Kapat
A+ A-

TÜSİAD'dan uyarı: Hastalığı kabul etmeliyiz

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik: Kendini sağlam bilen hastanın tedavisi olmaz. Ekonomimizi ayağa kaldırmak için sorunları kabul edip çaresine bakmalıyız.
Yayınlanma tarihi: 17 Kasım 2018 Cumartesi, 20:53

[Haber görseli]

Hükümetin ekonomide ‘kriz yok’ söylemine karşı artan iflaslar, yükselen enflasyon ve işsizlik rakamları ile yatırımların durma noktasına gelmesi bu söylemi boşa çıkarıyor. Hatay’da Doğu Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DASİFED) ev sahipliğinde gerçekleştirilen TÜRKONFED 22. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’ne de, derinleşen kriz, artan konkordatolar, finansmana ulaşım ve mülteci sorunu damga vurdu.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, kendini sağlam bilen hastanın tedavisinin olmadığına işaret ederek “Hastaysak hastayız. Ekonomimizi ayağa kaldırmak için sorunlarımızı kabul edip çaresine bakmalıyız. Bunun yolu en başta şeffaf, uzlaşmacı, adil ve demokratik bir toplum olmaktır. Güçlü ekonominin olmazsa olmazı, güçlü bir demokrasidir. Ekonomik reformlarla eşzamanlı olarak demokratik açılımlar, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanması ve özgürlük alanlarının genişletilmesi bu nedenle önemli” dedi.

Resmi değiştirmeliyiz

Kalıcı bir değişim için çerçeveyi değil resmin kendisini değiştirmek gerektiğini ifade eden Bilecik, “Küresel kriz dönemlerinin getirdiği tıkanıklıkları, kendi yaşadıklarımız için mazeret olarak görmüyoruz. Çünkü mazeret, yetersizliğin itirafıdır” diye konuştu. Bilecik, demokrasi, hukuk devleti, kurallara dayalı piyasa ekonomisi ve sosyal kalkınma hedeflerinin başarılabilmesi ve ekonomide yaşanan sorunların çözümü için Batı ve AB ile ilişkilere daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini anlattı. Ekonomide ağrı olduğunu ve bunun ihmale gelmemesi gerektiğini de vurgulayan TÜSİAD

Başkanı şu yorumu yaptı:
“Ağrı, bazı şeylerin doğru gitmediği anlamında bizi uyarır. Ekonomimiz ciddi zorluklar içinde. Nakit sıkışıklığı hemen her sektörde hissediliyor. Artık dış kaynağa eskisi kadar rahat ve ucuz erişemiyoruz. Kredi hem çok maliyetli, hem ulaşmak çok zor. Tahsilatlar zorlaştı, vadeler giderek uzuyor. Art arda gelen konkordatolar, alacaklı şirketleri zor durumda bırakıyor. Şirketler arasında da maalesef güven bunalımı oluştu. Kuyuyu susamadan önce kazmak gerekir.”

Küreklere yükleneceğiz

Ekonominin düzelmesinin sabır, inat ve irade gerektirdiğini anlatan Bilecik, “Dünyada artık ucuz ve bol parayla büyüme dönemi sona erdi. Bugün, dünyada böyle bir rüzgâr yok. Ancak biz, rüzgâr yoksa küreklere yükleneceğiz. Bunun için Türkiye’nin yapısal sorunlara odaklanması ve hiç vakit kaybetmeden bir reform takvimi oluşturması gerekiyor. Ekonomide gürlediğiniz kadar, yağmanız lazım. Zaman artık aksiyon zamanıdır” ifadesini kullandı.

Türkiye ‘Ortadoğululaştı’

Türkiye’nin dış politikada başarısız bir tablo çizmiş olduğunu kaydeden TÜSİAD Başkanı Bilecik, şuna dikkat çekti: “Sıfır sorun politikası, sıfır komşu politikasına dönüştü. Farklı bir dış politika anlayışı, bölgedeki olumsuzluklardan minimum derecede etkilenmemizi sağlayabilirdi. Oysa Türkiye, ideolojik yönelimli bir çizgiye girdi ve bir nevi ‘Ortadoğululaştı.”

 

 

‘Pansuman değil kalıcı çözüm’

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Orhan Turan, konkordato ilanlarının reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı da derinden etkilediğini vurgulayarak, bunun sadece ekonomik değil toplumsal sonuçlar da doğuracağını, hem alacaklıyı, hem borçluyu koruyan bir mekanizmanın da kurulmasının şart olduğunu anlattı.
Turan, çoğunluğu aile şirketi olan KOBİ’lerin, kırılgan yapıları nedeniyle krizlerden derin etkilendiğini dile getirerek “Finansmana erişimde sıkıntı yaşayan; yüksek teknoloji kullanımı, yüksek katma değerli üretim ve ihracat gücü sınırlı olan KOBİ’ler için nakit akışı devamlılığı, hayati bir öneme sahiptir. Ödeme ve tahsilat sorunlarından banka teminatlarındaki yüksek faize kadar bir dizi sorun yaşıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin dış politika, siyaset ve ekonomide sıkıntılı dönemden geçtiğini vurgulan Turan, şöyle devam etti: “Enerjimizi en kolay çözeceğimiz alana yönlendirip, sorun yumağını bir ucundan tutarak çözebilir; ekonomiye odaklanabiliriz. Enflasyon-faiz-kur sarmalından geçici pansumanlarla değil, ancak kalıcı reformlarla çıkmak mümkün.”

Yerel seçim sürecine atıf yaparak kamu maliyesine ek yük getirecek uygulamalardan uzak durulması gerektiğini anlatan Turan, “Kurumların denge ve denetim mekanizmasının, sağlıklı işlemesini güvence altına alan, bireysel ve kolektif özgürlükleri, evrensel ölçülerde genişleten, bir demokratik yönetim sistemi, toplumu ve ekonomiyi arzu edilen derinliğe kavuşturacak” diye konuştu.

Fabrikalar kapanıyor 
DASİFED Başkanı Faruk Ekinci, “Bugün bölgede geldiğimiz durumda, ekonominin bir durgunluğa girmesiyle finansman zorlukları içinde kalan fabrikalar, işyerleri ve esnaf kepenk kapatmaya başlamıştır” dedi.

 

Cumhuriyet İMECESİ