A+ A-

Oğuzhan orta: 7.05 Pepe gol: 7.22

Arif Kızılyalın yazdı...
Yayınlanma tarihi: 14 Ağustos 2018 Salı, 06:00

Dolar ve Avro’daki inanılmaz artış ülkece dengemizi bozdu. Nasıl bozmasın ki. Cebimizdeki TL, çaya karışan şeker gibi erimekte. Aşağı yukarı 10 gündür vahşi bir ekonomik iklimde yaşıyoruz.
Saniye saniye kur değişiyor, iniyor, çıkıyor, hatta geçenlerde Levent’ten metroya binip, Şişli’de inene kadar yüzde 3’lük bir şaşma olmuş 2 istasyon arası.
Pazar günü de Beşiktaş maçında yaşandı benzeri sahne. Hatta şöyle bir espiri yaptık maçı izleyip, bir yandan da altyazıdaki dolar kurunu takip ederken: “Oğuzhan ortalarken 7.05 olan Amerikan Doları, Pepe’nin kafayı vurduğu anda 7.22’yi gösteriyordu..”
Ne vatan hainliğimiz kaldı, ne bozgunculuğumuz sosyal medyada. Utanmadan, “manipülasyon” iftirası atan da oldu.
Ama bir gerçek vardı ki artan döviz kuru aslında o Pepe ve Beşiktaş’la da yakından ilgiliydi. Çünkü ortalayana da kafayı vurana da Beşiktaş günlük kurdan döviz bazında ödeme yapıyor. Keza G.Saray da öyle. Gomis, Feghouli, Belhanda’ya oynasın, oynamasın servet veriyor. F.Bahçe, Trabzon, Göztepe, hepsi kura endeksli.
Gelgelelim bu kulüpler gelirinin büyük bölümünü TL bazında sağlıyor, hatta ‘Dolar’ ile yaptıklarını sandıkları naklen yayın gelirinde bile Katarlılar’dan ‘sabit’ kur golü yediler, sesleri çıkmadı. Birkaçını tenzih ederim, ama fincancının katırlarını ürkütmeme adına, “Zaten futbolumuzun yayın değeri 500 milyon dolar değildi, sabit kurla, hak ettiği rakama geldi ligimiz. Ne yani Katarlıların canını mı alalım” diyecek diyerek iktidara teslim olan kulüp başkanları var.
Oysa göz göre göre zarardayız.
Nasıl mı?
İsterseniz naklen yayındaki döviz konusunu bir anımsayalım; Kasım 2016’da 500 milyon dolarlık imza ve Avrupa’nın en pahalı 6. ligi yaygarası ile naklen yayın hakkını satın alan beIN Sports, ‘hatırlı abi’lerin isteğiyle kuru 3.26’ya sabitlemişti. Ve şimdi
o sabitleme oyunu 18 kulübü yaklaşık 250-260 milyon dolarlık bir zarara uğrattı. Kazancın yarısı gitti sözün özü!
Elbette vatandaşın cebindeki döviz birikimi erirken, korunan sadece Katarlılar değil güzel ülkemde! Havuz müteahhitlerinin yabancı kardeşleri de kollanıyor resmen.
Osman Gazi Köprüsü, Avrasya Tüneli vb özel sektör icadı yatırımlara dolarla ödeme yapıyoruz devlet kesesinden.
Vatandaşa, “yastığının altındaki sat” diyoruz ama çokuluslu firmalara, “Şu döviz kurunu konuşalım” teklifi götüremiyoruz.
Ne güzel dünya değil mi?
Konuyu gündeme getirince savcılık soruşturma açar mı endişesi!
Gerçi dava açmalarında fayda var, açsınlar yargılanalım ki şu yabancı firmalarla yapılan anlaşmalardaki döviz şartları ortaya çıksın. Bunun en kolay yolu da, mahkemeye verilmek!
 
Ne atlet yerli, ne para milli!
İşin şakası bir yana bu döviz böyle giderse Türkiye’nin artık ‘ithal’ sporcu getirme şansı kalmadı; ithal futbolcu demedim, ithal sporcu dedim dikkat ederseniz.
Çünkü, şu son Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda kürsüye çıkan Jamaikalı, Kübalı, Azeri, Afrikalı atletlerin ilgili federasyonla olan sözleşmeleri Amerikan Doları üzerinden. Yani ne atletimiz yerli, ne ödediğimiz para milli!
O yüzden şu döviz artışı sporu fena vuracak, benden söylemesi.
Bu bağlamda, CNN Türk’te katıldığı bir televizyon programında transfere dair açıklamalarda bulunan G.Saray 2. Başkanı Abdurrahim Albayrak’ın, “Trump bizi mahvetti, Allah kahretsin onu” sözlerine kızmayalım. İçinden geleni söyledi, duygusal dürtüleriyle. Keşke daha ucu açık sözcükler kullansaydı da İngilizlerin The Sun Gazetesi’ne manşet olmasaydı, ama dövizin Türk insanını getirdiği nokta Albayrak’ın ruh halidir biline!
Peki ne yapacağız?
Ne mi? Bakkal hesabıyla anlatayım: “Saman ithal etmeyeceğiz, dolarla alınan samanı yiyen sığırı da gemilerle getirtmeyeceğiz falanca yabancı ülkeden.”
Nasıl ülkeyi yöneten ekip, Türkiye’de üretileni yurtdışından getirme sevdasından vazgeçmek zorundaysa, spor kulüpleri de kendi sporcularını yetiştirecek kafasına esen, elinden tuttuğu yabancı için uçak kaldırıp, uçak indirmeyecek!
Yoksa mı?
En iyisi döviz kuruna bir bakın!

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Abdurrahim Albayrak, Arif Kızılyalın