Kapat

Son Haberler

A+ A-

Gerçeker: Hukuk Devleti ilkesinden uzaklaşıyoruz

Adli yıl bugün açılış töreni ile başladı. Törende, Yargıtay Başkanı Gerçeker, Anayasa'nın başlangıç hükümlerinin çıkarılmasının Cumhuriyet'in temel ilkeleri ile sıkı sıkıya bağlı olan değerlerin korunmasının zayıflatılmış hatta kaldırılmış olması anlamına geldiğini savundu.
Yayınlanma tarihi: 8 Eylül 2008 Pazartesi, 07:01

Adli tatil bugün sona erdi. Yeni adli yılın açılışı bugün törenle yapıldı. Yargıtay'da düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Cemil Çiçek ve Hayati Yazıcı, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni adli yılın başlaması dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, ayırım yapılmaksızın ve üstünlük gözetilmeksizin herkesi kapsayan hukuk kurallarının, adaletin sağlanmasının en önemli aracı olduğuna işaret ederek, ''Bununla birlikte yargı bağımsızlığını güçlendirecek, adaletin zamanında tecelli etmesini sağlayacak, yurttaşların güven duygusunu pekiştirecek, mahkemelerin iş yükünü azaltacak ve çağdaş standartlar getirecek bir yargı reformuna ihtiyaç olduğu gözardı edilmemelidir'' dedi.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, yargı mekanizmalarının, hukukun üstünlüğü ve tarafsızlık ilkesine bağlı olarak, hızlı ve uyum içinde çalışmasının, adalete olan güvenin de temeli olduğunu belirtti.
Toptan, adli yılın başlaması dolayısıyla yayınladığı mesajına, hukuk devleti ilkesinin, çağdaş demokrasilerin belirleyici niteliği olduğuna işaret etti.
Hukuk devletinin, demokrasinin yanı sıra evrensel kuralların üstünlüğünün de güvencesi olduğunu vurgulayan Toptan, demokrasi ve hukuk devletinin, birbirlerini tamamladığını ifade etti. Toptan, ''Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunda belirlendiği gibi, bir hukuk devletidir ve bugüne kadar demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi temel değerleri esas almıştır'' dedi.

Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla İstanbul Barosu Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, ''Yargıyı bağımsız kılabilirsek, onu siyasallaşmaktan kurtarabileceğimizi, sadece tarafsızlığını sağlamakla kalmayıp evrensel hukuk normlarının biçimlendirdiği bir düzeye ulaştırabileceğimizi biliyoruz'' denildi.

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yeni adli yılın başlaması dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, meslektaşlarının, ''Yargının sorunlarının geçiştirilmemesini, çözüm yolunda gerçekçi adımların atılmasını sabırla beklediklerini'' ifade etti. Eminağaoğlu, yargı bağımsızlığının, yargı organları ve mensupları için bir ayrıcalık değil temel hak ve özgürlüklerin, hukuk düzeninin etki, baskı altında kalınmadan korunabilmesi için ''Olmazsa olmaz bir koşul'' olduğunu belirtti.

Tüm Yargı Mensupları Derneği Genel Başkanı Salim Çoruk ise yazılı açıklamasında, yeni adli yılın başlangıcında bir önceki yıldan kalan kronik sorunların devam ettiğinin görüldüğünü ileri sürdü.
Adli yıl açılış törenlerinde söylenenlerin temenniden öteye gitmediğini ifade eden Çoruk, sorunların çözülmesi bir yana artarak devam ettiğini savundu.
Birleşik Büro-İş Genel Başkanı Haydar Şahindokuyucu da yargı çalışanların hakim ve savcılardan ibaret olmadığını belirterek, 30 bin çalışanın iktidarlar tarafından göz ardı edildiğini öne sürdü.
Şahindokuyucu yargının, hakiminden savcısına, hizmetlisinden mübaşirine, zabıt katibinden yazı işleri müdürüne kadar bir bütün olduğunu ifade etti.

Gerçeker: Hukukun boşluğunu mafya dolduruyor

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, törende yaptığı konuşmada yaşanan son olayların, hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmanın yarattığı boşluğun mafya türü çeteleşmelerle nasıl doldurulduğunu açık bir biçimde gösterdiğini belirterek, ''Devleti kurtarma düşüncesi ile olsa bile yanlışı yanlışla düzeltme olgusunun topluma ne denli zarar verdiği de bu olaylarla açıkça ortaya çıkmıştır. Kimin suçlu kimin suçsuz olduğunu tespit etmek ve suçlu görülenlere yasaların öngördüğü yaptırımları uygulamak yargıya ait bir görevdir'' dedi.

Anayasa taslağındaki yargıya ilişkin düzenlemelerden örnekler veren Gerçeker, taslakta Anayasa’nın başlangıç hükümlerinin anayasa metnine dahil olmaktan çıkarılması böylece başlangıç kısmında yer alan Cumhuriyet’in temel ilkeleri ile sıkı sıkıya bağlı olan temel değerlerin korunmasının zayıflatılmış hatta kaldırılmış olması anlamına geldiğini savundu.

Gerçeker basına da seslendi: Maksatlı yayın yapılıyor

“Ne yazık ki yazılı, işitsel ve görsel basınımızın az da olsa bir kısmı tarafından gerek yargıya gerekse toplumun temel taşları olan başka kurumlara yönelik çok haksız, yersiz, iftiraya, suç isnadına varan Cumhuriyet’in temel ilkelerine ve değerlerine aykırı nitelikte, Ceza Kanunu’nda, Basın Kanunu’nda açıkça suç sayılan, adil yargılamayı etkilemeye, hazırlık soruşturmasının gizliliğinin ve yayın yasağının ihlaline yönelik maksatlı yayınlar yapıldığı görülmektedir. Gönül arzu eder ki bu yanlış davranışlar en kısa sürede sona ersin, demokratik tartışma ortamında doğrular, yanlışlar gerçekçi bir biçimde ortaya konulsun, devletin, toplumun birliğimizin, bütünlüğümüzün güvencesi olan temel kurumlar, bireyler yıpratılmasın. En içten dileğimiz budur.”


Tatilde yargı çalışanlarının yüzde 53'ü çalıştı

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu’nun (Hak-Sen), 1 Ağustos-8 Eylül tarihleri arasında adli tatil yapan yargı çalışanları üzerinde yaptığı araştırmada, yargı çalışanlarının yüzde 53’ünün tatilde çalıştığı, yüzde 28’inin tatilini evde geçirdiği, yüzde 14’ünün memleketine gittiği, yüzde 5’inin de otel veya yazlık evde tatilini geçirdiği tespit edildi. Hak-Sen’in 413 yargı çalışanı üzerinde yaptığı araştırmada Türkiye’nin ekonomik durumu bir kez daha ortaya çıktı. Bir aylık adli tatil sürecinde yargı çalışanlarının yüzde 53’ü çalışmayı tercih etti.
Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan Çivi, sonuçların memurun içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal durumu gözler önüne serdiğini belirterek, yargı çalışanlarının ancak yüzde 5’inin gerçek anlamda tatil yaptığını kaydetti. Tatilini memleketinde geçirenlerin de kışlık ihtiyaçlarını çıkarabilmek için tarlada, fındıkta çalıştığını ifade eden Çivi, dinlenmek yerine yıllık izninde dahi çalışan memurdan yeni adli yılda sağlıklı hizmet beklemenin hayal olduğunu söyledi. Yargının sadece hakim ve savcılardan ibaret bir kurum olarak algılandığının altını çizen Çivi şunları söyledi: “Yargıda görev yapan her üç kişiden birisi memurdur. Yargının yükünü en az yargı mensupları kadar çalışanlar da sırtında taşıyor. Ancak, aldıkları ücretler emeklerinin karşılığı değil. Yılbaşından bugüne kadar elektriğe yüzde 60 zam yapılırken, ramazan nedeniyle tüm gıda maddelerindeki fahiş fiyat artışları göz önüne alındığında, memur maaşlarına yapılan yüzde 4’lük artış oranı devede kulak kaldı. Personele, insani ihtiyaçlarını yerine getirebilmesi ve gerçek anlamda adli tatil yapabilmesi için bir maaş ikramiye verilmelidir.”

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler