Artık 'kadının sesi' çıkıyor

Adıyaman'da ekonomide etkinliğini arttıran kadınlar ''seslerini'' artık daha fazla duyuruyor. Töre cinayetlerine kurban giden, dayak yiyen, eğitimsiz kadın profilini yıkmaya başlayan Adıyamanlı kadınlar, ekonomik özgürlüğüne kavuşuyor. Sanayi ve ticaret odalarının kadın üye sayısı artarken, üniversite ve AB ile ilgili projelerde daha fazla kadın görülüyor.

04 Eylül 2008 Perşembe, 08:56

Anadolu İş Kadınları Derneği (AİKAD) Başkanı Hayriye Ersoy, yaptığı açıklamada, geçen yıl TOBB'un başlattığı yapılanma sayesinde 81 ildeki oda ve borsalara gönderilen birer yazıyla illerde kadın kurulları oluşturulduğunu, böylelikle kadınların sivil toplum kuruluşlarında yer alarak çalışma hayatına katılmasının hedeflendiğini söyledi.
Geçen yıldan bu yana hızlı şekilde örgütlendiklerini, bu çalışmaların ardından 24–25 Ağustos'ta Ankara'da yaklaşık 2 bin kadının katılımıyla '1. Kadın Kongresi'nde bir araya geldiklerini anlatan Ersoy, şunları söyledi:
''Bütün bu çalışmaların temelinde, kabuğuna sığmayan Adıyamanlı kadınlarımız da var. Bugüne kadar töre cinayetlerine kurban giden, mazlum, ezilen, üst üste çocuk doğuran, erken ölen kadın görüntüsü artık başka bir kimliğe kavuşuyor. Bugüne kadar Anadolu'da kadının adı yoktu ama artık bir derneği var. Türkiye'nin en büyük kadın örgütlenmesi biziz.''

"Kadınlar yalnızca örgü örer fikri değişiyor"

''Adıyaman'da geçtiğimiz yıllarda kadının adı yoktu ama artık var'' diyen Ersoy, kadından sadece günlere gitmesi, çay partileri düzenlemesi, evinde çocukları ve kocası için örgü örmesi bekleniyorken bu sabit fikrin artık değişmeye başladığını ifade eti.

Hayriye Ersoy, kadınlardaki değişimi şöyle anlattı:
''Adıyamanlı kadın, kendi ekonomik özgürlüğüne kavuşmayı başardı. Genç kızlarımız, kazandıkları parayla kendi çeyizlerini hazırlıyor ve hatta evlerinin ekonomisine katkıda bulunuyor. Artık kadınımız, üniversite veya Avrupa Birliği projelerinde görev alıyor. TOBB, kadın girişimcilerin haklarına saygıyla eğilen ve destekleyen bir kurum olarak bu alanda bir ilki gerçekleştirdi. Bundan 3–4 yıl önce Adıyaman;da derneğimizi ilk kurduğumuz günlerde Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası'na kayıtlı, imza yetkisi olan kadın üye sayımız 7 iken şu anda 40'a ulaştı. Bütün bunlar ilimizdeki kadınların kabuğundan çıkarak, var olmaya ve seslerini duyurmaya başladıklarının önemli bir kanıtıdır. Kadınların iş hayatında başarılı olamayacağı ön yargısına sahip olan bir il olan Adıyaman'da 3–4 yıl gibi kısa bir sürede Adıyaman Valiliği, Adıyaman Üniversitesi ve Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası, kadın girişimcilerimizi muhatap alır hale geldi. Kadınların eğitimi, ekonomisi, sağlığı ile ilgili birçok projeye imza atıldı. Böylece bu haksız ve bilinçsizce hüküm süren bu ön yargıdan bir nebze de olsa kurtulduk.''

Anadolu Sultanları Projesi

ABD Adana Konsolosluğu ve AİKAD işbirliği sayesinde sadece Adıyaman'da yürütülecek 'Anadolu Sultanları Projesi'nin 15 Eylül'de başlayacağını duyuran Ersoy, Adıyaman merkezde 6 noktada başlayacak ve 200 kadına eğitim verilecek bu projede, bilgisayar, mesleki beceri, okuma ve yazma kursları düzenleneceğini anlattı. Ersoy, ''Kadınlara istihdam yaratmayı amaçlayan Anadolu Sultanları Projesi, atölyeleri ve fabrikaları, mahallerde kadının ayağına getirecek'' dedi.

Ekonomisi tarıma ve özellikle tütün yetiştiriciliğine dayalı olan Adıyaman'da bu ürünlere kota geldikten sonra köyden kente göç başladığına dikkati çeken Hayriye Ersoy, şunları kaydetti:
''İşsiz, aşsız bu insanlar, bir de eğitim seviyesinin düşüklüğü eklenince kronik bir yoksulluk çekmeye başladılar. Adıyaman çevresinde işsizlik büyük oranda artış gösterdi. Bu projede açılacak olan mesleki beceri kazandırma kurslarını üç ayın sonunda kapamayacağız. Adıyaman Organize ve Sanayi Bölgesi'nde üretilen tekstil ile ilgili her şeyi atölyelere yönlendirerek, her mahalle ve sokak arasında kadınlarımızı istihdam eden küçük işletmeler kurmayı hedefliyoruz. Oluşturulacak istihdam, projenin sosyal boyutunu ön plana çıkarıyor. İşin ve aşın olduğu her yerde eğitim ve sağlık bilinci de oluşur. Göç sonucunda kente adapte olamayan insanlarımızı bu tür projeler sayesinde, kentli insan grubuna dahil etmeyi istiyoruz.''