İklim değişikliği: 2010'lu yıllar 'tarihin en sıcak 10 yıllık dönemi olacak'

Bilim insanları 2010-2019 yılları arasındaki hava sıcaklıklarının, tarihteki en sıcak on yıl olduğundan 'neredeyse emin' olduklarını açıkladılar. Dünya Meteoroloji Enstitüsü'nün (WMO) paylaştığı veriler, 2019 yılının da şimdiye kadar görülmüş en sıcak ikinci veya üçüncü yıl olacağını gösteriyor.

BBC Türkçe
03 Aralık 2019 Salı, 14:38
kuraklık
Getty Images

Bilim insanları 2010-2019 yılları arasındaki hava sıcaklıklarının, tarihteki en sıcak on yıl olduğundan 'neredeyse emin' olduklarını açıkladılar.

Dünya Meteoroloji Enstitüsü'nün (WMO) paylaştığı veriler, 2019 yılının da şimdiye kadar görülmüş en sıcak ikinci veya üçüncü yıl olacağını gösteriyor.

Sıcaklıkların bu şekilde ilerlemesi halinde, 2015-2019 dönemi de tarihte görülen en sıcak 5 yıllık dönem olacak.

 WMO, bu "istisnai" küresel sıcak havanın sera gazı salımından kaynaklandığını belirtiyor.

WMO'nun 2019 yılı Küresel İklim Raporu, yılın Ekim ayına kadarki olan kısmını kapsıyor. Bu verilere göre, baz alınan 1850 yılı sıcaklık değerlerinden 1.1 santigrat derece daha yüksek.

Dünya çapında pek çok bölge bu yıl alışılmadık sıcaklık seviyeleriyle karşı karşıya kaldı. Avrupa, Asya, Güney Amerika, Afrika ve Okyanusya ortalamadan daha sıcakken, Kuzey Amerika'nın pek çok noktası daha soğuktu.

Japonya'da tropikal tayfun
Reuters

Avrupa'yı Haziran ve Temmuz aylarında iki ana sıcak hava dalgası vurdu, Fransa'da 28 Haziran'da sıcaklık 46 °C'ye ulaşarak rekor kırdı.

Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg'da da yeni ulusal sıcaklık rekorları gözlemlendi.

Avustralya ortalama 1°C artışla şimdiye kadar kayıtlara geçen en sıcak yazını yaşadı.

Güney Amerika'da 2010'dan beri en fazla sayıda orman yangını görüldü.

WMO son on yılda gözlemlenen rekor sıcaklıkları açık bir şekilde sera gazı salınımına bağlıyorlar - bunlar araba kullanmak, ağaçları kesmek ve kömür kullanmak gibi beşeri faaliyetlerden kaynaklanıyor.

İklim
BBC

2018 yılında karbondioksit (CO2), metan gazı ve azot oksit yoğunlukları yeni rekor seviyelere ulaştı.

WMO, son on yıldak ısınmanın doğal yaşamı olumsuz etkilediğini kaydediyor.

Her iki kutuptaki buz kütleleri eriyor ve uydu ölçümlerinin başladığı 1993'ten beri su seviyelerinin yükselişi hızlanmış durumda.

Doğaya zarar vermesinin yanı sıra, artan sıcaklıklar insanları da etkiliyor, sıcak hava dalgaları özellikle yaş almış insanların sağlığını tehdit ediyor.

Fırtına
Getty Images

WMO Genel Sekreteri Petteri Taalas, "Günlük hayatta, iklim değişikliğinin etkileri, aşırı ve 'anormal' havayla kendini gösteriyor. Ve 2019 yılında bir kez daha, hava ve iklimle ilişkili riskler ağır hasar yarattı" diyor.

"'Yüzyılda bir' görülen sıcak hava dalgaları ve seller, hayatın bir parçası haline geliyorlar. Bahamalar'dan Japonya'ya ve Mozambik'e kadar uzanan ülkeler, tropikal tayfunların etkileriyle boğuştular.

"Kuzey Kutup Bölgesi ve Avustralya boyunca yangınlar meydana geldi."

1980'lerden beri, her on yıl, kendisinden bir önceki on yıldan daha sıcak oldu.

Raporun sonuçlarına endişeyle yaklaşan başka bilim insanları da oldu.

Bristol Üniversitesi'nden Joanna House, "2019'da iklim değişikliğinin hayatların kaybolmasına, sağlığın bozulmasına, gıda güvensizliğine ve insanların evlerini terk etmek zorunda kalmasına ne kadar da fazla yol açtığını görmek şoke edici" diyor.

"Verilerin ve öngörülerin farkında olan bir iklim değişikliği uzmanı olarak bile, bu durumu çok üzücü buluyorum. Daha fazla rahatsız edici olan ise bunun hakkında ne kadar uzun süre, ne kadar az şey yapmış olmamız. Bilgiye, çözüme sahibiz, şu an yapmamız gereken acil harekete geçmek."

Rapor, Madrid'de gerçekleşen küresel iklim değişikliği görüşmeleri sırasında açıklandı.

Müzakereciler dünyadaki sera gazı salımını azaltmak için iki hafta boyunca görüşmeler yürütecek.

Toplantılara katılan bazı kişiler, WMO'nun raporunun iklim değişikliğinin asıl nedenlerine odaklanılmasını sağlayacağını söylüyor.

Christian Aid isimli yardım örgütünden Kat Kramer, "Madrid'deki COP25 İklim Zirvesi'nin başında yapılan bu uyarı işareti iyi bir haber. Bilim acil bir şekilde harekete geçilmesi gerektiğini gösterdiğinde, delegelerin sürecin önünü kesmek ya da ayak sürümek lüksü yok" diyor.