanın tek kutupluluktan çok kutupluluğa geçtiğinin somutlandığı alan olmuştur. Böylelikle, enerji, petrol, su kaynaklarının önümüzdeki on yıllarda emperyalistler ve büyük güçler arası güç ve paylaşım ilişkisinde neden olacağı dünya çapında gerilim ve olası savaşların başladığı bir döneme girilmiştir. Hal böyleyken, boğazlardan ABD ve NATO gemilerinin mühimmat geçişine izin vermekle Türkiye, dünya ve bölge barışına destek değil, köstek olmakta, savaş şahinlerine destek vermektedir.''

Yakın coğrafyalardaki ''Amerikan-İsrail güdümlü saldırgan hattın'' desteklenmesinin ülkede ''tedirginliğe neden olduğunu'' öne süren Koramaz, mevcut ''karanlık tablo'' karşısında, toplumda barış umudunun yeşertilmesi için oda olarak toplumsal sorumluluklarından taviz vermeyeceklerini ve savaşa karşı barışı savunmaya devam edeceklerini vurguladı.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler