Dikkat edilmesi gereken bir uyarı gibi!

Geçtiğimiz günlerde 2020 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Normal Nefes Almaya Devam Edin; anlatı gerçekliğiyle gerçeğin gerçekliği arasında özgün bir ritimle gidip gelirken, Hakan Bıçakcı ile ilk defa tanışacak okurlar için normal anormalliklerle dolu yeni bir dünyanın kapısını aralıyor.

08 Ocak 2021 Cuma, 11:15
Abone Ol google-news

Maskenin ardında kalan büyük, kibar gülümsemeler eşliğinde şakağa dayanan ateş ölçerler, başka acile acilen yönlendiren aciller, günlük hayata cerrahi eldivenler, çift maskeler, siperliklerle her şey normalmiş gibi dahil olma süreci...

Yaşadığımız bugünler, Hakan Bıçakcı külliyatına aşinaysanız pek de şaşırtıcı gelmeyebilir; eğer aşina değilseniz, işler o zaman gerçekten tuhaflaşacak demektir. Geçtiğimiz günlerde 2020 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Normal Nefes Almaya Devam Edin; anlatı gerçekliğiyle gerçeğin gerçekliği arasında özgün bir ritimle gidip gelirken, Hakan Bıçakcı ile ilk defa tanışacak okurlar için normal anormalliklerle dolu yeni bir dünyanın kapısını aralıyor. Şimdiden söylemek gerek, son derece güç elde edilen cinsten bir “dünyalar arası huzursuzluk karşılaştırması yapma olanağı” var okurun elinde.

İletişim Yayınları’ndan yayımlanan Normal Nefes Almaya Devam Edin, tematik sarmallar oluşturan bir öyküler bütünü. Bu tekinsiz, kısa öyküler ilginç ve ani bir kramp, zamanla gelişen bir ağrı ya da yalnızca bir iç sıkıntısı gibi işliyor: Kimi zaman imkânsız, çoğu zaman her an gerçekleşebilir.

Bıçakcı’nın okuru kuşatan sürükleyici dili kitaptaki öyküleri için de geçerli. Bu sürükleyici dil, insanın tekinsize ve karanlığa duyduğu doyumsuz merakı körüklüyor. Bıçakcı gotik, grotesk unsurlardan ziyade gündelik şeyleri kullanıyor üstelik: Bir sabah uyandığında dünyadan silinmiş müzik grupları, bir rakamı yanlış yazılmış numaraların sebep olduğu karışıklıklar, durmaması gereken yerde duranlar, durduk yere delirenler...

Bıçakcı’nın bir diğer güçlü edebi yönü de, külliyatına hakim olanların aşina olduğu üzere, mizansen kurma başarısı. Bıçakcı, öyküleri boyunca kimi zaman ilk romanı Romantik Korku’ya selam gönderircesine kimliksizliğin ve tekinsizliğin yıkılmaz kalesi otellerden ya da bağlamından kopmuş şeylerin yarattığı absürd kaostan ilham alırken, kimi zaman da İstanbul’un bilindik her köşesini kullanıyor: Metrolar, gezinip hava almak için can atamadığımız yemyeşil mezarlıklar, artık eskisi gibi olmadığına emin olduğumuz ancak şimdi ne olduğunu çözemediğimiz beton yığını uzun caddeler...

Normal Nefes Almaya Devam Edin tematik dizilişiyle boğmuyor okuru, ki eğer başına bir talihsizlik gelecek olsaydı, bu yönde olurdu. Temalar yönlendirmek ve kısıtlamak yerine sanki tekinsizlik kataloğu gibi açılıyor önümüze. Okur için tuhaflık tam da burada başlıyor:

Nispeten güvenli bir atmosferde, damak yakan lezzetli bir kahve eşliğinde oturup bir huzursuzluk seçmek. “Kaçan Uykular”, “Kabusların Yorumu” ya da en iyisi belki biraz “Rutin Kontrol”?

Okur karar verip, bile bile dalıyor bu sarmalın içine. Kendi güvenli alanında okuyor ve gerçekleşmesi fazlasıyla muhtemel bir imkânsızlığı tahayyül etmeye çalışıyor.

Tüm bunlar fizyolojik belirtileri de beraberinde getiriyor tabii. Zira güvensiz ve huzursuz hissetmenin fizyolojik getirileri, bilinen en eski transa geçme hali olan “okuma” ile modern huzursuzluk sarmalları içinde birleşince, pek farklı ve sağlıklı bir sonuca ulaşmayı beklemiyor insan.

Bunun belki de en çok Hakan Bıçakcı farkında. Farkında, biliyor ve nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla küçük uyarısını en başta yapıyor: Tamam, şimdi normal nefes almaya devam edin.

Normal Nefes Almaya Devam Edin / Hakan Bıçakcı / İletişim Yayınları / 187 s.