Kapat

Son Haberler

A+ A-

Ana kucağından okul sırasına

İlk ve orta dereceli okullar 8 Eylül'de açılıyor. Okula yeni başlayacak minikler ise uyum sağlamaları için 1 Eylül'de sınıfları dolduracaklar. Okulun ilk günleri, özellikle okul öncesi eğitim almamış çocuklar için zor geçecek. Anne-babaların ve öğretmenlerin, ağlayan, annelerinden ayrılmak istemeyen bu çocukları zorlamamaları ve isteklerini anlayışla karşılamaları çok önemli.
Yayınlanma tarihi: 1 Eylül 2008 Pazartesi, 06:57

Yaz tatilinin bitmesine, okulların açılmasına çok az kaldı. İlköğretim 1. sınıfa başlayacak çocuklar, 1 Eylül’de ders başı yapacaklar. Okula yeni başlayacak miniklerin, hele de okul öncesi eğitim kurumlarına, ana sınıflarına gitmedilerse büyük heyecan içinde olmaları çok doğal. Düşünsenize, daha önce hiç okula gitmemiş 6 yaşında bir çocuktan, annesinden ayrılmasını, herkesin yabancı olduğu bir ortamda tek başına kalmasını, 40 dakika boyunca kıpırdamadan bir sırada oturmasını isteyeceksiniz. Çocuğun buna tepki göstermesi, kendini güvensiz hissetmesi, ağlaması, okulda kalmak istememesi, annesine yapışması çok normal. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin, okulun ilk gününde ağlayan, annelerine gitme yanımda kaldiye yalvaran çocuklara yumuşak yaklaşmaları, okula alışmalarına destek olmaları gerekli. Zorlayıcı ve sert bir yaklaşım, doğal ve geçici bir uyum sorununu, okul fobisine dönüştürebilir. Okul fobisi, çok ciddi bir sorundur ve mutlaka uzman desteği alınmasını gerektirir.

Okul fobisinin belirtileri:

Okulla ilgili son derece ilgisiz ve isteksizdir.

Uyku düzeni bozulur.

Genellikle aile bireyleri dışındaki kişilerle olan ilişkilerinde utangaçtır.

Başarı ve takdir kaygısı taşır.

Öğretmenden ve evinin dışındaki yapıdan korkar.

Telaşlı, huzursuz ve içe dönük yaşamayı seçer.

Okula gitmemek için herhangi bir fiziksel nedene dayanmayan asılsız hastalıklar ortaya atar.

Okul gereçlerine son derece itinasız davranır.

Arkadaş edinmez

Çocuğunuz okula hazır mı?

Okula yeni başlayacak çocuğunuzun okula hazır olup olmadığını onu iyi gözlemleyerek öğrenmeniz mümkün. Bu konuda kaygılarınız varsa mutlaka okulun rehberlik servisi ya da bir uzmana danışın..

Bunları yapabiliyor mu?

Bağımsız olarak hareket edebilme ve sorun çözebilme becerisine sahip mi?

Kendini ifade edebilecek yeterli kelime bilgisine ve cümle kurma yeteneğine sahip mi? Duygularını ifade edebilir mi?

Kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir mi? (Yemek, giyinme, temizlik vb)

Yaşıtlarıyla sosyal ilişki kurabilecek beceriye sahip mi?

El becerisi yeterince gelişmiş mi?

Genel koordinasyonu yeterli mi?

Yaşının gerektirdiği kavram bilgisine sahip mi?

İhtiyaçlarını geciktirebiliyor mu?

Kurallara uyma becerisi gelişmiş mi?

İlk gün için öneriler...

Eğitim Reformu Girişimi’nin son bülteninde, okulun ilk gününü daha çekici hale getirmek için öğretmenlere birkaç küçük etkinlik önerisi var. Özellikle okuma-yazmayı öğrenmiş ilköğretim ikinci sınıf öğrencileri için daha uygun olabilecek bu öneriler şöyle:

Öğrenciler kendilerini tanıtıcı 4-5 ifade yazıp, altına ben kimim?yazar. Yazılan kağıtlar toplanır ve içlerinden biri seçilir. Sınıftan bu kağıdı yazanın kim olduğunu bilmeleri istenir. İfadelerin sahibinin kim olduğunu doğru tahmin edene yeni kağıdı seçme ve oyunu yönetme olanağı verilir. Oyun bittikten sonra kağıtlar sınıf kitaplığına konulabilir. Böylece, öğrencilerin dosyayı yıl boyu karıştırarak birbirlerini daha iyi tanıma fırsatı bulmaları sağlanır.

Öğrencilerin kendilerini öğretmen olarak hayal etmeleri ve öğretmen olsalardı okulun ilk gününü nasıl değerlendireceklerini yazmaları istenebilir. Böylelikle hem öğrencilerin yazma becerileri hakkında bilgilenme hem de yeni etkinlik fikirleri edinmiş olursunuz.

Öğrencilerden yaz boyunca ne yaptıklarını yazmalarını istemek yerine, yazın güzel zaman geçirmelerini sağlayan kişiye bir teşekkür mektubu yazmalarını isteyebilirsiniz.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler