Kapat
A+ A-

Naklen İdlib çatlağı: 'Ateşkes' anlaşmazlığı

Kritik vilayet için çözüm arayan Erdoğan, Putin ve Ruhani fikir ayrılıklarını canlı yayında ortaya koydu. Suriye’nin cihatçıların kontrolünde kalan tek vilayeti İdlib’deki düğümü çözmek için Tahran’da bir araya gelen Türkiye, Rusya ile İran uzlaşma sağlayamadı. Bölge konusunda pozisyonlarından geri adım atmayan Erdoğan, Putin ve Ruhani, kameralar önünde ateşkes tartışması yaşadı. Daha önce üzerinde uzlaşılan 12 maddelik sonuç bildirisi okunacağı sırada araya giren Erdoğan, metne ‘ateşkes’ ifadesinin eklenmesini istedi. Putin ve Ruhani ise bildirinin aynen geçmesi yönündeki vurgularını yineledi. Bildiri, ateşkes çağrısı eklenmeden çıktı.
Yayınlanma tarihi: 8 Eylül 2018 Cumartesi, 02:47

[Haber görseli]

Suriye’nin, silahlı muhalifler ve Nusra bağlantılı cihatçıların kontrolünde kalan tek vilayeti İdlib düğümü için kritik öneme sahip Tahran zirvesinde, bölgenin siyasi geleceği ve ateşkes başlıklarında Rusya ve İran ile Türkiye arasındaki uyuşmazlık bir kez daha kendini gösterdi.

Canlı zirve...

Astana formatlı sürecin üçüncü liderler zirvesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile beraberlerindeki heyetlerin bulunduğu ortak toplantının sıradışı şekilde basın önünde yapıldığı zirvede, Erdoğan ile diğer liderler arasındaki ateşkes tartışması canlı yayında izlendi.
Suriye’de şiddetin azaltılması için Ocak 2017’de Türkiye, Rusya ve İran garantörlüğünde başlatılan Astana sürecinin üçüncü liderler turu dün Tahran’da yapıldı. Zirvede Suriye ordusu ve müttefiklerinin operasyon hazırlığında olduğu, TSK’nin 12 gözlem noktasıyla askeri varlığının bulunduğu İdlib ve kurulması planlanan Anayasa Komitesi ana gündem maddelerini oluşturdu.

Putin ile atışma

Toplantı daha önce örneğine pek rastlanmayan anlara tanık olundu. Basına açık toplantıda Ruhani, daha önce heyetler arasında üzerinde çalışılıp anlaşılan 12 maddelik sonuç bildirisinin okunacağını duyurmasının ardından Erdoğan söze girerek metne “ateşkes” ifadesinin eklenmesini talep etti. Rus jetlerinin kırsal bölgelere düzenlediği bombardımana değinerek “İdlib’deki sivil halk büyük korku içerisinde. Tekrar göç başladı şu anda ve tabii gidebildikleri yer bizim sınırlarımız oluyor. Ateşkesin sağlanması büyük önem arz ediyor” dedi. Bunun üzerine Ruhani ve Putin, bildirinin aynen geçmesi yönündeki vurgularını yineledi.

Putin “Burada silahlı muhalifler, cihatçı güçler yok. Suriye ordusu da masada bulunmuyor. Biz onlar yerine konuşamayız. Teröristlerin saldırılarını keseceklerini, İHA’larını kullanmayacaklarını söyleyemeyiz” sözleriyle talebi reddetti. Bunun üzerine ise Erdoğan ateşkes söylemini Nusra bağlantılı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) ve Cephetul Tahrir örgütlerinin silah bıraksması çağırısını içine alacak şekilde genişletti. Moskova-Tahran cephesinden de teröristlerin silah bırakma söylemine destek geldi. Ancak ortak bildiri değişiklik olmadan yayımlandı.
Zirvenin ardından yapılan ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, “Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönüşü konusuna ilke olarak olumlu yaklaşıyoruz. Elbette bunun için BM ile eşgüdüm ve siyasi süreçte elverişli şartların oluşturulması şarttır” ifadelerini kullandı. “Bölgeden gelebilecek yeni bir 3.5 milyonu daha ağırlamaya gücümüz yetmez” şeklinde konuştu.

Ankara’ya Şam çağrısı

Zirveye ev sahipliği yapan Ruhani de ABD’nin Suriye’deki varlığını hedef aldığı konuşmasında Ankara’ya da “endişeleri Şam hükümetiyle birlikte giderme” çağrısında bulundu. Türkiye’nin terörizm ve ayrılıkçılarla ilgili kaygılarını anladığını söyleyen Ruhani, “Suriye hükümetiyle organize etmeden doğrudan müdahale etmenin, krizin derinleşmesine sebep olacağına inanıyoruz” dedi. Ruhani bir sonraki liderler zirvesinin Rusya’da düzenleneceğini de sözlerine ekledi.

‘ATEŞKES’ ÇAĞRISI BİLDİRİDE YOK

Zirve bildirisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ısrarla vurguladığı “İdlib’de ateşkes” ifadesi yer almadı. 12 maddelik bildiride, Suriye’nin toprak bütünlüğü vurgulanırken “terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimin reddedildiği” ifadeleri kullanıldı. Türkiye’nin önemsediği, “komşu ülkelerin ulusal güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılığı” da bildiride yer aldı. İdlib, gerginliği azaltma bölgesindeki durumun Astana ruhuyla ele alındığı belirtilen metinde “terörist grupların ateşkes rejimine katılmış veya katılacak olan silahlı muhalif gruplardan ayrıştırılması” da kararlaştırıldı. Suriye ihtilafının askeri değil “müzakere edilmiş bir siyasi süreç yoluyla sona erdirilebileceği” kaydedildi ve Anayasa Komitesi’nin kuruluşunun önemi yinelendi. Yerlerinden edilmiş kişilerin ikamet ettikleri asıl yerlere güvenli-gönüllü geri dönüşleri için gerekli şartların oluşturulması vurgusu da dikkat çekti.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler