Kapat
A+ A-

Kâbe’nin sağında Yemen solunda Şam

.
Yayınlanma tarihi: 29 Mart 2015 Pazar, 14:23

İlk seferler unutulmaz... Sağ yanağı şişkin bir adam karşılamıştı havaalanında beni. Gözlerinde sürme, belinde hançer olan bu adam, ilk olarak 20’li yaşlarda “son sığınak Yemendir, Yemen’e git” diyenleri dinleyerek geldiğim bu diyarda şoförüm ve mahremim olacaktı. Evet, Yemen’de herkes örtülü, esas sorunsa bir kadının yanında mahremi olmadan sokağa çıkıp çıkamaması...

Yemen’de kadınlar araba kullanabilir, çalışabilir. Hatta bazı zengin mahallelerdeki kafelerde erkeklerle bir arada bile oturabilir. Mısır’da peçeyle dahi tacize uğramadan sokakta yürümek ne kadar zorsa, Yemen’de bir kadın için o kadar kolaydır. Kurallar basit, kambur yürü, sallanma, yanında çoluk çocuk varsa, “nene” desin sana ki, kimse genç olduğunu bilmesin.

Yanağındaki şişliği öte tarafına geçiren hançerli ben büyülenmiş gibi bakarken, “Fildişi” demişti, “ama şimdi yasak, yabancılar yurtdışına çıkaramazlar, sakın almaya kalkma.” Uslu uslu başımı salladım. Ağzındaki şişlik, bir tek burada var olan yeşil yapraklar, “kat” yani. Öğleden sonraları çoğunlukla erkekler, kırsal alanda kadınlar ve hatta 7-8 yaşındaki çocuklar kat çiğnerler. Organik Yemen kahvesini bile bulmanın zor olduğu bu diyarda kat, kahve ağaçlarının yerini almış. Enerji veriyor, dişleri de sarartıyor.

‘Biz size iman yollayalım’

Sanaa, çamurdan gökdelenleriyle bir de masallarıyla ünlü. Ortadoğu’nun pek az yerinde böylesine kızgın insanlar böyle kocaman gülümsemelerle yaşayabilirler. İki sene önce Türkiye’den gönderilen “bisküvi kutularından” silah çıktığı haberleri yayıldığında, gazeteci bir dost Hadramut’tan şöyle demişti: “Bizde silah çok -dünyada kişi babaşına en çok silah düşen ülke- söyle devletine biz size iman yollayalım.” Rivayet olur ki Peygamber efendimiz “İman Yemenlilerdedir” buyurmuşlar. Yemen, aynı zamanda bir savaş sırasında Peygamberin “son sığınak” gösterdiği topraklar. Sahabe mezarlarının kayalar arasında olduğu ve rivayete göre Hz. Hud ve bir avuç inananın Hadramut dağlarında doğal afetler ve/veya Allah’ın gazabından korunduğu topraklar... Öfkeli sürücülerin trafikte durup birbirine bağırdığı, bellerinde hançer ve silah olsa da birbirlerine ateş edip saldırmadıkları bir yer..

Yemen, Barack Obama 2009’da başkanlık yemini etmeden günler önce, Sanaa’da bir avuç El Kaide üyesinin bir video eşliğinde Arabistan Yarımadası’ndaki El Kaide’yi (AQAP) kurduğu yer aynı zamanda. Devletleşmeye inatla direnen, ordudaki generalin oğlunun AQAP’ın önemli bir üyesi haline geldiği... Aden Körfezi’nden her gün yüzlerce göçmenin bölgeye sızıp Suud ve diğer petrol zengini Körfez ülkelerine geçtiği atlama tahtası. Yemen pasaportu size kapı açmaz, kapatır. Yemen en fakirimizdir, açlığın derinden hissedildiği bir diyardır.

Suriye dersi alınmadı mı?

Riyad liderliğinde Yemen bombalanmaya başladığında, fildişi olmayan hançerlerimden birisine baktım uzun uzun. Dört küsür yıldır Şam için yanan yüreğim tekrar yandı. El Sisi “Gerekirse orduyu göndereceğiz” demişti. Elbette, darbeci El Sisi’ye karşı duran “onurlu yalnızlığıyla” ünlü Türk hükümeti “Biz Müslümanın Müslümana saldırmasına karşıyız. Bir an önce bu bombalamalar durmalıdır” demedi, çocuklarının İHA’larını kuşlardan daha iyi tanıdığı, 8-9 yaşında kızların en çok ettikleri duanın “bir adama verilmemek olduğu” bu imanlı insanların diyarı için “Lojistik ve istihbarat desteği verebiliriz” dedi Cumhurbaşkanımız. Suud’da olmayan ne tip lojistik destek var acaba Türkiye’de? Askeri güçten başka ne olabilir? IŞİD savaşçılarını mı, Mehmetçiği mi yollayacağız Yemen’e? Suriye’yi avucunun içi gibi bilenler ders almadılar mı? İstihbarat öyle yerel kıyafetlerle poz verilip kat çiğneyerek göbek büyütmekle toplanmıyor Taiz’de, Abyan’da, El Baida’da, Marib’de.

Bir halkı bombalayarak ne kazanacağız... İşgaller bu topraklara neler getirdi bakan yok. Irak mesela. İşgalden önce İran’ın etkisi çok azdı. Saddam 8 yıl süren kanlı savaşta Iraklı Şiileri İran’la savaştırmıştı. Irak ruhu ABD işgaliyle bitti. Suriye aynı şekilde. İran’ın etkisi çok azdı, “Suriye’nin dostları” İran’a kapıları sonuna kadar açtı. Biz şimdi Yemen’i konuşurken aynı cevapsız soruları soruyoruz. Türkiye Suriye iç şavaşındaki rolüyle ne kazandı? Hamas neden İran’a geri döndü? Milli menfaatlerimiz nelerdir? Şimdi Suud’un, Sisi’nin, Netanyahu’nun yanında yer alıp bir halkı bombalayarak ne kazanacağız? Hangi milli menfaatlere hizmet edecek? Cevaplar gelmese de biz sormaya devam edeceğiz.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler